2009 Yılı Eğitim ve Yükseköğretim Bütçesi, Zorunlu İhtiyaçları Karşılamaktan Uzak!

Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet BOZGEYİK‘in TBMM Genel Kurulunda görüşülecek olan 2009 Eğitim ve Yükseköğretim Bütçesi ile ilgili olarak yaptığı açıklama metni:

2009 yılı eğitim ve yükseköğretim bütçeleri TBMM genel kurulunda görüşülmeye başlanacak. Yıllardır eğitim politikasına kendi çıkarları doğrultusunda yön veren AKP hükümeti, bu yıl da yine eğitim sisteminde yaşanan temel sorunlar üzerinden değil, sadece rakamlar üzerinden hesaplamalar yaparak eğitim ve yükseköğretim bütçesini şekillendirmeye çalışacak.

2008 yılında 22,9 milyar YTL olan eğitim bütçesi, artan okul, derslik ve öğrenci sayısına rağmen, 2009 yılı için 27 milyar 883 milyon 696 bin YTL olarak öngörülmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı okullara yeterli ödenek ayırmadığı için eğitim harcamalarının önemli bir bölümü öğrenci velilerinin üzerinden çeşitli adlar altında karşılanmaktadır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, son dönemde okulların elektrik ve doğalgaz borçlarının da velilere ödettirilmesi için girişimler yapılmaya başlanması düşündürücüdür.

2009 yılı eğitim bütçesi, gerek genel içeriğiyle, gerekse eğitime ayrılan payın ihtiyacın çok altında olması nedeniyle önümüzdeki yılının, eğitim emekçileri, öğrenciler ve öğrenci velileri açısından çok daha zor geçeceğini bugünden göstermektedir. Anlaşılan odur ki AKP Hükümeti, eğitimin sorunları arttıkça eğitimi kamu kaynaklarıyla finanse etmek yerine, bütçeden yeterli pay ayırmayarak, eğitimin ve yükseköğretimin giderlerini tamamen yurttaşların üzerine yıkmak istemektedir.

2009 yılı için öngörülen bütçe rakamları ile, eğitim sisteminde yapısal hale gelen fiziki alt yapı, öğretmen, idari ve akademik personel açıkları, araç gereç gereksinimi vb sorunların ve ihtiyaçların karşılanabilmesi mümkün değildir. Bu anlamda aynı zamanda kriz yılı olacağı söylenen 2009 yılının, tüm halkımız gibi, eğitim ve bilim emekçileri, öğrenci ve veliler açısından da sorunlarla dolu bir yıl olacağını söylemek mümkündür.

2009 MEB Eğitim Bütçe Rakamları

2009 yılında MEB‘e bütçeden ayrılan pay, eğitimin artan sorunları ve öğrenci sayısı dikkate alınarak hesaplandığında, devletin artık kamusal eğitimin son kırıntılarını da gözden çıkardığını, eğitim sistemini kendi sorunlarıyla baş başa bıraktığını göstermektedir. Bu durumu bütçe rakamları ve bu rakamların yorumlanması ile değerlendirmek mümkündür.

2009 Yılı MEB bütçe rakamlarına baktığımızda;

➢ 2009 yılı için öngörülen Milli Gelir beklentisi 1 trilyon 111 milyar 438 milyon YTL‘dir.
➢ 2009 yılı Eğitim Bütçesi, 27 milyar 883 milyon YTL olarak belirlenmiştir.
➢ 2009 MEB Bütçesi, 2009 GSYH‘nin %2,8‘ine tekabül etmektedir.
➢ MEB Bütçesinin %66‘sını oluşturan 18 milyar 488 milyon YTL sadece personel giderleri için ayrılmıştır.
➢ 2009 yılı için sosyal güvenlik devlet primi giderleri 2 milyar 131 milyon YTL‘dir
➢ Cari ve sermaye transferlerinden oluşan transferlerin toplam miktarı 2 milyar 891 milyon YTL‘dir.
➢ Mal ve hizmet alımları için ayrılan miktar ise 2 milyar 867 milyon YTL (%10,3) dir.
2009 MEB bütçesine bakıldığında harcamaların neredeyse tamamının zorunlu harcamalardan oluştuğu görülmektedir. 2009 Eğitim Bütçesinin, önümüzdeki yıl eğitimin niteliğini yükseltmek adına umut verdiğini söylemek mümkün değildir. Öngörülen bütçe rakamları sadece zorunlu harcamaları karşılayacak, 2009 yılında da eğitim sistemi geçmiş yıllarda olduğu gibi yine sorunlarıyla baş başa bırakılacaktır.

Türkiye‘de Bütçeden Eğitime Ayrılan Pay ve Eğitim Harcamalarının Milli Gelire Oranı

Yıllar MEB Bütçesinin
Konsolide Bütçeye Oranı (%)
MEB Bütçesinin
Milli Gelire Oranı (%)
2002 7,61 2,66
2003 6,91 2,85
2004 8,53 3,00
2005 9,53 3,07
2006 9,50 2,95
2007 10,42 3,40
2008 10,5 3,13
2009* 10,82 2,50

* Öngörülen

Her fırsatta bütçeden en yüksek payı eğitime ayırdığını söyleyen AKP hükümeti, eğitim harcamalarının milli gelir içindeki payını daha da aşağılara çekmeyi hedeflemektedir. Üç yıllık yapılan bütçeye göre, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin milli gelir (GSYH) içindeki payı 2009 yılında %2,50 olmuştur. Eğitim sisteminin karşı karşıya olduğu sorunlar, bütçe rakamlarının eğitim sisteminin ihtiyaçlarına yanıt verecek oranlarda arttırılmasını gerektirmektedir.

Eğitimden beklenen amaçların gerçekleşmesi, artan öğrenci sayısı, derslik açıkları, eğitimin niteliğinin yükselmesi, fiziki alt yapı ve donanım eksikliklerinin giderilmesi, 30 öğrencili sınıfların oluşturulması ve Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel müdürü tarafından açıklanan 140 bin öğretmen açığının giderilmesi için MEB bütçesinin milli gelire oranı arttırılmalıdır. Bu düzeyin altındaki her rakam, sorunları gelecek yıllara ertelemekten başka bir anlam ifade etmeyecektir.

2009 Yükseköğretim Bütçesi Rakamları;

➢ 2009 yılı için yükseköğretime ayrılan pay rakamsal olarak, 8 milyar 772 milyon YTL‘dir ve GSYH‘nın %0,79‘una denk gelmektedir. Bu oran, ülkemizde yükseköğretime ne kadar önem verildiğinin görülmesi açısından önemlidir.
➢ Yükseköğretim bütçesinin %52‘sini (4 milyar 572 milyon YTL) personel harcamaları oluşturmaktadır.
➢ Mal ve hizmet alım giderleri 1 milyar 561 milyon YTL, Sermaye gideri ve cari transferler toplamı ise 2 milyar 72 milyon YTL, sosyal güvenlik devlet primi giderleri ise 565 milyon YTL‘dir.

Bütçeden 2009 yılı için Milli Eğitim Bakanlığı‘na ve yükseköğretime ayrılması düşünülen payların eğitim sisteminin en temel ihtiyaçlarını karşılamaktan ne kadar uzak olduğunu bütçenin fonksiyonel dağılımı tüm açıklığıyla göstermektedir. AKP Hükümeti, eğitimi “serbest piyasa sistemi”ne açmak, okulları ve üniversitelerimizi birer ticarethane gibi “işletmek” isteğini, geçtiğimiz 6 yılda atmış olduğu yasal ve fiili adımlarla pek çok kez göstermiştir. Bu anlamda 2009 yılı eğitim ve yükseköğretim bütçesi, tıpkı geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, yoksulluk politikaları ve paralı eğitim uygulamalarını sürdüren bir yapıda oluşturulmuştur.

Türkiye‘de Bütçeden Yükseköğretime Ayrılan Pay ve Milli Gelire Oranı

Yıllar Yükseköğretim Bütçesinin
Konsolide Bütçeye Oranı(%)
Yükseköğretim Bütçesinin
Milli Gelire Oranı (%)
2002 2,55 0,89
2003 2,27 0,94
2004 2,45 0,86
2005 3,34 1,07
2006 3,35 1,04
2007 3,21 1,05
2008 3,29 1,02
2009 3,33 0,79

Bilindiği gibi geçtiğimiz dönemde üniversite olmayan illerde yeni üniversiteler açılmıştır. Pek çok ilde bakkal dükkânı açar gibi “her ile bir üniversite” anlayışıyla yeni “üniversiteler” açan AKP hükümeti, yükseköğretim sisteminin ihtiyaç duyduğu kaynağı genel bütçeden karşılama noktasında oldukça “cimri” davranmaktadır. Yeni üniversitelerle birlikte öğrenci sayısının ve akademik personel ihtiyacının artışı ortadayken yükseköğretim bütçesinin geçmiş yıllarla hemen hemen eşit düzeyde belirlenmesi, yükseköğretim sistemimizde yaşanacak yeni sorunların habercisidir. Bu sorunların başında, devlet bütçesinden yeterince kaynak ayrılmayan üniversitelerimizin, son yıllarda bilimsel üretimleri tehdit eden “kendi kaynağını yaratma” arayışına girmeleri olacaktır. Üniversiteler kendi kaynaklarını yaratmaya yöneldiğinde öğretim kurumları olmaktan uzaklaşacak, piyasada faaliyet yürüten şirketlerden farkları kalmayacaktır.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu