5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü Dolayısıyla Yapılan Ortak Açıklama

5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü; öğretmenlerin çocuklara, genç insanlara ve yetişkinlere, amacına uygun eğitim sağlamak noktasındaki yaşamsal rollerini bir kere daha ifade ettiğimiz gün. Bununla birlikte bugün birçok ülkede ciddi boyutta bir öğretmen açığı mevcut; 2015 yılı itibariyle başarılması düşünülen “herkes için evrensel temel eğitim” hedefine ulaşılabilmesi için tüm dünyada yaklaşık 2 milyon yeni görevliye ve 18 milyon öğretmene ihtiyaç var. Bazı ülkeler için bu, halihazırda görevde olan öğretmenlerin sayısında %280‘lik bir artışın gerekli olduğu anlamına geliyor. Ve orta eğitim, yüksek eğitim, teknik ve mesleki eğitim ile yaygın eğitim de dikkate alındığında, öğretmen ihtiyacının çok daha fazla olduğu anlaşılmakta. Bu sayı, tüm öğretmenler eğitim verdikleri alan ve düzey için tam anlamıyla kalifiye olsalar bile yine de yüksek olarak kalacak. Öğretmen atamalarının yeterli olduğu durumlarda bile, tüm dünyada uzak ve dezavantajlı bölgeler, atama ve atanan bölgede kalıcılığı sağlama bakımından daimi sorunlar yaşayabilecektir. Söz konusu nitelikli öğretmen açığı, Herkes İçin Eğitim hedeflerine ulaşılması hedefinin önündeki en büyük engellerden birisidir. Öğretmenlik mesleği, 21. yüzyılın yeni taleplerinin karşılanması noktasında nitelikli eğitimin sağlanması gibi bir meydan okumayla da yüz yüzedir. Ekonomik, toplumsal, bilimsel ve teknolojik gereksinimler, sürdürülebilir gelişme sorunu, yoksulluğun giderilmesi ve herkes için insani koşulları olan bir işin sağlanmasıyla bağlantılı sorunlar, AIDS salgını ve okulda şiddet olguları, öğretmenlik mesleğini artan oranda etki altına almaktadır. İlköğretimde çalışan öğretmenlerin çoğunluğunu oluşturan kadınlar bu sorunlardan orantısızca etkilenmekte ve potansiyel etkiler daha da artmaktadır. Toplumsal cinsiyet bu bağlamda çözümün merkezinde yer almak zorundadır. Dahası, Herkes İçin Eğitim ve özellikle evrensel temel eğitim hedefi doğrultusunda ilerlemeler, okullaşma ve öğretmenler açısından etkilere sahip biçimde, çeşitliliğe sahip bir öğrenci topluluğuna ulaşma imkanı vermektedir. Bu gibi yüksek beklentilerle karşılaşıldığında, öğretmenler genellikle kendilerini daha değersiz hissetmekte, yeterince destek görmedikleri ve çalışma ortamlarının gerçekliğiyle baş etme noktasında mesleki açıdan yeterince donanıma sahip değillermiş hissine kapılmaktadırlar. Daha fazla öğretmenin işe alınması, tam ve uygun öğretmen yetiştirme, daha iyi planlanmış bir tayin ve yönetim, benzer nitelikleri gerektiren mesleklerle karşılaştırılabilecek düzeyde maaş ve ikramiyeler, daha iyi yaşama ve çalışma koşullarının temin edilmesi, daimi mesleki destek ve kariyer geliştirme fırsatları, bu sorunlarla baş etme noktasında yaşamsal önemdedir. ILO/UNESCO tarafından yayımlanan 1966 tarihli Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı ve 1997 tarihli UNESCO Yüksek Öğretim Personeli‘nin Statüsü‘ne İlişkin Tavsiye Kararı, öğretmenlere ilişkin politika, haklar ve sorumluluklar konusunda kapsamlı birer rehber niteliğindedir. Bu kararlar, 21. yüzyıl için profesyonel öğretmen gücü yaratılmasına dair geleceğe dönük ulusal politikalar açısından bir temel niteliğindedir. Niteliğin temin edilmesi, uluslar arası öğretmen göçü ve yer değiştirmelerindeki artış bağlamında koşulların daha uyumlu hale getirilmesi için göstergelerin saptanması ve öğretmenlerin iyileştirilmiş statülere ve çalışma koşullarına sahip olması için, ulusal düzeyde uygulanan öğretmen politikaları varolan küresel ve bölgesel politika çerçeveleriyle uyum içinde olmalıdır. Ayrıca bu politikalar, Yoksullukla Mücadele Planları ve eğitim politikalarıyla da uyumlu olmalıdır. Öğretmenlere ilişkin politikaların yerel ve ulusal doku içerisinde belirlenmesi, kanıtlara dayalı ve gerçekçi olması, yeterli ve etkili bir öğretim gücünün işe alınması ve atanması sürecinin hızlandırılması bakımından da önemlidir. Bu politikalar, tüm düzeylere ilişkin yapılan araştırmaları ve ekonomik görünüm ile ulusal, finansal ve yönetsel kapasiteyi dikkate almalıdır. 1990‘ların Gayri Safi Yurtiçi Hasıla‘dan eğitime ayrılan %6‘lık pay göstergesini yakalamak, birçok ülkedeki yetersiz kaynak sorunun çözümüne katkı verebilir. Plan ve politikalar da bu çerçevede öncelik haline getirilmeli, yeterli düzeyde finansman sağlanmalı ve değişken taleplere yanıt vermek için esnek olmalıdır. Örneğin, geleneksel yüksek öğretime dayalı model, zamanında ve yeterli sayıda öğretmen sağlama konusunda yeterli olmamaktadır; niteliği zedelemeden, öğretmen yetiştirmeye ilişkin yaratıcı yaklaşımlar geliştirilebilir. Politika geliştirilmesi sürecinde, politika yapıcılar, öğretmenler ve onların örgütleri arasında gerçekleştirilecek sosyal diyalog ise yaşamsal önemdedir. Sosyal diyalog, daha etkin bir öğretmen politikasının yürürlüğe konması noktasında ulusal oydaşmanın sağlanmasına hizmet edebilir. Bu konulara ILO/UNESCO ve UNESCO‘nun anılan Tavsiye Kararları‘nda temas edilmektedir. Eğitim politikalarının gelişimine tarafların katılımına ilişkin kapasiteyi arttırmak için birçok çalışma halihazırda yürürlüktedir, ancak kapasite inşası da bir gerekliliktir. Dünya Öğretmenler Günü‘nde, tüm dünyadaki, tüm ülkelerdeki, şehirlerde ve köylerdeki öğretmenleri kutluyoruz. “Herkes İçin Nitelikli Eğitim” hedefine ulaşmak bakımından öğretmenlerin rolünün, açık biçimde motivasyonu daha yüksek, kıymet gören ve etkin öğretmen gücüne imkan verecek politikalarla bağlantılı olduğunu bir kere daha belirtme gereği duyuyoruz. Dünya Öğretmenler Günü‘nde, öğretmenlere teşekkür ediyoruz ve evet, bir kere daha teyit ediyoruz: ÖĞRETMENLER ÖNEMLİDİR.

Koichiro Matsuura UNESCO Genel Direktörü Juan Somavia

ILO Genel Direktörü Kemal Derviş

BM Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Ann M. Veneman

UNİCEF Başkanı Thulas Nxesi Eğitim Enternasyoneli Başkanı

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu