Yatılı İlköğretim Bölge Okullarında Neden Öğrenciler Sürekli Yemekten Zehirleniyor?

Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç‘ın açıklaması:

Yıllardır eğitim sisteminin diğer sorunlarının gölgesinde kalan ve son dönemde genellikle yemek zehirlenmeleri ile hatırlanan Yatılı İlköğretim Bölge Okulları (YİBO), son olarak Gaziantep‘te 54 öğrencinin zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılması üzerine yeniden gündeme geldi. Eğitim Sen, daha önce YİBO‘larda yaşanan sorunları, başta sağlıksız yemekhane ortamları olmak üzere, çeşitli yönleriyle değerlendirmiş ve alınması gereken önlemleri Milli Eğitim Bakanlığı‘na bildirmişti. Aradan geçen zaman içinde, Bakanlık tarafından uyarılarımız göz ardı edilip, yeterli önlemler alınmadığı için, son olarak Gaziantep‘te olduğu gibi yemekten zehirlenme olayları yaşanmıştır. Gaziantep‘te ve daha önce pek çok YİBO‘da yaşanan yemek zehirlenmeleri göstermiştir ki, YİBO‘larda yaşanan sorunlara yönelik öneriler dikkate alınmadığında ve bu konuda somut bir politika belirlenmediğinde bu tür üzücü olayların yaşanması kaçınılmaz olacaktır. 2007-2008 eğitim öğretim yılında 603 Yatılı İlköğretim Bölge Okulu‘nda, 10.183 derslikte, toplam 267 bin 516 öğrenci eğitim görmektedir. YİBO‘larda görev yapan öğretmenlerin sayısı 13.480‘dir. 2006-2007 eğitim öğretim yılında 300 Yatılı İlköğretim Bölge Okulu‘nda 4.440 derslikte, toplam 136 bin öğrenci eğitim görüyordu. YİBO‘larda fiziki yapıdan, idari işleyişe kadar hemen her açıdan sorunlar yaşanmaktadır. Ancak yaşanan tüm sorunların asıl mağdurları, bu okullarda zor şartlarda eğitim görmeye çalışan 267 bin 516 öğrencidir. YİBO‘larda öğrenim gören öğrencilerin sürekli olarak yemek zehirlenme olayları sonrasında gündeme gelmeleri, eğitim sistemimiz açısından düşündürücüdür. YİBO‘da eğitim gören öğrencilerin en sık yaşadığı sorunlar; YİBO‘larda yaygın olarak gözlenen sorun, yemekhane şartlarının hijyenik olmamasıdır. Personel yetersizliğinden dolayı çoğu zaman öğrencilere temizlik yaptırılmaktadır. Yemekler 6-14 yaşlarınki çocukların dengeli beslenmesi açısından uygun değildir. Öğrenciler derslere yeterince beslenmeden başlamaktadır. Birçok YİBO‘da revir ve sağlık personeli yetersizliği nedeniyle, yaşanan sağlık sorunlarına zamanında müdahale edilememektedir. Yurtlardaki banyolar yetersizdir ve ortak kullanımlar çeşitli sorunlar yaratmaktadır. Küçük öğrenciler günlük temizliklerini tam olarak yapamamaktadırlar. Bu yüzden bitlenme ve uyuz gibi sağlık sorunları yaşanmaktadır. YİBO öğrencilerinde fazlaca ezilmişlik psikolojisi vardır. Öğrenciler kendisini değersiz hissetmekte ve ciddi sosyalleşme sorunları yaşamaktadır. Bu psikolojiye sahip öğrenciler kendisini yeterince ifade edememektedir. Dolayısıyla bir özgüven eksikliği bütün öğrencilerde hakimdir. YİBO‘lar rehberliğe en fazla ihtiyaç duyulan okullar olmasına rağmen bir çoğunda rehber öğretmen bulunmamakta ve rehberlik hizmetleri yürütülememektedir. YİBO öğrencileri aile özlemi duymakta, bir çoğu bu yüzden okuldan kaçmakta, tatillerde okulu erken terk etmekte ve tatil sonrası okula geç gelmektedir. 180 işgünü olan eğitim-öğretim yılı YİBO‘larda 120 iş gününe kadar düşmektedir. Bu durum öğrencilerin başarısını olumsuz etkilemektedir. Öğrencilerin derslerinden arta kalan boş zamanlarında, özellikle Cumartesi ve Pazar günleri pansiyonda kalmaları okulların “açık cezaevi” olarak tanımlanmasına yol açmaktadır. Özellikle kış şartlarının ağır geçtiği Doğu bölgelerinde öğrenci okul içinde hapis kalmakta, sosyal faaliyetlerde bulunabileceği spor salonu vb yerler bulunmamaktadır. Yurttaki odaların küçük olması nedeniyle odalarda kalan öğrenci sayısı fazladır. Büyük yaştaki öğrenciler ile küçük yaştaki öğrencilerin aynı odalarda kalması çeşitli istismarlara neden olmaktadır. Öğrencilerin ailelerinden ayrı olmaları onları psikolojik olarak çok etkilemekte, bu nedenle derslerine yeterince yoğunlaşamamaktadırlar. Öğrencilere verilen kırtasiye malzemeleri yetersizdir. Öğrenciler velilerine istedikleri zaman ulaşamama sorunu yaşamaktadır.Eğitim Sen, öncelikle bütün öğrencilerin ikamet ettiği yerde eğitim görmesinin en sağlıklı yöntem olduğunu savunmaktadır. Bugüne kadar benimsenen yanlış eğitim politikalarının bir sonucu olarak ortaya çıkan YİBO sisteminin gözden geçirilmesi gerekmektedir. Bunun için; YİBO‘ların fiziksel koşulları iyileştirilmeli, başta yemekhaneler olmak üzere, bu okulların tamamında hijyenik ortamlar oluşturulmalıdır. Yemekler çeşitlendirilmeli ve öğrencilerin günlük beslenme gereksinimlerine göre yeniden düzenlenmelidir. Okulların bütçesi hazırlanırken, okulların bulunduğu coğrafi bölge, gelişmişlik düzeyi ve yaşanan iklim mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. YİBO‘larda acil olarak rehber öğretmen, psikolog, psikyatrist atanmalı, sağlık ve yardımcı personel sorunu giderilmelidir.Bu okullarda okuyan öğrencilerin sosyal faaliyet yapma imkanları arttırılmalıdır. Sosyal tesis, spor alanları, oyun alanları ve kütüphane gereksinimleri giderilmelidir.Öğrencilerin kişisel giderleri için bakanlıkça gönderilen ödenekler günün koşullarına uygun hale getirilmelidir.Öğrencilerin, aileleri ile özgürce görüşebilmeleri için ücretsiz telefon vb iletişim araçları sağlanmalıdır. Tüm YİBO çalışanlarının çalışma koşulları ve ekonomik durumları düzeltilmeli, eğitimin diğer kademelerinde olduğu gibi buralarda da sözleşmeli istihdamdan vazgeçilmelidir. YİBO‘larda görevlendirilecek öğretmenler isteğe bağlı olarak ve seçimle atanmalıdır.YİBO‘lardaki yöneticilerin deneyimli, alanlarında uzman kişilerden seçilmesi, çeşitli hizmet içi kurslardan geçirilerek okullarla ilgili gerekli bilgi ve beceriye sahip olması sağlanmalıdır. YİBO‘larda çalışan ve lojmanda kalan personelden kira alınmamalı, lojmanlarda kalmayanlara günü koşularına uygun olarak kira yardımı yapılmalıdır. Okul yöneticileri ve öğretmenler arasındaki iletişim kanalları açık tutulmalıdır. YİBO‘larda çalışan öğretmenlerin maaşları, yaptıkları görevin zorluğu dikkate alınarak daha fazla olmalıdır.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu