Eğitim Sen üyelerine yönelik baskı ve soruşturmalar durmaksızın devam ediyor. İzmir‘in Bergama ilçesinde görev yapan 15 Eğitim Sen üyesi hakkında, bakanlığa gönderilen isimsiz, imzasız ve tarihsiz bir dilekçe dikkate alınıp, sözde “kamu yararı” gözetilerek soruşturma başlatılmıştır. Bergama‘da görev yapan Cumhuriyet Lisesi öğretmeni Ali Vurucu, Tepeköy İlköğretim okulunda görev yapan sözleşmeli öğretmen Senem Candan ve Ayaskent İrfan Kırdar İlköğretim Okulu Sosyal Bilgiler öğretmeni Murat Aydın hakkında, isimsiz bir dilekçeden yola çıkılarak soruşturma başlatılmış olması düşündürücüdür. İnceleme sürecinde öğrenci ve okul personeline yöneltilen sorular, yapılan soruşturmanın bir incelemeden öte üyelerimizi sindirmeye yönelik bir uygulama olduğu izlenimini vermektedir. Farklı eğitim kurumlarında görev yapan 15 öğretmen hakkında aynı suçlamalarla disiplin soruşturması başlatılmıştır. Suçlamalar; “parti propagandası yaparak yöneticilerini yüceltmek; siyasi ve ideolojik konuşmalar yapmak; doğaüstü olayları reddederek din derslerinde Marksizm‘den bahsetmek; Evrensel gazetesini sınıfa getirerek öğrencileri abone etmek; siyasi örgütlerin toplantılarına katılmak; eylem günleri sevk alarak eğitim öğretimi aksatmak ve öğrencilere sevk alış nedenini bildirmek ve son olarak askerliği özgürlüğü kısıtlayıcı bir eylem olarak tanımlamak” tır. Değişik eğitim kurumlarında görev yapan 15 farklı eğitimciye, birbiriyle ilişki kurulması olanaksız olduğu halde, aynı tür suçlamaların yöneltilmiş olması, suçlamanın nesnel bir dayanağının olmadığının açık kanıtıdır. Sendikamız üyelerine yönelik disiplin soruşturması, isimsiz, imzasız ve adres belirtilmeyen bir dilekçe üzerine başlatılmıştır. Dilekçedeki suçlamalar soyuttur, somut bir bilgi veya belgeye dayanmamaktadır. Farklı eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerle ilgili aynı suçlamalar yapılmıştır. Bu dilekçe üzerine inceleme başlatılması 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Yasaya açıkça aykırıdır. Soyut suçlamalar üzerine inceleme başlatılmasını kamu yararı ile de bağdaştırmak mümkün değildir. Eğitim Sen üyesi eğitim emekçilerine karşı başlatılan soruşturmaların son dönemde artmış olması bize göre rastlantı değildir. Eğitim Sen ve Eğitim Sen üyeleri her yönden kuşatılmaya ve sindirilmeye çalışılmaktadır. Eğitim ve bilim emekçileri, örgütlü mücadelesi ile kendilerini baskı altına almaya çalışan bu tür hukuk dışı uygulamaları da aşmayı başaracaktır. Soruşturma, sürgün ve cezalandırmalara karşı bugüne kadar sürdürdüğümüz örgütsel ve hukuksal mücadelemiz bundan sonra da aynı kararlılıkla sürecektir.









