Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç‘ın açıklaması:
Yeni bir eğitim-öğretim yılına daha girmek üzereyiz. İlk ve orta öğretim okulları 8 Eylül tarihinde açılacak. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da ilköğretim birinci sınıf öğrencileri, okula bir hafta erken başlıyor. Milli Eğitim Bakanlığı, bu uygulamayı okula ilk kez başlayacak olan ilk öğretim öğrencilerinin okul fobisini yenmeleri, ortama alışmaları ve eğitime hazırlanmaları amacıyla gerçekleştirdiğini dile getirmektedir. Bakanlığa göre öğrencilerin bir hafta önceden okula başlamaları, hazırlık için yeterli bir uygulamadır. Okula ilk kez adım atacak olan öğrencilerin, ürkekliklerini gidermeleri açısından bir hafta erken başlamanın katkısı olsa bile öğrencilerin, ilk öğretime hazırlanmaları için böylesi bir önlemin yeterli olmayacağı, bunun çok ötesinden önlemlerin alınması gerektiği çok açıktır. Ülkemizde halen yaklaşık 7 milyon insan okuma yazma bilmemekte, zorunlu eğitim çağındaki yedi yüz bine yakın kız çocuğu okula gitmemekte ve okul öncesi eğitim oranı hedeflenenin çok altında seyretmektedir. Ülkemizin de altında imzası bulunan Birleşmiş Milletler Binyıl Kalkınma hedefleri doğrultusunda saptanan okur yazar olmayanın kalmaması, okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması, cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılması, zorunlu eğitim çağındaki bütün çocukların okullaşmalarının sağlanması gibi hedeflerin halen çok uzağında bulunmaktayız. Milli Eğitim Bakanlığının (MEB), Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2007 Nüfus Sayımı sonuçlarına göre oluşturduğu 2007-2008 eğitim-öğretim yılı istatistiklerine göre, okullaşma oranları ilk öğretimde %97.3‘te kalmıştır. Erkek çocukların okullaşma oranı %98.53 iken kız çocuklarınınki, %96.13 olarak gerçekleşmiştir. Kız çocukları halen erkek çocuklarına göre daha düşük oranda okullaşabilmektedir. Kaldı ki okul kaydının yapılmasıyla iş bitmemekte, kaydı yapılan öğrencilerin tamamı mezun olma olanağına kavuşamamaktadır. Nitekim, ülkemizde, zorunlu eğitime kayıt yapılmış olmakla birlikte, kayıt yapılan öğrencilerin bir kısmının, yoksulluk, çocuk işçiliği, kız çocuklarının taşımalı eğitimine sıcak bakılmaması vb. nedenlerden dolayı diploma almadan okulu terk ettiği bilinmektedir. İlk öğretime hazırlığın en önemli adımını, okul öncesi eğitim oluşturmasına karşın bu konuda ülkemizdeki tablo ise hiç iç açıcı değildir. Okul öncesi eğitimde okullaşma oranı 28.5‘dir. Daha önceki yıl %25 olan okul öncesi okullaşma oranıyla kıyaslandığında kısmi bir artış görülmekle birlikte yine de istenilen seviyenin çok altında bulunulmaktadır. Sonuç olarak temel eğitime ilişkin sorunların saptanarak bu sorunlara yönelik gerçekçi çözümler üretilmeden, okul öncesi eğitim yaygınlaştırılmadan ve bunun için gerekli alt yapı oluşturulmadan, öğrencilerimizin eğitime hazırlanmaları mümkün değildir. Kaldı ki yeni bir eğitim ve öğretim yılına hazırlık sorununa, sadece ilk kez okula başlayacak öğrencilerimiz açısından değil, eğitim kurumları, eğitim ve bilim emekçileri ve velileri de kapsayacak daha geniş bir bakış açısından yaklaşmak gerekmektedir. Bir hafta erken başlamak, ilk kez okulla karşılaşan öğrencilerin ürküntülerini aşmalarına biraz olsun katkı sunsa bile, hazırlık sorununu çözemeyecektir. Bu konuda öncelikli olarak yapılması gerekenler bulunmaktadır: Okul öncesi eğitim, zorunlu eğitim kapsamına alınmalı ve bunun için gerekli alt yapı eksiklikleri ile öğretmen ve derslik eksiklikleri giderilmelidir.Okulların öğretmen açıkları zaman geçirilmeksizin kadrolu öğretmen atamalarıyla kapatılmalıdır.Eğitime hazırlık ödeneği, iki maaş tutarında belirlenmeli ve ayrım yapılmaksızın hizmetli ve memurlar da dahil olmak üzere tüm eğitim ve bilim emekçilerini kapsayacak şekilde ödenmelidir.Mevsimlik tarım işçiliği nedeni ile okullar açılırken ders başı yapamayan ilk ve orta öğretim öğrencilerinin sayıları tespit edilerek, bu öğrenciler için telafi eğitimleri verilmelidir. · Başta İzmir, Ankara gibi büyük kentler olmak üzere pek çok ilde şehir şebeke sularının insan sağlığı için tehlike oluşturduğu saptanmıştır. Bu saptamadan hareketle, başta risk altındaki iller olmak üzere okullara temiz içme suyu sağlanmalı, yedek depolar oluşturulmalı ve tüm bunlar gerçekleştirilene değin de çocuklara pet şişelerle içme suyu dağıtılmalıdır.









