Eğitim Sen Genel Sekreteri Emirali ŞİMŞEK in açıklaması:
Milli Eğitim Bakanlığının 8 Nisan 2007 tarihinde yaptığı müfettiş yardımcılığı yazılı sınavında başarılı olan öğretmenler 22 Haziran‘da mülakata alınmış ve yapılan sözlü sınav sonucunda başarılı ve başarısız olan öğretmenlerin isimleri açıklanmıştır. Sınav sonucuna göre çeşitli branşlardan öğretmenlerden 419‘u başarılı, 98‘i yedek, 91‘i ise başarısız bulunmuştur. Personel Genel Müdürlüğünün yayınladığı mülakat sonuç listesine bakıldığında yazılıda yüksek puan alan bir çok öğretmenin mülakatta kaybettiği görülmektedir. 21 kişi yazılıda 80 ve üzeri puan almış olmasına karşın, yazılı sınavda kaybet(tiril)miştir. Yine başarısız olarak gösterilen çok sayıda adayın bir-iki puan farkla sınavda başarılı olması engellenmiştir. Sınav sonuçları göstermektedir ki, düşük puanlı ama torpilli olanlar kazandırılmış, yüksek puan alan ve yeterince torpil bulamayanlar elenmiştir. Bu durum mülakatın, diğer mülakatlarda olduğu gibi tamamen siyasi tutumlar ve yönlendirmelerle yapıladığı yönündeki düşüncemizi kuvvetlendirmektedir. Nitekim mülakat komisyonunun subjektif kararıyla kaybettiğini düşünen adaylar sendikamıza başvurarak kendilerine haksızlık yapıldığını ifade etmişlerdir. Milli Eğitim Bakanlığının daha önceki uygulamalarında yaşananlar ve siyasi kadrolaşmada elde edilen başarılardan yola çıkarak, müfettiş yardımcılığı sınav sonuçlarının şaibeli olduğunu söylemek mümkündür. Sınava giren Eğitim Sen üyesi bir öğretmenin ifadeleri bu düşüncemizin ne kadar yerinde olduğunu göstermektedir (bkz EK). Sözlü sınavlarda her adaya sorulacak soru ya da soruların nasıl belirlendiği açık değildir. Sorulan sorular ile alınan yanıtların neler olduğunun ses ve görüntü kayıt araçlarıyla ya da ilgili adayın da imzasını içerecek tutanaklarla belgelendirilmesini sağlayacak önlemler alınmadığı için yasal itirazlar yapılamamaktadır. Sözlü sınavların geçerli, güvenilir ve nesnel olmadığından ve yanlı uygulamalara olanak vermesinden doğan sakıncaları azaltıcı hiçbir önlem yoktur. Geçerlilik, güvenirlilik ve nesnellik düzeyi son derece düşük olan bir ölçme aracının sonucu etkileme düzeyi, ister istemez yazılı sınavda başarılı olanların hangi “objektif” kriterlerle sözlü sınavda başarısız olduklarını açıklamakta yetersizdir. Eğitimde ölçme ve değerlendirme üzerine yazılan bilimsel yapıtlarda, “değerlendirmenin nesnelliği” ile “puanlama güvenirliliği” birlikte ele alınmaktadır. Bir sınavın güvenirliliği, öncelikle, yanıtların değerlendirilmesindeki nesnelliğe bağlıdır. Nesnellik, sorulara verilen yanıtlara göre değerlendirmek demektir. Yanıtlar dışında etmenlerin değerlendirme sonucunu etkilemesi önlenmelidir. Sözlü sınavların, nesnel olmadığı açıktır. Bu sınavların sonucunu belirleyen, sınavı yapanların öznel yargılarıdır. İçerik bakımından yargısal denetimi olanaksız kılmaları nedeniyle sözlü sınavlar, kayırmacılığa en elverişli sınavlardır. Milli Eğitim Bakanlığı‘nın özellikle son 4,5 yılda ortaya koyduğu pratik, kurumun en güvenilmez bakanlık haline gelmesini sağlamış, eğitim sistemine yönelik olarak yapılmak istenen değişiklikler başta olmak üzere, yapılan atamalar ve sınavların şaibeli olarak yapıldığı ve yandaş sendika üyelerinin kayrıldığı yönünde kamuoyunda geniş bir yargı oluşmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı, eğer yaptığı sınavın şaibeli olmadığını, tüm adaylara tarafsız yaklaştığını düşünüyorsa, sınavı kazananlar ile kaybedenlerin, hangi sendikalara üye olduğunu açıklamalıdır. Aksi taktirde benzer pek çok uygulamada olduğu gibi, müfettiş yardımcılığı sınavında da yaşanan olumsuz uygulamalar Bakanlığın peşini bırakmayacaktır. EK: EĞİTİM SEN GENEL MERKEZİNE (Özlük -Hukuk Bürosu ) ANKARA Milli Eğitim Bakanlığının 08.04.2007 tarihinde yaptığı müfettiş yardımcılığı yazılı sınavına Sınıf Öğretmenliği branşından girdim. Sınavından 76,693 puan alarak başarılı oldum. Sınavda kendi branşımda 144. oldum. Bu dönemde tüm branşlardan 405 Müfettiş Yardımcısı alınacaktı. Bizim branştan 185 kişi alacaklarından puan sırasına göre 185×2= 370 kişiyi mülakata çağırdılar. Ankara‘ da yapılan mülakata 22 Haziran 2002 tarihinde 144. olarak girdim. Ancak Mülakatta 69.334 puan verilerek başarısız sayıldım. Benim yazılı puanımdan düşük puan alan 96 kişi başarılı sayılmış, 69 kişide yedek olarak kazandırılmıştır. Yani benim yazılı puanımdan düşük puanı olan 160 kişi mülakat komisyonunun subjektif kararıyla benim önüme geçirilmiştir. Personel Genel Müdürlüğünün yayınladığı mülakat sonuç listesi iyice incelendiğinde yazılıda yüksek puan alan bir çok arkadaş mülakatta kaybettirilmiştir. Yani düşük puan olan ve torpilli olanlar kazandırılmış, yüksek puan alan ve yeterince torpil bulamayanlar elenmiştir. Bu mülakat diğer mülakatlarda olduğu gibi tamamen siyasi tutumlar ve yönlendirmelerle sonuçlanmıştır. Mülakat komisyonu Müsteşar Yardımcısı başkanlığında 10 Genel Müdür veya Genel Müdür Yardımcısı olmak üzere 11 kişiden oluşmaktadır. Ben mülakata alındığımda içeride 11 komisyon üyesi olması gerekirken başta komisyon başkanı olmak üzere içeride 3 üye de yoktu. Yani mülakatta 7 üye vardı. İçeride bulunmayan bu 4 üye beni hangi kritere göre değerlendirmiştir anlamak mümkün değildir. Ayrıca mülakat komisyonu üyeleri mülakat sırasında çay içip kendi aralarında konuşuyorlar. Senin söylediklerine pek kulak asmıyorlar. Ellerindeki torpil listelerine bakarak davranıyorlar. Gerçek şu ki mülakatı kazananlar baştan belli. Bizi boşuna Ankara‘ya çağırıp yaptıklarını meşrulaştırmak için bir sürü masraf ettiriyorlar. Aslında mülakat komisyonunun mülakat yapabilecek bir yeterliliğinin olup olmadığı test edilmelidir. Mülakatta Genel Kültür, alan bilgisi, eğitim bilimleri ve mevzuatta 1‘ er olmak üzere 4 soru çektiriyorlar. Kendini tanıttıktan sonra sırayla soruları cevaplandırmanı istiyorlar. Bende soruları çektim. Kendimi tanıttım ve sırayla soruları cevaplandırmam istendi. Sınava iyi bir şekilde hazırlandığım içinde 4 sorunun hepsini doğru cevaplandırdım. Sınavda değerlendirmeyi etkileyecek olan Türkçeyi doğru kullanma, diksiyon, giyim konusunda da bir eksiğimin olduğunu düşünmüyorum. Temsil yeteneği konusunda da çeşitli okullarda yıllardır müdür yetkili öğretmen, müdür vekilliği yaptım. Şuanda Kilis‘in en büyük okulunda müdür yardımcılığı yapmaktayım. Sicilim 6 yıl çok iyi derecede olduğundan 1 kademe terfi aldım.(belge var) 17. Milli Eğitim Şurasında valilik tarafından hem il hem bölge çalışmalarına delege olarak görevlendirildim. (belge var)Yine MEB in yürüttüğü Haydi Kızlar Okula Kampanyasının Kilis İl Danışmanlığını yürütmekteyim.(belge var) Yani 12 yıllık meslek yaşamımda gerek öğretmen gerek idareciliğim süresince başarılı olmuş bir eğitimsiyim. Bu doğrultuda girmiş olduğum Müfettiş Yardımcılığı Sınavında da sınava katılan 4500 sınıf öğretmenleri arasında 144. olarak önemli bir başarı gösterdiğimi düşünüyorum. Eğer mülakat olmasaydı ben ve benim durumumda olan birçok arkadaş yazılı sınav sonuçlarına göre Müfettiş yardımcısı olmaya hak kazanmıştı. Konunun incelenerek mülakat sonuçlarının iptali ve yazılı sınav sonuçlarına göre müfettiş Yardımcısı alınması için idare mahkemesine dava açılması veya dava dilekçesi hazırlanarak gönderilmesi hususunda gereğini arz ederim.
Eğitim Sen Üyesi










