Eğitim Sen Merkez Yönetim Kurulu`nun “Üniversitelerde Demokratikleşme YÖK`le Sağlanamaz, Esas Sorun YÖK`ün Kendisidir!” başlıklı basın açıklaması metnidir:
Bilindiği üzere YÖK, üniversitelere gönderdiği bir genelge ile kamuoyunda “türban sorunu” olarak adlandırılan kılık kıyafet kısıtlamasıyla ilgili olarak yeni bir düzenlemeye gitmiş ve bu düzenleme sonucunda türbanlı öğrencilerin üniversitelere alınmalarına ve dersten çıkarılmaları yönünde tavır alan öğretim üyelerine de soruşturma açılmasına karar vermiştir. Bu haberin çeşitli basın yayın organlarında ele alınış biçimi, Türkiye`de üniversiteler üzerinde 12 Eylül darbesi sonrasında YÖK aracılığıyla yürütülen anti-demokratik, otoriter müdahalelerin ortadan kalktığı, üniversitelerin özgürleştiği yönünde olmuştur. Oysa bugün Türkiye`de üniversitelerin özerkliğini ortadan kaldıran, merkeziyetçi bir yapıya üniversiteleri teslim ederek YÖK tarafından alınan her kararı “ben yaptım oldu” zihniyetiyle yukarıdan aşağıya üniversitelere dayatan sistem tüm gücüyle ayaktadır. Bugün Türkiye`de yüksek öğretim sistemi, 12 Eylül`ün ve YÖK`ün getirdiği anti-demokratik/otoriter yapısından sıyrılmak bir yana, daha da otoriter bir denetim sürecinin içine sokulmakta ve üstüne üstlük bu otoriter politikalar piyasacı dayatmalarla üniversitelerde kendisini ideolojik olarak tahkim etmektedir. Üniversiteleri esir alan liberal-muhafazakar anlayış, eskinin otoriter mirasını sahiplenerek ilerlemekte ve üniversitelerde yaşanan gözaltıları, disiplin soruşturmalarını, sessiz ve tepkisiz bir öğrenci profili yaratılması yönündeki girişimleri, özel güvenlik terörünü ise görmezden gelmektedir. Türkiye`de üniversitelerin karar süreçlerinde hiçbir özerklikleri olmadığı gibi, öğrencilerin de boynunda 12 Eylül militarizminin mirasçısı bir disiplin yönetmeliği tüm gücüyle asılı durmaktadır. Haklarını arayan, eğitim hakkı, yemek ve barınma gibi temel sorunlarıyla ilgili herhangi bir basın açıklaması yapan ya da rahatsızlıklarını dile getiren öğrenciler üniversitelerden uzaklaştırılmakta, haklarında her gün disiplin soruşturmaları açılmaktadır. Üniversitelerin temel bileşenleri olan bilim emekçilerini, öğrencileri, üniversite çalışanlarını ve elbette sendikaları tamamen dışarıda bırakan yaklaşımlarla üniversitelerin özgürleştiğini, demokratikleştiğini söylemek bu nedenle mümkün değildir. Bu haliyle olsa olsa daha piyasacı ve daha muhafazakar bir üniversite sisteminin yerleşeceği açıktır. Eğitim Sen Merkez Yönetim Kurulu olarak belirtmek isteriz ki üniversitelerde anti-demokratik uygulamalara kaynaklık eden 12 Eylül mirasçısı YÖK`ten demokratikleşme beklemek, otoriter cunta rejiminden demokrasi beklemekten farksızdır. YÖK, 12 Eylül askeri darbesinin ürünüdür ve YÖK kalkmadan, üniversiteler özgürleşemez. YÖK eliyle özgürleşme, ancak bu genelgedeki yaklaşım kadar olacaktır.
Eğitim Sen Merkez Yönetim Kurulu









