Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç`ın “TÖS`ten Eğitim Sen`e, Boykottan Greve, 1969`dan 2009`a 40.yıl Buluşması” sırasında gerçekleştirdiği basın açıklaması metnidir:
TÖS ve TÖB DER temsilcisi arkadaşlarımızın 25 Kasım Uyarı Grevimize desteklerini bildirdikleri 16 Kasım tarihli basın toplantımızda bu eylemin;
Üzerine her geçen gün bir yenisini daha eklediği ekonomik ve sosyal politikalarla, emekçileri açlığın ve yoksulluğun pençesinde kıvrandıran, Eğitimin bilimsellik, laiklik, demokratiklik gibi temel ilkelerini giderek ortadan kaldıran, Eğitim sürecini tarihin en kapsamlı gerici-muhafazakar kadrolaşması ile adeta kuşatma altına alan, Eğitimi sadece parası olanların satın alabileceği bir meta haline getiren ve eğitim kurumlarının kapılarını yoksul çocuklarına bir bir kapatan, Uluslar arası sözleşmelerde, yargı kararlarında en açık şekilde ifadesini bulan Toplu İş Sözleşmesi hakkımızın önüne siyasal engeller koyan AKP hükümetine, açık bir uyarı olduğunu ifade etmiştik.
25 Kasım Grevinin hemen öncesinde giderayak kamu emekçilerine “sonuçlarına katlanırlar” diyerek gözdağı veren başbakana inat o gün hayatı durdurduk, adeta alanlara aktık ve taleplerimizi, uyarılarımızı hep bir ağızdan bir kez daha güçlü bir sesle dile getirdik.
Dün “Memurunun sendika kurma hakkı yoktur” diyen zihniyeti onca bedele karşın yıllarca süren fiili ve meşru mücadelemiz sonucunda nasıl ters-yüz ettiysek, 25 Kasım` da da hukuksuz bir müdahale ile “Memurlar Grev yapamaz” diyenlere inat büyük bir güç ve katılımla ilk grevimizi gerçekleştirdik.
25 Kasım, tarihe düşen çok önemli bir not oldu. Bir asrı aşan onurlu mücadele geçmişimizin bizlere verdiği güçle, bu ülke emekçilerinin eşit bir yaşam, adil bir paylaşım, özgür ve demokratik bir Türkiye mücadelesi yoluna bir kilometre taşı daha koyduk.
Kamu emekçileri mücadele süreci açısından 25 Kasım Uyarı grevinin tarihsel bir anlamı daha vardır. 2009, TÖS`ün 1969 yılında gerçekleştirdiği dört günlük “Büyük Öğretmen Boykotu” nun 40. yılıdır.
40 yıl önce bugün yani 15 Aralık tarihinde gerçekleştirilen öğretmen boykotu, tarihinin en büyük eylemidir. Böylesine anlamlı bir süreçte gerçekleştirdiğimiz 25 Kasım Uyarı Grevi geçmişten bugüne taşıdığımız bu büyük onurun ve mücadele azminin verdiği güçle, daha da önemli bir hale gelmiştir.
Türkiye öğretmenlerinin ilk örgütü olan Encümen-i Muallimin`den bu yana tam 101 yıl geçti.
1969 TÖS öğretmen boykotunun üzerinden 40 yıl, 25 Kasım uyarı Grevinin üzerinden ise 20 gün.
Dünden bugüne bu noktaları birleştirdiğimizde ortaya çıkan çizgi göstermiştir ki, bir yanda emekçinin sofrasındaki ekmeğe, ağzından çıkacak bir çift söze, hak, hukuk, eşitlik, adalet ve demokrasi kavramlarına dahi tahammül edemeyen bir zihniyet, bir yanda baskıya, zulme, sömürüye karşı direnişten asla geri atmamış, onurlu bir mücadele geleneği.
40 önce gerçekleştirilen “Büyük Öğretmen Boykotu”nda TÖS tarafından ifade edilen sorunlardan bazıları şunlar olmuştur;
Halkın çocuklarına perişan devlet eğitimi veriliyor, yöneticilerin çocukları yurt dışında… Hayat pahalılığı, düşük ücretler.. Öğretmen ayın 15`inden sonra aç.. Çocuklarımıza üretim artığı süt tozları reva görülüyor.. Eksik, bozuk eğitime karşı çıkanlara baskılar, sürgünler, kıyımlar uygulanıyor.. Hükümet 5 ekim 1966` da Paris`te imzaladığı “Uluslar arası Öğretmenler Statüsü”ne uymuyor.
Yine bu temelde 40 yıl önceki Büyük Öğretmen Boykotu`nu engellemeye çalışanlara Boykot Komitesince verilen yanıt “Bu boykot, [öğretmenlerin], bozuk eğitim düzenine karşı öğrencilerini ve kendini koruma savaşıdır” olmuştur. 40 yıl sonra ise ” Memurlar Grev yapamaz..yaparlarsa sonuçlarına katlanırlar” diyenlere yanıt ise bizzat hayatın içinden, hayatı durdurarak gelmiştir.
40 yıl önceki Türkiye ile 40 yıl sonrasının sorunlarına dair bu çarpıcı benzerlik, bu ülkeyi yöneten zihniyetin ayıbıdır. 40 yıl önceki direniş ile 40 yıl sonrası direnişin azmi ve kararlılığı ise biz emekçilerin onurudur.
Bizim ortak noktamız, 40 yıl öncesinden 40 yıl sonrasına, TÖS` ten EĞİTİM SEN` e, “Büyük Öğretmen Boykotu”ndan İlk Uyarı grevine, 1969`dan 2009`a 40. yıl buluşmasını yaratan bu direniş ruhudur.
Bugün, bundan yıllar öncesinden başlayan bu büyük mücadele tarihine imza atmış değerli TÖS üye ve yöneticileri, TÖB DER üye ve yöneticileri ve bu onurlu geleneğin bugünkü taşıyıcısı olan EĞİTİM SEN`liler olarak “Büyük Öğretmen Boykotu”nun 40. yılında bir arada olmanın gururunu yaşıyoruz.
Biz TÖS`lüler, TÖB DER`liler EĞİTİM SEN`liler, bu büyük buluşmanın verdiği güçle bir kez daha ifade ediyoruz ki; emeğin ve alın terinin gerçek hakkını aldığı, insanların eşit, özgür ve adilce bir yaşamı bir arada kardeşçe paylaştıkları bir Türkiye yaratma mücadelemiz aynı kararlılıkla devam edecektir.









