Bilindiği üzere H1N1 virüsü olarak da bilinen domuz gribinin risk grubu arasında ağırlıklı olarak çocuklar ve gençler bulunmaktadır. Bu anlamda yakın bir dönemde Ankara` da son olarak Kayseri`de okullar, virüs nedeniyle bir hafta tatil edilmiştir. Bu durum, okullarda alınacak önlemleri daha da önemli hale getirmektedir. Daha önce Eğitim Sen olarak yaptığımız tüm açıklamalarda, virüsün okullarda yaygınlaşmasının en önemli önlemleri arasında, temiz bir okul atmosferinin oluşturulması ve bol su ve sabun kullanımı olduğunu da belirtmiştik. Bunun için en temel ihtiyaç temiz ve bol su kullanımıdır. Fakat okullara uygulanan su tarifeleri dikkate alındığında görülmektedir ki, birçok şehirde su tarifeleri konutların oldukça üstünde bir fiyat uygulanmakta ve okullar çoğu yerde serbest ticaret bölgeleri ile organize sanayi bölgelerindeki metreküp birim fiyatının üstünde para ödemek zorunda bırakılmaktadır. Örnek vermek gerekirse İzmir`de konutlara 0-13 metreküp arasındaki fiyatlandırma 1.65 TL`den yapılmakta bu fiyat metreküp kullanım miktarı arttıkça yükselmektedir. Diğer yandan organize sanayi bölgeleri ve serbest bölgelerde suyun metreküp fiyatı 2.58 TL olarak belirlenmiş ve tüm kademelerde bu fiyat sabitlenmiştir. Okullarda ise uygulanan metreküp fiyatı 3.93 TL olarak belirlenmiştir.[1] İstanbul`da İSKİ`nin resmi okullar için belirlediği fiyatlandırma tarifesi, konutların en düşük kullanım bedeli ile aynı düzeyde (0-10 metreküp) tutulmuştur. Buna göre İstanbul`da konutlarda en düşük kullanımla resmi okullarda kademesiz kullanım metreküp bedeli 2.31 TL olarak sabitlenmiştir.[2] Ancak burada özel okullar da, resmi okullar gibi konut tarifesinden yararlandırılmakta ve ticari statüde değerlendirilmemektedir. Ankara Büyükşehir Belediyesi`ne bağlı ASKİ`de ise tüm Türkiye`deki tablonun çok daha ötesinde bir fiyatlandırma tarifesi okullara reva görülmektedir. Okulların domuz gribi salgını karşısında alarm zillerini en fazla ve ilk elden çaldığı bu şehirde bilindiği üzere okullar 1 hafta süreyle tatil edilmiş ve bu önlemin yeniden devreye sokulup sokulmayacağı konusunda herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Virüsün en fazla etkisini hissettirdiği şehirlerden biri olan Ankara`da, okullarda uygulanan su tarifesi tam bir vurgunculuk örneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna göre ASKİ`nin 1 Ağustos 2009 tarihli son tarife fiyatları listesinde görüldüğü üzere, konutlarda su bedeli + atık su bedeli toplamda metreküp başına 2.70 TL`den fiyatlandırılmaktayken, okulların ve üniversitelerin de içinde yer aldığı resmi kurumlar için bu bedel su bedeli + atık su bedeli ile birlikte 6 TL olarak metreküp başına saptanmıştır. Durum ortadadır. Özel park ve bahçelere 2.70 TL`den, elçiliklere 4.74 TL`den sağlanan metreküp fiyatının okullara gelince 6 TL`ye vardığı Ankara`da belediye bir yandan da gribe karşı alınan önlemlerden söz etmektedir. Bu önemli salgın sürecinde dahi devam eden böylesi bir uygulama okullarda su tarifeleri üzerinden su kullanımını özendirmek bir yana, zamanında ödenmeyen su fatura faizlerinin okula dolayısıyla veliye yük olarak kalmasından dolayı su kullanımında kısıtlamanın yollarını açmaktadır.[3] Buradan Sağlık Bakanlığı`na, Milli Eğitim Bakanlığı`na bir kere daha sesleniyoruz. Okullarda gribin yaygınlaşmasının önüne geçmek için alınması gereken en temel tedbir hijyenik okul ortamı sağlamaktır. Bu da okullarda temiz ve bol su kullanımının özendirilmesi ile mümkündür. Var olan uygulama ile kamusal yarar ve halk sağlığının gözetilmesinin mümkün olmadığı açıktır. Hükümet derhal gerekli idari ve yasal önlemleri alarak adım atmalı, okul giderleri velilerin üstüne kalacak bir yük olmaktan çıkarılmalı, bu durumdan kaynaklı sudan tasarruf gerekçeleri ortadan kaldırılmalıdır.









