HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ YÖNETİMİ POLİSİN GÖREVİNİ Mİ DEVRALDI?
Üniversite Yönetimlerinin Görevi Öğrencilerin Polisliğini Yapmak ve Katıldıkları Etkinlikleri Ailelerine İhbar Etmek Değil, Can Güvenliği İçinde Özgürce Eğitim Görebilecekleri Bir Ortam Sunmaktır!
Üniversite yönetimleri, öğrencilerin akademik-demokratik özgürlükler çerçevesindeki etkinliklerini engellemek için şimdi de polisliğe başlamış durumdalar. Hacettepe Üniversitesi`nin başlattığı öğrencilerin her türlü demokratik etkinliğini tutanakla tespit edip ondan sonra da ailelerine iletmek şeklindeki uygulamanın başka bir açıklamasa olamaz.
Öğrenci velilerine Hacettepe Üniversitesi Genel Sekreterliği mahreciyle resmi olarak gönderilen yazıda öğrencilerin kampus içinde katılmış oldukları her türlü etkinlik bir liste halinde sunulmakta ve veliden öğrenciye aşağıdaki ifadelerde görülebileceği gibi “sahip çıkması”(!) istenmektedir.
“(…) Maddi ve manevi fedakarlıklarla, ülkemizin önde gelen saygın Üniversiteleri arasında yer alan Hacettepe Üniversitesi`nde çağdaş ve bilimsel eğitim almak üzere gönderdiğiniz öğrencilerimizin, yasal olmayan ve izinsiz olaylara katılarak alacakları disiplin cezaları hiç şüphesiz eğitim ve öğrenimlerini olumsuz yönde etkilemekte, hatta zaman zaman sonlandırılabilmektedir.
Yukarıda belirtilen eylemlerin içinde yer alan öğrencilerimizin, enerjilerini ve zihinsel güçlerini gelecekte sahip olacakları mesleklerde başarılı olmalarını sağlayacak, eğitim ve öğretimlerine odaklanmaları için kendilerine yol göstermemiz, davranışlarının olası sonuçları konusunda bilgilendirmemiz onlara sahip çıkmamız ve eğitimlerini başarıyla tamamlamalarına el birliği ile yardımcı olmamız gerekmektedir. Bunun için bizler kadar, siz değerli verilerimize de önemli sorumluluklar düşmektedir.”
Böylesi ifadelerin yer aldığı ve velilerin “sahip çıkmaya” çağrıldıkları, aksi halde öğrencinin öğrenim hayatının sonlanabileceği imasında bulunan resmi yazının ardında ise öğrencinin yer aldığı ve tümü de demokratik haklar çerçevesinde yer alan “afiş asmak”, “stand” açmak gibi etkinlikler sıralanmaktadır.
Sekreterliğin demokratik hakların kullanımı konusundaki tahammülsüzlüğü öyle yüksek derecededir ki, listede yasa dışı faaliyet olarak yer alan etkinliklerden birisinin de “Edebiyat Fakültesi Önünde Yüksek Sesle Müzik Dinleyip Halay Çekmek” etkinliği olduğu görülmektedir. Müzik dinleyerek halay çekmenin, öğrencinin öğrenim hayatının sonlandırılmasına yol açabilecek yasa dışı bir faaliyet olarak değerlendirilmesi ancak darbe dönemlerinde görülebilecek bir zihniyetin ürünüdür.
Üniversite yönetimlerinin görevi, böylesi darbe dönemlerine ait bir zihniyetle polislik yaparak öğrenci velilerine ihbar mektupları yazmak değil, öğrencilerin can güvenliği içinde ve özgürce eğitim görebilecekleri ortamları yaratmak olmalıdır.
Özellikle son günlerde yaşanan linç kültürünün, Aksaray`da dört Kürt öğrencinin saldırıya uğraması örneğinde görüldüğü gibi üniversite öğrencilerini de hedef almaya başladığı bir dönemde, üniversite yönetimleri her şeyden önce öğrencilerin can güvenliğini sağlama, bu tür olayların tekrar etmemesi için gerekli önlemleri almaya yoğunlaşmalıdırlar.









