Başbakan Recep T. Erdoğan 60. hükümetin hedeflerini dün açıkladı. 60. Hükümetin ekonomik ve sosyal hedeflerin yanı sıra eğitim hedeflerinin de gerçeklerden uzak olduğu söylenebilir.
Okulöncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kademelerinin 30 öğrencili sınıflar tam gün eğitim yapılacağı esas alınarak bakıldığında hedeflerin ne kadar gerçekçi olduğu daha iyi anlaşılabilir. Milli Eğitim Bakanlığının 2006-2007 Milli Eğitim İstatistikleri, ÖSYM Verileri ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü`nün nüfus projeksiyonları dikkate alınarak bir değerlendirme yapıldığında tablonun hiç de Başbakanın ifade ettiği gibi olmayacağı görülecektir.
Toplamda okullaşması gereken çağ nüfusu 2012 yılında 21 milyona çıkacaktır. 2007 yılı sonu 2008 yılı başında bu nüfus 20 milyondur. 2007 yılında çağ nüfusunun (okulöncesi, ilköğretim, ortaöğretim) okullaşma oranı (15,8 milyon) % 83`tür. 2008`de çağ nüfusunun çeşitli kademelerde % 27`si okullaşma olanağı bulamamıştır. Beş yıl içinde bu kadar büyük bir oranın azaltılabilmesi, hükümetin uyguladığı politikalarla mümkün değildir.
2012`de 21 milyon nüfusun (okulöncesi, ilköğretim, ortaöğretim) okullaşabilmesi ve 30 öğrencili sınıflar oluşturulabilmesi için 215 bin dersliğe 220 bin öğretmene gereksinim duyulacaktır. Her yıl yaklaşık 10 bin öğretmenin, 5 yılda 50 bin öğretmenin emekli yada diğer nedenlerle ayrıldığını düşündüğümüzde, gereksinim duyulan öğretmen sayısı 270 bine çıkacaktır. Bugüne kadar gerekli öğretmen ihtiyacının çok çok altında öğretmen atamaları yapıldığı düşünüldüğünde, önümüzdeki beş yılda tablonun bugünkünden daha kötü olması kaçınılmazdır.
Bugün; elinde öğretmen diploması tezsiz lisans belgesi bulunan işsiz öğretmen sayısı 170 bindir. Her yıl 37 bini eğitim fakültelerinden 57 bini diğer fakültelerden mezun olmak üzere yaklaşık 80 bin kişi öğretmenlik için hazırlanmaktadır. Bu rakamların gösterdiği en açık ve belki de en acı gerçek, bugünkü fakülte giriş kontenjanları esas alındığında 2012 yılında biriken öğretmen adayı sayısının 400 bine ulaşmasıdır. Bu rakama, bugünkü işsiz öğretmen adaylarını da eklediğimizde rakam 570 bine çıkacaktır. Açıkları kapatmak üzere 5 yılda belirlediğimiz 270 bin öğretmen ataması yapılsa bile, 300 bin öğretmen işsiz kalmaya devam edecektir. Türkiye önümüzdeki 5 yıl içinde ciddi bir genç işsizler ordusu ile karşı karşıya kalacaktır. Kaldı ki; hükümetin yıllardır sürdürdüğü öğretmen atama politikasına göre 2012 yılına kadar 5 yılda atanacak öğretmen sayısı toplamı 150 bin olarak belirlenmiştir. Eğer şimdiden gerekli önlemler alınmazsa yarın hem eğitim sistemimiz, hem de öğretmen adayları açısından çok geç olabilir. İşsiz öğretmen sayısı 400 binleri bulabilir.
Son olarak, 2012 yılına kadar konulmuş hedeflerin gerçekleşmesi için her yıl eğitim bütçesini en az 5 milyar YTL arttırmak gerekmektedir. Bunun anlamı, toplamda beş yıl içinde en az 25-30 milyar YTL kaynak ayrılması gerekmektedir. AKP Hükümetinin dışa bağımlı, borç ve faiz kıskacı içinde sürdürülen ekonomi politikalarını göz önünde bulundurduğumuzda bu hedefin de gerçekçi olduğunu söylemek mümkün değildir.
60.Hükümetin gerek ekonomiye, gerekse diğer alanlara yönelik hedeflerine eğitim sistemi açısından bakıldığında, söylenenlerin gerçekleşmesi bir yana, önümüzdeki beş yıla yönelik “dilek ve temenni” olmaktan öteye gitmeyeceği açıktır. Eğitim Sen, 60. Hükümetin eğitim alanına yönelik hedeflerinin takipçisi olmayı ve eğitimin niteliğinin yükselmesi için mücadelesini kesintisiz sürdürecektir.









