Silahlar Sussun, Analar Ağlamasın, Çocuklar Öksüz Kalmasın
Türkiye, çalkantılı bir sürecin içinden geçmekte ve ABD emperyalizmi tarafından Irak‘taki kaos ve işgal ortamına çekilmek istenmektedir. Çatışmalar sonucunda her gün gençlerimiz hayatlarını kaybetmekte, kaybolan canlar toplumumuza büyük acılar vermektedir. 21 Ekim tarihinde gerçekleştirilen son saldırıda 12 askerin daha hayatını kaybetmesi, bu acıları derinleştirmiştir. Yaşamlarının baharında olan, aileleri yoksulluğun pençesinde ayakta kalma savaşı veren bu genç insanlar, geride gözü yaşlı analar, eşler ve çocuklar bırakmaktadır. Bu kan, bu gözyaşı, toplumsal hafızada silinmeksizin biriken bu acılar artık yerini çözüme ve barışa bırakmalıdır. Gün, kardeşlik ve demokratik çözüm günüdür.
Unutulmamalıdır ki toplumumuz barışa büyük özlem duymakta, acılara ve akan kana son verilmesi için gerekli adımların atılmasını beklemektedir. İntikam çığlıklarının, savaşların ve bombaların sorunları çözmek yerine daha da derinleştirdiği ve çözümsüzlüğü dayattığı ortadayken, infial ve linç kampanyalarına izin vermemek en büyük sorumluluktur. Toplumda artan öfke ve linç psikolojisinin halklar arasında düşmanlığa izin verecek düzeye getirilmemesi ve önlenmesi en büyük öncelikler arasında yer almalıdır.
Yurtta ve Dünyada Barış Egemen Kılınmalı
Bu çerçevede, alınacak her türlü kararda aklıselim galip gelmeli, halkları birbirine düşmanlık çizgisine çekecek kışkırtmalardan kaçınılmalıdır. Türkiye‘nin ve Kuzey Irak‘ın ABD eliyle bir bölge savaşında ön cephe haline getirilmek istendiği, ABD Başkanı George W. Bush‘un Üçüncü Dünya Savaşı‘nın yaklaştığını ilan ettiği şu günlerde bölgedeki çatışmanın daha da artması, ABD‘nin bölgeyi içine düşürmek istediği belirsizlik ve kaos ortamına hizmet edecektir. Bu ortamda, sorunları demokrasi ve barış kültürü çerçevesinde halkı bütünleştirerek çözme yolunda irade koymak emperyalist oyunu bozacak, oyunun uzantılarını da çaresiz bırakacaktır. Türk ve Kürt birlikteliğini emperyalistler bozamaz, demokrasi ve barışçıl çözüm ise bu birlikteliği daha da pekiştirir. Bir kere daha ortaya çıkmıştır ki emperyalizme karşı, bir arada yaşama kültürünün pekiştirilmesi tek panzehirdir.
Savaşın Panzehiri Barış ve Kardeşliktir
Biz de Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu olarak son günlerde yaşanan acı gelişmelerden duyduğumuz üzüntü ve endişeyi dile getiriyor, yaşamlarını kaybeden askerlerin ailelerine başsağlığı diliyor ve demokratik, barışçıl çözüm yollarını gündeme almaları için yetkili ve ilgili tüm kesimleri sağduyulu davranmaya davet ederek kardeşlik duygularının güçlendirilmesi için somut adımların bir an önce atılması çağrımızı yineliyoruz.
EĞİTİM SEN MERKEZ YÖNETİM KURULU









