Çalışanların ücret ve maaşlarının yatırıldığı bankaların, bu paralar üzerinden elde ettikleri gelirden uzun süre çalışan haberdar edilmemiştir. Daha sonra idare ile kamu emekçileri maaşları üzerinden pazarlık yaparak bankalardan bağış adı altında promosyon almış ve almaya devam etmektedir.
Eğitim Sen`in hakkaniyet gereği eğitim emekçilerine ait olduğunu ileri sürdüğü uzun soluklu mücadelesi sonucunda; Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK 12/12/2006 tarihli yazılı emri ile bu banka promosyonlarının %70 inin çalışanlara %30 unun da kurumlara dağıtılması gerektiğini belirtmiştir. Ancak bu dağıtımın 12/12/2006 dan sonra yapılan sözleşmelerde uygulanmasını da bakanlık idari ve Mali işler Daire Başkanlığı belirtmiştir.
Bilindiği gibi idare maaş ve ücretlerin hangi bankaya yatacağına ilişkin uygun bulduğu banka ile maaş ödeme protokolü yapmakta, arkasından da bağış adı altında promosyon anlaşması yapılmaktadır. Böylece her yıl ne kadar çalışanın ücretinin ve maaşının anlaşma yapılan bankaya yatacağı garanti edilmekte yatırılmaz ise idare, bankaya karşı cezai şart ödemeyi üstlenmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı`na bağlı olarak çalışanlar, Maliye Bakanlığına ve yasalara rağmen Milli Eğitim Bakanlığının İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürleri bakan talimatı ile bu cezai şartlı Maaş Ödeme Protokollerini imzalamaktadırlar. Bunun arkasından yapılan Bağış Sözleşmeleri, başka bir ifade ile Promosyon sözleşmeleri ise çalışanlardan ve kamuoyundan gizlenmektedir. Üstelik Sayın Bakanın uygun gördüğü hakkaniyet oranlamasının dağıtımı 12/12/2006 dan sonraki sözleşmeler için belirlendiğinden, bir çok yerde sözleşmeler bu tarihten önceki tarihlerde yapılmış ve bunun sorucunda çok sayıda eğitim emekçisi mağdur edilmiştir. Hatta 2007`nin başında yenilenmesi gereken sözleşmelerin 2006`nğn 11 inci ayında yenilenmiş olması düşündürücüdür.
Maaş ödeme protokolleri 1 yıldan fazla, 2-3-5 hatta 10 yıllık bile yapılmakta olmasına rağmen promosyon ödemeleri yatan maaş tutarları ile orantılı olarak hesaplandığından (zira banka elde ettiği geliri bu miktara göre belirler) yıllık olarak ödenmektedir. Bu durumda uzun süreli Maaş Ödeme Protokollerini gerekçe göstererek, eğitim emekçilerinin promosyon hakkının olamayacağının, yani bu geliri alamayacağının söylenmesinin, ne kadar haksız ve hukuk dışı olduğu ortadadır.
Tüm eğitim ve bilim emekçileri bu haksızlığın sonucunda mağdur edilmiş, maddi anlamda ciddi bir kayıpla karşı karşıya kalmıştır. Banka promosyonları ile ilgili düzenleme yeniden gözden geçirilmelidir.
Yapılması gereken, 2004 yılının Nisan ayında Eğitim Sen ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan Kurum idari Kurulu kararları gereği, anlaşmaların okullara ve kurumlara bırakılmasıdır. Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim emekçilerini mağdur etmeden, maddi kayıplarını da giderecek çözümleri uygulamalıdır.









