Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer`in “4 Yıllık AKP İktidarında Eğitimin Bilançosu” başlıklı basın toplantısı metni:
AKP Hükümeti, iktidarda dördüncü yılını doldurdu, beşinci yılına girdi. İktidara geldiği günden bu yana özellikle eğitime yönelik uygulamaları ile dikkatleri üzerine çeken AKP`nin dört yıllık iktidarı süresince gerçekleştirilen tüm icraatlarının fiili ve hukuki müdahalelerle eğitim sistemini kendi ideolojisi çerçevesinde biçimlendirmek olduğu görülmüştür.
AKP Hükümeti, iktidar olduğundan bu yana eğitimin temel sorunlarını çözme noktasında yeterince adım atmamış, yaptığı uygulamalarla kendisinden önceki iktidarlar gibi eğitim sistemini, adeta “yap-boz tahtası”na çevirmiştir. AKP`nin eğitime yönelik girişimlerine bakıldığında bırakalım olumlu sonuçlar çıkarmayı, eğitimin temel özelliklerinin daha da geriye gittiğini söyleyebiliriz. Geçtiğimiz dört yıl içinde AKP`nin eğitim politikasına bu açıdan bakıldığında; eğitimde yaygınlaşan ticarileştirme ve özelleştirme uygulamaları, kamu kaynakları ile özel okulları desteklemek, Milli Eğitim Bakanlığı`nın merkez ve taşra teşkilatında yaşanan yoğun siyasi kadrolaşma ve eğitimi daha da gericileştirmek gibi uygulamaların damgasını vurduğu söylenebilir.
Türkiye`de yıllardır uygulanan eğitimde özelleştirme politikaları, AKP iktidarı ile birlikte daha da hızlanmıştır. Devletin sorumluluğunda olması gereken eğitimin yükü, siyasi iktidarların bilinçli, tercihli politikalarıyla birlikte büyük oranda velilerin omuzlarına yıkılarak kamusal, parasız eğitim hakkı büyük oranda tahribata uğratılmıştır. Eğitim sistemimiz; geçtiğimiz dört yıl içinde daha piyasacı ve daha ticari bir anlayış ile yönetilmeye başlanmış, veliler çocuklarını okutabilmek için AKP öncesine göre daha fazla harcama yapmak zorunda bırakılmıştır. Eğitim temel insan haklarından birisi olduğunun göz ardı edildiği AKP iktidarı döneminde, her geçen yıl eğitimin daha da paralı hale getirilmesiyle birlikte milyonlarca çocuk ve gencimiz ya eğitim hakkından mahrum bırakılmış ya da ekonomik nedenlerden dolayı eğitimlerine devam edememiştir.
Bugün milyonlarca çocuk ve gencimizin eğitim hakkından yoksun bırakılmasına neden olan, eğitim hakkı gibi temel bir insan hakkını “serbest piyasa”nın insafına bırakmak için gece-gündüz demeden çalışan, meydanlarda eğitimin özelleştirilmesini savunup, bunun için peş peşe yasal düzenlemeler yapan AKP, geçtiğimiz dört yılda benimsediği politikalar ile kendisinden önceki siyasi iktidarları da aşmıştır. Geçmiş siyasi iktidarların birikimine sahip çıkan AKP hükümeti, eğitim sisteminde ortaya çıkan olumsuz tablonun öncelikli sorumlusudur.
AKP Hükümeti`nin IMF ve sermaye merkezli ekonomik-sosyal programları doğrultusunda eğitim başta olmak üzere tüm kamu hizmetleri, “tüccar siyaseti”nin ve “özelleştirme harekatı”nın açık tehdidi altındadır. Eğitim hakkının ticarileştirilmesinin, eğitim hizmetinin özelleştirilmesinin önünü açan AKP Hükümeti`nin 2002 yılından bugüne eğitim sistemini getirdiği noktayı, AKP`nin 4 yıllık iktidarında ortaya çıkan Eğitim Bilançosuna bakarak görmek mümkündür.









