Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer tarafından yapılan basın açıklaması metnidir:
19 Aralık 2000`de ‘hayata dönüş` adı altında cezaevlerine yönelik bir operasyon düzenlendi. Operasyonun hedefi, F tipi cezaevlerini uygulamasını protesto etmek için son çare olarak bedenleri ile direnenlerin, bedenlerini teslim almaktı. Operasyon yirmi cezaevinde üç gün sürdü, sonucunda 30 mahkum öldü ve tutuklular F tipi cezaevlerine nakledildiler. Bugün üzerinden altı yıl geçtikten sonra 19 Aralık`ın izleri, acısı halen taze ve yaşanmaya devam ediyor.
Bugüne kadar ölüm oruçlarında 122 insanımızı kaybettik. Şu anda ‘üç kapı üç kilit açılsın` sloganıyla, F tipi cezaevlerindeki tecridin kaldırılmasına yönelik olarak Sevgi Saymaz Uşak cezaevinde, Behiç Aşçı ve Gülcan Güroğlu cezaevi dışında ölüm oruçlarını sürdürüyor.
Tüm bu yaşananlar karşısında, Adalet Bakan`ı sessiz kalmaya, hükümet ölümleri izlemeye devam ediyor. Her geçen gün ölüme daha çok yaklaşan insanları izleyen, çözüm üretmek için kılını kıpırdatmayan hükümet yetkilerini göreve çağırıyoruz, ölümleri durması için adım atın. Artık bu acı son bulmalıdır.
F tipi cezaevleri, ceza içinde ceza mantığı ile inşa edilmiştir. İnsanların sosyal diyaloglarının ortadan kaldırılması, yalnızlaştırma politikalarının parçası olarak kurulan bu cezaevleri, temel insani hakları ortadan kaldırmaktadır. Uzmanlar, sosyal bir canlı olan insanın, bu insani özelliğini sağlıklı bir biçimde sürdürebilmesi için her gün en az on iki kişiyle temas etmesi gerektiğini söylemektedir.
Cezaevi koşullarındaki tecridin ortadan kaldırılması için yapılan ‘Üç kapı üç kilit açılsın` önerisi üzerinde durulmalı, hükümet bu konuda çaba göstermelidir. Sorun artık sadece F tipi cezaevlerindeki yaşam koşullarının düzenlenmesi, insanların ceza içinde ceza çekmesi anlamına gelen tecrit uygulamasına son verilmesi ve bununla ölümlerin durdurulmasına odaklanmalıdır. Bunun dışındaki hiçbir tartışma sorunun çözümü noktasında yararlı değildir.
Behiç Aşçı`nın ve ölüm orucundaki diğer insanların, onlardan sonra yine ölüme yatacak insanların, ölümlerini durdurmak için, yaşamdan yana tavır almak, yaşamı kararlıkla savunmak bugün demokrasiden, insan haklarından, özgürlüklerden yana olan herkesin ve her kesimin sorumluluğudur. Tecridin kaldırılması için ‘üç kapı üç kilidin` açılması hükümet görevi ve sorumluluğudur. Hükümet bu ölümlere seyirci kalmamalı, çözümün bir parçası olmalıdır.
Artık ölümler istemiyoruz, üç kapı üç kilit açılsın, ölümler dursun.









