Bütçeden Eğitime Yeterli Kaynak, Okullarımıza Ödenek İstiyoruz!

Eğitim Sen Genel Sekreteri Emirali ŞİMŞEK`in “Bütçeden Eğitime Yeterli Kaynak, Okullarımıza Ödenek İstiyoruz!” başlıklı basın açıklaması metni:

Eğitim Sen Genel Merkezi tarafından 2006-2007 eğitim öğretim yılı başında başlatılan “Bütçeden Eğitime Yeterli Kaynak, Okuluma Ödenek İstiyorum!” kampanyası çerçevesinde Türkiye`nin dört bir yanından toplanarak Genel Merkezimize gönderilen imzaları, TBMM Dilekçe komisyonu aracılığıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi`nin ve kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

Türkiye`de eğitim sistemi, yıllardır piyasacı ve ticari bir anlayış ile kuşatılmış, veliler çocuklarını okutabilmek için bütçelerine göre çok yüksek rakamlarla harcama yapmak zorunda bırakılmıştır. Her geçen yıl eğitimin daha da paralı hale getirilmesiyle birlikte milyonlarca çocuk ve gencimiz eğitim hakkından yararlanamamaktadır.

Türkiye`de yıllardır uygulanan eğitimde özelleştirme politikaları, AKP iktidarı ile birlikte daha da hızlanmıştır. Devletin sorumluluğunda olması gereken eğitimin yükü, siyasi iktidarların bilinçli politikalarıyla birlikte büyük oranda velilerin omuzlarına yıkarak kamusal, parasız eğitim hakkı büyük bir erozyona uğratılmıştır. Bugün okullarımızın çoğu yeterli ödenek ayrılmadığı için elektrik, su ve yakacak giderlerinin önemli bir bölümünü velilerden toplanan paralarla karşılamaktadır.

Başbakan`ın ve Milli Eğitim Bakanı`nın “bütçeden en çok pay eğitime ayrıldı” söylemlerine karşın, 2007 bütçesinden eğitime ayrılan pay, eğitim sisteminin zorunlu ihtiyaçlarını dahi karşılamaktan uzaktır. Üstelik eğitime velilerin katkısının her geçen yıl daha çok artması, eğitimde yaşanan ticarileştirme ve özelleştirme uygulamalarının ne kadar yaygınlaştığını göstermektedir.

2007 eğitim bütçesi, artan okul, derslik ve öğrenci sayısına rağmen sadece 21,3 milyar YTL olarak belirlenmiştir. Üstelik bu rakamın 13,5 milyar YTL`sini (%63) personel harcamaları oluşturmaktadır. Yeni müfredatın uygulanmaya başlanması ile birlikte eğitim harcamalarında anormal bir artış yaşanmış ve Milli Eğitim Bakanlığı okullara yeterli miktarda ödenek ayırmadığı için bu harcamalar da velilerinin üzerinden karşılanmaya başlanmıştır.

Türkiye`de, öğrenci nüfusunda yaşanan hızlı artışa rağmen, eğitime bütçeden ayrılan payın en temel ihtiyaçları dahi karşılamaktan çok uzak olması, eğitim harcamalarının önemli bir bölümünün velilerden toplanan paralarla karşılanması tehlikesini beraberinde getirmiştir. Temel bir insan hakkı olan eğitimin her geçen gün ticarileştirilmesi, kamu okullarını sorunlarıyla baş başa bırakırken, dershaneler ve özel öğretim kurumlarını destekleyici yasal kolaylıklar ve düzenlemelerin peş peşe gelmesi şaşırtıcı değildir.

Herkese eşit ve parasız eğitim hizmeti sunmak için öncelikle bütçeden eğitime ayrılan pay arttırılmalı, tüm kamu okullarına ihtiyaçları oranında ödenek ayrılmalıdır. AKP Hükümeti sadece %2`lik kesimi ifade eden özel öğretim kurumlarını destekleyici uygulamalarından derhal vazgeçmeli, yüzünü eğitim-öğretim kurumlarının %98`ini oluşturan kamu okullarının sorunlarına dönerek, çözüm üretmelidir.

Eğitim ve bilim emekçileri olarak, herkese eşit ve nitelikli bir eğitim hizmeti sunabilmek için;

  • Bütçeden eğitime ayrılan pay arttırılmasını, okullara yeterli ödenek aktarılmasını,
  • Eğitimin özelleştirilmesine yönelik uygulamalardan vazgeçilmesini,
  • İkili eğitimden tekli eğitime geçilmesini, sınıf mevcutlarının en fazla 24 öğrencili olmasını,
  • Anaokulu ve ilköğretim öğrencilerine günlük ücretsiz süt verilmesini,
  • Eğitim emekçilerinin aldıkları tazminatlara ilişkin oranların en az yüzde elli arttırılmasını; hizmetli ve memurlara, yaptıkları işlerin niteliği göz önünde bulundurularak, ek özel hizmet tazminatı ödenmesini,
  • Eğitim ve bilim emekçilerinin tümüne ücretsiz ulaşım olanağı sağlanmasını veya ulaşım ücreti ödenmesini,
  • Üniversitelerde, başta araştırma görevlileri olmak üzere, iş güvencesinden yoksun olarak çalışan tüm üniversite çalışanlarının kadroya alınmasını,
  • Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasından biran önce vazgeçilmesini, sözleşmeli çalışan öğretmenlere kadro verilmesini, tüm öğretmenlerin kadrolu olarak çalıştırılmasını,
  • Okullar başta olmak üzere, toplumun tüm kesimlerini etkileyen şiddeti sona erdirecek politikaların oluşturulmasını istiyoruz.

Herkese eşit, parasız, nitelikli eğitim için öne sürdüğümüz talepler yerine getirilmediği taktirde, Konfederasyonumuz KESK’in almış olduğu karar gereği, 14 Aralık`ta hizmet üretmeyerek, taleplerimiz için alanlarda olacağız.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu