Merkez Kadın Sekreterliğinin Şube Kadın Sekreterleri Toplantısının Sonuçlarına İlişkin Açıklaması

Program Kurultayına hazırlık ve önümüzde dönem merkezi eylem programımızın takvimlendirilmesi amacını taşıyan Şube Kadın Sekreterleri toplantımız, toplam 55 Kadın Sekreterimizin katılımı ile 14-15 Ekim 06 tarihlerinde Ankara`da gerçekleştirildi. İki gün süren toplanın birinci günü sabahında Şube kadın sekreterleri raporlarını sundular. Öğlenden sonraki oturumda Prof. Gülay Toksöz küreselleşmenin kadın emeğine etkisi, Dr. Fevziye Sayılan ise kadın örgütlenme deneyimleri üzerine sunum yaptılar. İkinci günün sabahında şube kadın sekreterlerinin rapor sunumları devam etti. Öğlenden sonra ise Dr. Handan Çağlayan “Cinsiyet eşitliği politikaları açısından program kurultayına hazırlık” başlıkla bir sunum gerçekleştirdi. Şube kadın sekreterlerinin önerilerini sözlü olarak aktarmalarının ardından eğitim toplantısı sona erdi.

Şube faaliyet raporlarını sunan kadın sekreterlerimiz; iki günlük toplantının sonucunda;

Yürütülen kampanyalardan alınan olumlu sonuçların örgütlenme çalışmalarını da olumlu etkilediğini; Önümüzdeki dönemde kreş talebi ile işyerinde cinsel taciz sorunu ve emzirme saatleri sorununa yönelik aktif kampanyalar yürütülmesi ve bu taleplerin özellikle 25 Kasım ve 8 Mart`ta etkin bir şekilde gündeme getirilmesi gerektiğini; Eğitim Sen`in temel ilkeleri arasında her türlü eşitsizlik ve ayrımcılıkla birlikte toplumdaki, çalışma yaşamındaki ve eğitimdeki cinsiyet eşitsizliğine ve kadınlara yönelik ayrımcılığa karşı olmanın yer aldığını; bu eşitsizliğe ve ayrımcılığa karşı çıkmak için kadınların sendikalaşması ve sendikal örgütlerin karar ve yönetim organlarında aktif olarak yer almalarının önemli olduğunu; Eğitim Sen`in cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik politikalarının geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi için daha fazla çaba gösterilmesini ve bu amaçla program kurultayının iyi değerlendirilmesi gerektiğini; Program kurultayına katılacak kadın delege oranının çok düşük olmasının cinsiyet eşitliği politikalarının oluşturulması ve hayata geçirilmesinde engelleyici bir durum olduğunu; Delegasyonda eksik temsil sorununa rağmen program kurultayına güçlü hazırlanmak gerektiğini dile getirmişlerdir.

Program Kurultayına Giderken

Günümüzde bir yandan kapitalist küreselleşmenin emekçiler açısından yarattığı çalışma yaşamına ilişkin yıkıcı sonuçlar kadın emekçilerin durumunu daha da zorlaştırırken, bir yandan da küresel düzeyde kadınlar için hukuki kazanımlar gündeme gelmektedir.  Dönemin bu çelişkili sonuçları özellikle istihdam alanındaki eşitlik yasalarının yaşama geçirilmesini hem zorlaştırmakta hem de özel önlemler benimsenmesini daha da kaçınılmaz kılmaktadır.

Sendikalar hem yasal çerçevenin değiştirilmesi, hem işverenlerle toplu iş sözleşmeleri süreci yolu ile ayrımcılığın kaldırılması için mücadele ederken,  sendika yapılarını da kadın emekçilerin ihtiyaç ve taleplerine uyarlamayı hedeflemektedirler. Dolayısıyla sendikalar bunun için; istihdamda, işe girmede, terfi ve yükselmelerde cinsiyetçi anlayışlara dayanan tutum ve uygulanmalardan doğan ayrımcılığa karşı eylem programı hazırlamakta; geleneksel olarak kadınların yaptığı işlere yeniden değer biçilmesi için mücadele etmekte; kadınların geleneksel olmayan işlere ve üst sorumluluk düzeylerinde katılımlarının teşvik edilmesi için politika geliştirmekte; kadınların sendikal liderlik ve karar verme süreçlerine tam katılımını engelleyen etmenleri ortadan kaldırmaya yönelik  olumlu eylem programları hazırlamaktadır.

Bu programlar asıl olarak kadınların sendikalarla bütünleşmesini hedeflemekte;  kadın emekçilerin istekleri sendikal politika ve programların asli bir parçası haline getirilmekte; sendika yapıları, kadın emekçilerin ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde yeniden düzenlenmekte, kadınların sendikaların tüm karar alma düzeylerine katılımının üye bileşimini yansıtması temel ölçüt olarak kabul edilmekte; sendika yapısının tüm düzeylerinde kadınların karşılaştıkları sorunları inceleyecek, çözümler önerecek, kadınlara karşı ayrımcılığı ortadan kaldıracak ve kadınların sendikal faaliyetlere katılımını özendirecek uygun organlar oluşturulmaktadır.

Çalışma hayatında olduğu kadar toplumsal ve siyasal yaşamda da daha adil, daha eşitlikçi, daha hakça koşulların sağlanmasında sendikal örgütlenme önemli bir araçtır. Bu nedenle kadın ya da erkek her emekçinin sendikal örgütlenmelerde yer alması önem taşımaktadır. Sendikalar kadınların çalışma yaşamında kadın olmalarından kaynaklanan ayrımcılık ve eşitsizliklerle mücadele etmelerinde de rol oynayabilir; kadınların toplumda, çalışma yaşamında ve eğitimdeki cinsiyet eşitsizliğini ve kadınlara yönelik ayrımcılığı ortadan kaldırmalarına yardımcı olabilir.

Sendikalar da mevcut sistem içinde şekillendiği için, yukarıda sözü edilen rolü kendiliğinden oynamaları beklenemez. Sendikaların cinsiyet eşitsizliğine karşı duyarlı olmaları, politikalar üretmeleri örgütlü kadınların çabası ve sendikada etkin hale gelmeleri ile mümkün olabilir. Bu nedenle kadınların sendikal örgütlerde etkin hale gelmelidirler. Kadınların ve erkeklerin eşit koşullarda olmadıklarının farkında olması; bu eşitsizliği giderme kararlılığında bulunması; her türlü etkinliğine kadınların eşitsiz konumlarını eşitlemeye dönük duyarlılığı yansıtması; pozitif destek politikalarının uygulanması gerekiyor.

Eğitim Sen kuruluşundan itibaren toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı ciddi bir duyarlılık içinde olmuş; pozitif destek politikaları ise zaman içinde gelişim göstermiştir. Bu gelişimde Eğitim Sen`i ortaya çıkaran demokratik dinamiklerin, yüksek kadın üye oranının ve esas olarak da kadınların sergilediği yoğun emeğin rolü belirleyici olmuştur. Fakat kabul etmemiz gerekiyor ki, tüm gelişmelere rağmen pozitif destek politikaları açısından daha yolun başında sayılırız.

Eğitim işkolunda çalışanların yarısını kadınlar oluşturmaktadır. Eğitin Sen`nin üye oranının yarıya yakını, yani %44`ünü kadınlar olmasına karşın, binlerce kadın halen örgütsüz durumdadır. Öte yandan kamu personel düzenindeki değişimleri sendikanın örgütlenme potansiyelini tehdit etmektedir. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda kadınların örgütlenmesinin önemi daha iyi anlaşılabilir.

Eğitim Sen`in temel ilkeleri arasında her türlü eşitsizlik ve ayrımcılıkla birlikte toplumdaki, çalışma yaşamındaki ve eğitimdeki cinsiyet eşitsizliğine ve kadınlara yönelik ayrımcılığa karşı olmak da yer almaktadır. Bu eşitsizliğe ve ayrımcılığa karşı çıkmak için kadınların sendikalaşması ve sendikal örgütlerin karar ve yönetim organlarında aktif olarak yer almaları önemlidir. Bunu sağlama görevi Eğitim Sen`in temel ilkelerinin doğal ve zorunlu sonucudur.

Kadın Sekreterleri Eğitimleri her dönem belirli tarihlerde projeler dahilinde periyodik olarak yapılmıştır. Bu eğitimlerde yapılan atölye çalışmaları sonucu eylem programları çıkarılmıştır. Bu görüş, öneri ve talepler doğrultusunda sendikamızın en yetkili organı olan Genel Kurul süreçlerinde önergeler verilerek karar haline dönüştürülmüştür. Merkez Kadın Sekreterinin dönemsel çalışma programı, alınan bu kararlar üzerinden şekillendirilmiştir. Cinsiyet eşitliğine yönelik gerçekleştirilen tüm faaliyetlerin (eylem, etkinlik, eğitim, basın yayın, kampanyalar, ulusal ve uluslar ararası kadın hareketleriyle dayanışma.. vb.) programlanması ve projelendirilmesi buna paralel olarak gerçekleştirilmiştir. Böylece kadınların talep ve önerileri sendikal kararlara dönüştürülerek cinsiyet eşitliği politikaları sendikal politikaların bir parçası haline getirilmiştir. Bu eğitimlerin en önemli sonuçlarından biride kadın sekreterlerimizin toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusunda bilinçlenmeleri, belli bir duyarlılığı ve farkındalığı yakalamaları olmuştur.

Cinsiyet eşitliği politikaları açısında program kurultayına hazırlık

Program kurultayına giderken ne tür bir hazırlık yapılabilir? Hangi talepler gündemleştirilebilir? Olumlu eylem politikalarının geliştirilmesi neler önerilebilir?

Olumlu Eylem politikaları,  eşitsizlik ve ayrımcılığa uğramış olan toplumsal kesimlere kamusal destek ve öncelik verilmesini öngören bir eşitlik anlayışına dayanmaktadır. Fırsat önceliği politikaları kadınlarla erkekler arasında geçmişten günümüze yapısal süreklilik kazanan eşitsizlik ve farklılıkları dikkate almaktadır. Kadınlarla erkekler, eşit koşullarda çalışma yaşamına, siyasete ve eğitime katılamadıkları için cinsler arasında eşitliğin sağlanması amacıyla yasal eşitlik ve fırsat eşitliğinin yeterli olmadığı durumlarda kadınlar lehine ayrımcılık yapan politikaların (“olumlu ayrımcılık” ya da “olumlu eylem”) politikalarının uygulanması zorunlu oldu.

Program Kurultayımızın gündemlerinden birini de toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve buna karşı sendikal politikaların belirlenmesi oluşturmaktadır. Kadın Kurultayımız, örgüt yapımızın bütün kademelerinde iki yıl boyunca yürütülen tartışmalar sonucunda ulaşmış olduğumuz genel ve ortak yaklaşımlarımızı ifade etmektedir. Eğitim emekçisi kadınların özgün ihtiyaçları ile özel ve kamusal alandaki cinsiyet ayrımcı politika ve uygulamaları saptamak ve çözüm önerilerini geliştirerek bunların sendikal politikaların bir parçası haline getirmek. Bu çalışmayla,  sendikal ve toplumsal alanda kadın örgütlenmesinin güçlendirilmesi hedeflenmiştir. Kadın Kurultayında ortaya çıkardığımız bu temel perspektifin Program Kurultayına yansıtılarak, sendikamızın genel politikasının bir parçası haline getirilmesi gerekmektedir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu