Son aylarda ülkemizde şiddet ve çatışmalar yoğunlaşıyor. Son olarak dün Diyarbakır`da meydana gelen patlamada 7`i çocuk 10 kişi hayatını kaybetti. Artık bu şiddet durdurulmalıdır. Bugüne kadar kaybettiğimiz onca insanın acısını yüreğimizde taşıyor ve yeni ölümler istemiyoruz.
Bugün yaşanan çatışmalar ve şiddet artık toplumsal bir çatışmanın da temelini hazırlamaktadır. Türk-Kürt mahallelerinde birlikte yaşayan insanlar arasındaki en ufak bir anlaşmazlığın toplumsal bir linci ortaya çıkarması geleceğimiz için kaygı verici gelişmelerdir.
Artık bu ülke topraklarında hangi etnik kökenden olursa olsun, asker-sivil gençlerimizin, çocuklarımızın ölmesini, savaş ve şiddet ortamında her türden demokratik hakkın budanmasını istemiyoruz. Yüzyıllardır kardeşçe bir arada yaşayan halkların ekilen kin ve nefret tohumları ile birlikte yaşama olanaklarının ortadan kaldırılmasını istemiyoruz. Bizler, bütün kültür ve kimlikleriyle halkların eşit koşullarda bir arada yaşadığı demokratik, eşit ve özgür bir Türkiye istiyoruz.
Toplumun bütün kesimlerinin ortak talebi şiddetin son bulmasıdır. Bugün herkes şiddetin son bulması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Bu açıdan DTP tarafından yapılan ‘ateşkes` çağrısı ile Kürt ve Türk aydınlar tarafından deklare edilen ‘Artık Yeter` çağrısı olumludur, bu çağrılara yanıt verilmelidir.
Şiddetin son bulması, demokratik ve barışçıl çözümün olanaklarının sağlanması için silahlar susmalı, hükümet Kürt sorunun demokratik yollardan çözümü için üzerine düşeni yerine getirmelidir.









