Eğitim Emekçileri Her Geçen Gün Yoksullaşıyor, Ayrımcı Uygulamalar Devam Ediyor!

Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer`in “Eğitim Emekçileri Her Geçen Gün Yoksullaşıyor!” başlıklı açıklama metni. 7 Haziran 2006.

Eğitim emekçileri Türkiye`nin en ücra köşelerinde, her türlü olumsuz şartlarla mücadele ederek görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadır. Yaşamın olduğu her yerde öğretmenleri, eğitim emekçilerini görmek mümkündür. Ancak özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik sorunlar sonucunda eğitim emekçilerinin yoksullaşma süreci hızlanmıştır. Türkiye`de öğretmenler yoksulluk sınırının, hizmetli ve memurlar ise açlık sınırında maaş almaya devam etmektedir. Türkiye`nin geleceğini yetiştiren eğitim emekçilerinin ekonomik sorunları ile baş başa bırakılması, çocuk ve gençlerimizin daha iyi ve nitelikli eğitim almasının önündeki ciddi engellerden birisidir.

Öğretmenler, yaptıkları işin doğası gereği kendilerini çok yönlü olarak yetiştirmek durumundadır. Ancak Türkiye`de ne öğretmenler, ne de yaptığı iş eğitim-öğretim işi olanlar özellikle ekonomik bakımdan gerekli desteği bulamamaktadır. Son yıllarda ekonominin büyümesi ve milli gelirin artması ile övünenler, iş büyümeden elde edilenlerin paylaşımına gelince nedense bizleri, eğitim ve bilim emekçilerini unutmaktadır.

Son on yılda ortalama öğretmen maaşlarının, 4 kişilik bir ailenin ortalama aylık giderinin ne kadarını karşılayabildiğine  baktığımızda her geçen yıl, bir önceki yılın mumla aranmaya başlandığı söylenebilir.

Son 10 Yılda Ortalama Öğretmen Maaşının 4 kişilik bir Ailenin Ortalama Aylık Giderini Karşılama Oranları

 

Yıllar

Ortalama Öğretmen

Maaşı

4 Kişilik Bir Ailenin

Ortalama Aylık Gideri

Maaşın Aylık Gideri

Karşılama Oranı

1997

55.000.000

120.000.000

% 46

1998

105.000.000

188.000.000

% 56

1999

169.000.000

320.000.000

% 50

2000

245.000.000

505.000.000

% 48

2001

334.000.000

755.000.000

% 44

2002

551.000.000

1.054.000.000

% 52

2003

648.000.000

1.380.000.000

% 47

2004

727.000.000

1.480.000.000

% 49

2005

 803.000.000

1.800.000.000

% 45

2006

820 YTL

1.920 YTL

% 43

Tabloda son on yıl içinde öğretmenlerimizin aldığı ortalama maaşlar ve dört kişilik bir ailenin gıda kira, ulaşım, yakacak, elektrik, su, haberleşme, giyim, eğitim, sağlık, iletişim, kültür gibi temel ihtiyaçlarını karşılaması için yapması gereken ortalama harcama miktarı gösterilmektedir. Tablodan da görüleceği gibi, öğretmenlerimizin aldığı maaşlar, sadece üç yılda (1998, 1999 ve 2002) dört kişilik bir ailenin yapması gereken harcamaların yarısını karşılayabilecek düzeyde olmuştur. Tablodaki verilerin anlamı son on yılda öğretmenlerimizin aldığı maaşların yoksulluk sınırının ancak yarısına ulaşabilmesidir. Hizmetli, memur ve diğer eğitim emekçilerinin durumunu hesaba kattığımızda tablo daha da kötüleşmektedir.

“Yoksulluk Sınırı” kavramı, insan onurunun gerektirdiği yaşama düzeyini karşılayacak asgari tutar olarak kabul edilmektedir. Sadece son on yıldaki öğretmen maaşlarını ve o yıllara ait yoksulluk sınırını karşılaştırdığımızda son on yılın 7 yılında maaşların yoksulluk sınırının yarısının da altında kaldığı görülmektedir. Bugün ortalama öğretmen maaşı 820 YTL, 4 kişilik bir ailenin zorunlu giderleri ise 1.920 YTL`dir. Ortalama öğretmen maaşının, yoksulluk sınırının yarısından az olması, ülkemizde eğitime ve öğretmenlerimize ne kadar değer verildiğini açıkça göstermektedir. Eğitim emekçilerinin aylık satın alma gücü her geçen gün azalmakta, yoksullaşma süreci giderek hızlanmaktadır.

AKP Hükümeti, ek hizmet tazminatı vererek açık bir ayrımcılık yapmıştır. Ek hizmet tazminatını,  din görevlileri, polisler, hakim ve savcılar kadar, Türkiye`nin gelecek kuşaklarını yetiştiren eğitim ve bilim emekçileri de hak etmektedir. Bu nedenle yapılan ayrımcılık kabul edilemez. Ek hizmet tazminatının tüm eğitim ve bilim emekçilerine ayrım gözetmeksizin verilmesini istiyoruz. Ayrıca, her yıl eylül ayında ödenen eğitime hazırlık ödeneğinin 1 tam maaş tutarına yükseltilerek sadece öğretmenlere değil, tüm eğitim emekçilerine ödenmesini talep ediyoruz.

Yüz binlerce eğitim emekçisini yoksulluğun ve açlığın kıskacına alan, mesleğine karşı küstüren mevcut ayrımcı uygulamalara karşı, bilimsel, demokratik, nitelikli bir eğitim yaratmak için, tüm eğitim emekçilerini ekonomik ve sosyal açıdan doyuran bir alternatif yaratılmadığı sürece, yaşanan sorunların artarak devam edeceği unutulmamalıdır.

Çözüm açıktır; eğitim ve bilim emekçilerine insanca yaşayabilecekleri, kendilerini yenileyerek daha nitelikli hizmet verebilecekleri çalışma ve yaşama koşulları yaratılmalı, bunun için de başta maaşlar olmak üzere mesleki ve özlük hakları açısından insan onuruna yaraşır bir düzeye yükseltilmelidir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu