Eğitim Sen Genel Basın Yayın Sekreteri Sayım GÜLTEKİN tarafından 5 Mayıs 2006 tarihinde yapılan basın açıklaması metnidir.
Türkiye son günlerde şiddet sarmalının içerisine sürüklenirken, bu şiddet atmosferinin orta yerinde çocuklar yer aldı. Çocuklar kimi yerde kurşunlara hedef olurken, kimi yerlerde sokakta bir biriyle çatıştı. Başbakan, çocukların şiddet ortamının içinden çekilmesi, toplumsal şiddetin son bulması için çaba sarf etmesi gerekirken, ‘çocukta olsa kadın da olsa fark etmez` açıklamasını yaparak çocuklara karşı uygulanan şiddeti savunmuştu. Başbakan, bu açıklaması ile çocukları karşısına alarak siyasi pozisyonunu deklere ederken bugün de çocuklar okullarından alınarak AKP kongrelerine götürülüyor.
3 Mayıs`ta gerçekleşen Adıyaman AKP İl Kongresi`nde üniformalı öğrenciler AKP bayrakları ile görüldü. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, ‘çocuklar okullarından çıkmış gelmiş` diye açıklama yapıyor bu görüntülerle ilgili. Ancak, durumun öyle olmadığı açıktır. Gençlerin siyasetle ilgilenmesi, AKP kongresine katılması başka bir şeydir ancak burada yaşanan durum, okulların boşaltılarak öğrencilerin kongreye götürülmesidir.
Konuyla ilgili olarak Adıyaman Şubemiz tarafından yapılan araştırmada ortaya çıkan sonuçlar, konunun içeriğinin ortaya konulması bakımından yeterlidir. Yapılan araştırmada, Erkek İmam Hatip Lisesi, Adıyaman Lisesi ve Atatürk Lisesi gibi liselerde ‘3 mayıs günü, öğleden sonra öğrencilerin okula gelmediği gerekçesiyle ders yapılmadığı tespit edildi. Rekabet Lisesi`nde ise bazı öğrencilerin okula gelmiş olmasına rağmen öğrencilerin büyük çoğunluğunun okulda olmaması nedeniyle derslerin işlenmediği ortaya çıktı. Kız İmam Hatip Lisesi`nde ise öğrencilerin büyük bir bölümünün okula gelmediği ancak derslerin işlendiği tespit edilmiştir. Ayrıca Atatürk Lisesi`nde ve Erkek İmam Hatip Lisesi`nde öğrencilerin toplu taşıma araçları ile Atatürk Stadyumu`na götürülmüş olması düşündürücüdür. Söz konusu liselerde 2 Mayıs Salı gününden itibaren okullardaki bazı idareciler tarafından öğrencilere sivil kıyafetlerle 3 Mayıs günü Recep Tayyip Erdoğan`ın konuşmasını dinlemeye gitmeleri de duyurulmuştur.
Bütün bu veriler gösteriyor ki, Abdullah Gül`ün ‘çocuklar okullarından çıkmış gelmiş` sözü olayın gerçekliğini yansıtmaktan uzak. Öğrencilerin planlı bir şekilde kongreye taşındığı ortadadır. Bu nedenle bu konuda bir soruşturma başlatılması gerekmektedir.
Gençler siyasete katılmalı, istiyorlarsa bu tür etkinliklere katılmalıdırlar. Bunu yaparken istekleri doğrultusunda derslerini de aksatabilirler. Ancak, AKP kongresinde yaşanan durum böyle değildir, öğrenciler otobüslere bindirilip götürülmüştür.
Eğitim Sen olarak bu olayın ilgili makamlarca soruşturulmasını istiyoruz ve bunun takipçisi olacağız. AKP, eğitimi paralı hale getirerek, devlet okullarını işlevsizleştirerek, sosyal güvenliği ortadan kaldırarak çocukların ve gençlerin geleceğini karartırken, günü kurtarmak için de okullardan öğrencileri kongresine taşıyor.
Öğrencilerin derse katılmadığı ve tamamen boşalan liselerin öğrenci mevcudu
Adıyaman Lisesi: 2804
Atatürk Lisesi: 2708
Rekabet Kurumu Lisesi: 2230
İmam Hatip Lisesi: 697
Sormak istiyoruz,
– Milli Eğitim Müdürü`ne bu görevi kim verdi?
– Vali hangi saiklerle buna göz yumdu?
– Milli Eğitim Bakanı bu uygulamalarla ne yapmaya çalışıyor?
Başta Milli Eğitim Bakanı olmak üzere Adıyaman`daki yöneticilerin tarafsızlığı bu uygulama ile tartışılır olmuştur.
Demokrasi Dediğiniz Polis Copu Mu?
AKP, iktidara geldiği günden bugüne demokrasiyi dilenden düşürmezken, bütün demokratik tepkileri, muhalefeti de baskıyla susturmaya, sindirmeye çalışıyor. Bunun son örneği yemekhanelerinin özelleştirilmesine karşı çıkan İstanbul Üniversitesi öğrencilerine yapılan saldırıdır. Ülkeyi, özelleştirme ve ticarileştirme yoluyla sermayeye pazarlayan AKP, üniversitelerde de bu uygulamalarını tüm hizmetleri özelleştirerek gerçekleştiriyor. Ucuz ve sağlıklı yemek talep eden, özelleştirmeye karşı kamu üniversiteleri savunan öğrencilere, öğretim üyelerine ve çalışanlara da polis copu reva görülüyor. AKP, elini gençlerin, emekçilerin yakasından çekmelidir. İstanbul Üniversitesi`nde öğrencilerin başına inen coplar AKP`nin demokrasi ve özgürlükten ne anladığını ayan beyan ortaya koymaktadır.
Üniversitelere yönelik saldırılar son zamanlarda artmıştır. Gerek öğrenciler gerekse öğretim görevlileri bu saldırıların tehdidi altındadır. AKP`nin sorumluluğu bu saldırılar karşısında öğrencilerin güvenliğini sağlamakken, hakkını arayan, saldırılara karşı çıkan, yemekhanenin özelleştirilmesini istemeyen, okulunda şenlik yapan, özerk ve demokratik üniversite isteyenlere saldırıyor.
Demokrasinin ve özgürlüklerin gereği, insanların söz söyleme ve muhalefet etme hakkının korunmasıdır. Oysa AKP, bu hakların ortadan kalkması için yasalar hazırlıyor ve fiili baskı uygulayarak bu hakkın kullanılmasına engel olmaya çalışıyor.
Eğitim Sen olarak bütün emek ve demokrasi güçleri ile birlikte, özelleştirmelere, ticarileştirmelere, sosyal güvenliğin yok edilmesine karşı mücadele yürüttüğümüz gibi demokratik haklar ve özgürlükler için de mücadelemizi sürdüreceğiz.









