AKP, eğitimin sorunlarını çözmenin yolunu kamusal eğitimi ortadan kaldırmakta buluyor. Bunun son örneğini TBMM Milli Eğitim Komisyonu`ndan geçen ‘Özel Okullar Yasa Tasarısı` oluşturuyor. Bu yasa, eğitimin paralı hale getirilmesini, kamusal eğitimin ortadan kaldırılmasını içeriyor. AKP yasayı ‘yoksul öğrencilere destek` olarak anlatmaya çalışsa da bu yasanını amacı ‘sermayeye destek`tir. AKP, özel okul sevdasından vazgeçmeli, yasayı geri çekmelidir. Devletin görevi, piyasadan hizmet satın almak değil, hizmet üretmektir.
Özel okulların teşvik edilmesi amacıyla hazırlanan ‘Özel Okullar Yasa Tasarısı` TBMM Milli Eğitim Komisyonu`ndan geçti. AKP, bu yasa ile özel okulların maddi sorunlarını çözmeyi hedefliyor. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik yasayı ‘dar gelirli ailelerin çocuklarına büyük iyilik` diye savunurken, yasanın içeriğini saklamaya çalışsa da, bu yasanın dar gelirli ailelerin çocuklarına destek için değil özel okullara kaynak aktarmak için çıkarıldığı ayan beyan ortadadır.
Bu yasa ile eğitimin kamusal niteliği tamamen ortadan kaldırılarak, özel kurumlara devrediliyor. Çelik, ‘yeni okullar yapmaktansa özel okulları teşvik etmek daha karlı` diyerek, eğitime bakışını net bir biçimde ortaya koyuyor. Bu anlayış iktidara geldiğinden bugüne kadar ‘babalar gibi satarım` diyen AKP`nin sermaye sevdasından da başka bir anlama gelmiyor.
Devlet Özel Okulları Kurtarıyor
Tasarı, eğitimin ihtiyaçları değil, özel öğretim kurumlarının istek ve beklentilerine göre hazırlanmıştır. Öğrencileri özel okullara yönlendirmek amacıyla, her öğrenciye 1000 YTL destek, eğitim kredisi faizinin yarısının devlet tarafından karşılanması ve belki de en tehlikeli düzenleme olan “özel okullardan hizmet satın alma” gibi düzenlemeler içermektedir. Böylece hepsi ticari amaçla kurulan, ancak “müşteri” bulamadığı için zarar eden yüzlerce “özel okul” devlet tarafından kurtarılmış olacaktır.
Özel okul sektörünün eğitim sistemi içindeki payını % 1,9`dan % 10`lara çekmek için hazırlandığı öne sürülen çalışma, Hükümetin paralı eğitim ve özel okul sevdasının hala sürdüğünü göstermektedir. Pek çok devlet okulu elektrik, su ve doğalgaz faturalarını ödemekte zorluk çekerken, özel okulların neredeyse tüm harcamalarına indirim ve vergi istisnasına gidilmek istenmesini büyük bir çelişki olarak değerlendiriyoruz.
Kamusal Eğitim Yok Ediliyor
Yapılmak istenen düzenlemeler içinde “özel okullardan hizmet satın almak” gibi son derece tehlikeli bir boyut bulunmaktadır. Sağlık sistemini çökerten “hizmet satın alma” anlayışı, kamu eğitim sistemini kelimenin tam anlamıyla çöküşe itecektir. Yapılmak istenen düzenleme ile kamu kaynaklarının “ticari amaçlı” kurulan özel öğretim kurumlarına aktarılması hedeflenmektedir. Bu yasa ayrıca, devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin özel okullarda hizmet vermesinin önünü açıyor. Bu uygulama da ‘kamusal hizmetin tasfiyesinin` bir parçasıdır. Eğitim sistemini ‘hizmet satın alma` çerçevesinde düzenleyen AKP, öğretmenleri de ‘hizmet satan` bir noktada tanımlıyor. Böylece, eğitim sistemi içerisindeki ilişki tamamen ticarileşiyor.
Eğitim sisteminin dağ gibi birikmiş sorunları varken, kamu okullarının pek çok zorunlu harcaması elektrik, su, yakıt, temizlik vb. “ödenek yetersizliği” gerekçesiyle, öğrenci ve velilerin omuzlarına yıkılırken, özel okulların hükümet tarafından desteklenmesi, eğitimde “tüccar siyaseti”nin geldiği son aşamayı göstermektedir. Hükümet, böylesi bir uygulama ile “paralı eğitim” uygulamasına prim vermekte, özel okullara bir anlamda “kıyak” yapmaktadır.
AKP Hükümeti “Özel Olan Güzeldir!” sevdasından vazgeçmeli, yönünü eğitim sistemi içinde çok küçük bir kesimi oluşturan özel okullara değil, sorunlarla boğuşan kamu okullarına dönmelidir. Eğitim hakkı, her şeyden önce kamusal bir insan hakkıdır. Eğitim Sen, bu hakkın kullanılmasını engelleyecek her türlü çaba ve girişimlere karşı hem örgütsel, hem de hukuksal mücadelesini sürdürmeye devam edecektir
Kamu Hizmeti Geliştirilsin
AKP, özel okulların (sermayenin) ihtiyaçlarını karşılamak için ısrarlı davranıyor, Eğitim Sen`de bu yasanın karşısında ‘parasız, nitelikli eğitim hakkını` savunmakta ısrarcı davranacaktır. Toplumsal kaynakların, sermayenin ihtiyaçları için değil, toplumun çıkarları için kullanılması, kamusal eğitimin herkes için parasız ve nitelikli hale getirilmesi için mücadele edeceğiz. Eğitim bir kamu hizmetidir, bu nedenle hizmetin kamusal üretilip dağıtılması gerekmektedir.
Eğitim Sen olarak bir kez hatırlatıyoruz, devletin görevi hizmet satın almak değil, herkes için parasız, nitelikli hizmet üretmektir. AKP, özel okul sevdasından vazgeçerek kamu eğitiminin geliştirilmesine kaynak aktarmalıdır.
Fransa`dan Sonra Sıra Bizde
AKP, kamusal eğitimin tasfiyesi anlamına gelen bu yasayı çıkarma kararlığını sürdürse de eğitim emekçilerinin ve toplumun tepkisini de göğüslemek zorunda kalacaktır. Tüm kamu oyunu bu düzenlemeye karşı tepki vermeye, ortak mücadeleye çağırıyoruz. ABD Dış İşleri Bakanı Rice Türkiye ziyaretinde Dış İşleri Bakanı Abdullah Gül`e, ‘Fransa`nın yapamadığı sosyal güvenlik reformunu nasıl yaptınız? Diye sorduğunda Gül`ün cevabı ‘halka neyi yapıp yapamayacağımızı doğru anlattık` diye yanıt verdi. Rice karşısında, IMF`in emirlerini eksiksiz uygulamanın gururunu yaşayan Gül, ‘halka anlattık` diye yanıt vermekle yetiniyor, oysa AKP bu yasa çıkarken halkın istek ve taleplerini dikkate almamış, oluşan muhalefeti görmezden gelmeye ya da bastırmaya çalışmıştır. Bu kez sermayenin değil emekçilerinin yüzü gülmesi için Fransa sokaklarında işçilerin, emekçilerin, gençlerin birlikte başardığını bizler de birlikte başarmalıyız.









