Her fırsatta demokratikleşme yönündeki düzenlemelerden geri adım atmayacağını iddia eden AKP Hükümeti, yeni Terörle Mücadele Yasası (TMY) ile ne kadar samimi olduğunu tüm Türkiye`ye bir kez daha göstermiştir.
Yeni TMY, en çok demokratikleşme mücadelesi yürüten sendikaların, meslek örgütlerinin ve diğer demokratik kitle örgütlerinin varlığından rahatsız olanların istek ve beklentileri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Türkiye`yi 21. yüzyılda sıkıyönetim zihniyeti ile yönetmek isteyenlerin önerisiyle hazırlanmış bir yasanın, en küçük hak arama eylemlerini bile “terör” saymaması için bir neden yoktur.
TMY tasarısı, hukuka, özgürlüklere, insan haklarına aykırı düzenlemeler içermektedir. Bu yasa ile tüm toplumu, ama özellikle toplumun örgütlü kesimlerini baskı altında tutmak, halkın demokratik haklarını kullanmalarını engellemek mantığı vardır. Demokratik hak ve özgürlükler “önce güvenlik” fikrine kurban edilmiş, Türkiye bir kez daha 12 Eylül zihniyetine teslim olmuştur.
Sendikal haklar ve özgürlükler mücadelemiz boyunca karşılaştığımız güçlükler, soruşturma, sürgün ve cezalar ortadayken, mevcut durumdan oldukça geri düzenlemeler içeren yeni TMY, yaşanan sorunların daha da artmasına neden olacaktır.
Türkiye`nin yapması gereken, hak ve özgürlükleri kısıtlamak, hak arama eylemlerini suç olarak görmek değil, 12 Eylül anayasası başta olmak üzere, tüm yasakçı, anti-demokratik yasaları değiştirerek demokrasinin ve özgürlüklerin sınırlarını genişletmek olmalıdır.









