Bir sosyal medya paylaşımı sonucunda öğretmenlik mesleğinin nasıl değersizleştirildiğine tekrar şahitlik etmiş oluyoruz. Ankara’daki özel bir lisede, bir öğrencinin tahtanın önünde ders anlatan öğretmeninin yanına gidip önce dans ederek, sonra öğretmenin yüzünü ellerinin arasına alarak yaptığı saygısızlık büyük tepki çekmiştir. Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bu olay ile ilgili olarak her ne kadar soruşturma açılmış olsa da, öğretmenlere yönelik saygısızlık ve itibarsızlaştırma uygulamaları, iktidarın öğretmene bakışından ayrı değerlendirilemez.
Devlet ya da özel okul ayrımı yapmaksızın görevini en iyi şekilde yapmaya çalışan meslektaşlarımıza yapılan bu tür saygısızlıkların son yıllarda artmış olması düşündürücüdür. Öğretmenlere yönelik fiziki ya da sözlü şiddet uygulamalarını, ülkemizde öğretmen emeğine yönelik bizzat iktidar eliyle başlatılan değersizleştirme politikalarından ayrı değerlendirmek mümkün değildir. Her biri aynı zamanda ‘ticari işletme’ olarak faaliyet yürüten özel okul idarelerinin, öğretmenleri güvencesiz ve düşük ücretler karşılığında çalıştırması, okul, öğrenci ve öğretmen ilişkisinin ‘satıcı-müşteri’ ilişkisi çerçevesinde gerçekleşmesi benzer olayların yaşanmasının öncelikli nedenidir.
Dünyanın hiçbir ülkesinde Türkiye’deki kadar, öğretmenin ve öğretmenlik mesleğinin değerini adeta ayaklar altına alan, öğretmenlerin emeğini yok sayan bir iktidar ve eğitim yönetimi görmek mümkün değildir. Eğitim emekçilerinin çeşitli baskılarla sindirildiği, güvencesizlik, düşük ücret ve angarya çalışma uygulamalarıyla karşı karşıya bırakıldığı, eğitim hizmetlerinin “müşteri memnuniyeti” ilkesi çerçevesinde yürütüldüğü bir ülkede bu tür kabul edilemez olayların artacağı kaygısını taşıyoruz. Buna rağmen Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak, öğretmenlik mesleğini değersizleştiren ve itibarsızlaştıran her türlü yönelime karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.











