Doğal Yaşamı, Emeği Ve Sağlığımızı Tehdit Eden İklim Krizine Karşı 19 Mart ‘Küresel İklim Grevi’ni Destekliyoruz!

Bugün 19 Mart, küresel iklim krizi grevi dünya çapında yedinci kez gerçekleştirilecek. Kapitalizmin tüm dünyayı, özellikle doğayı ve yaşam alanlarını hedef alan saldırılarının tüm canlılara yönelik tehditleri giderek artmaktadır. Tüm dünya yaşanan iklim krizi nedeniyle büyük bir felakete sürüklenirken, siyasi iktidarların iklim krizine karşı kalıcı önlemler almasını engelleyen büyük tekellerin kar hırsı dünyamızı hızla yok oluşa sürüklemektedir.

Dünya çapında hızla gelişen endüstri ve kapitalist sistemin daha çok kâr için durmak bilmeyen üretiminin sonucunda oluşan iklim değişikliği ile dünya yaşanmaz hale gelmeye başlamıştır. Bilim insanları yıllardır iklim değişikliklerin yeni virüslerin üremesine ve salgın hastalıkları ortaya çıkaracağı yönünde açıklamalar yapmaktadır. Başta iklim değişikliği olmak üzere, madencilik, ekolojik kirlilik, yaban hayatın tahribatı, endüstriyel tarım ve endüstriyel hayvancılık gibi müdahalelerin insanlığı hızla yok oluşa sürüklediğini görmek için kafamızı kaldırıp çevremize, yaşam alanlarına bakmak yeterlidir. Bugüne kadar yapılan uyarılar dikkate alınmadığı için bugün milyarlarca insanın sağlığı ve yaşamı ağır risk altındadır.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünya çapında temel bir sorun haline gelen iklim değişikliğini 21. yüzyılda en büyük sağlık tehdidi olarak görmektedir. Covid-19 salgının hava kirliliğinin en yoğun olarak görüldüğü ülkelerden biri olan Çin’de başlaması, Çin’İn Wuhan kentinde bulunan ve yaban türlerin de satıldığı bir canlı hayvan ve su ürünleri pazarından çıkması tesadüf değildir. Pandemi ile iklim krizi ve ekolojik sorunların birbiriyle yakın ilişkili olduğu bugün çok daha net bir şekilde görülmektedir.

Sadece insanların değil, tüm canlıların yaşamını doğal hayatı doğrudan tehdit eden iklim değişikliğinden kaynaklanan olumsuz koşullar ne pahasına olursa olsun büyüme ve kalkınmayı hedefleyen, kardan ve paradan başka hiçbir değer tanımayan kapitalist sistemin yarattığı küresel yıkımın kaçınılmaz bir sonucudur.

İklim grevi, farklı ülkelerden gençlerin öncülük ederek; temiz havaya, temiz suya, toprağa, yeterli gıdaya yaşanabilir bir gezegene sahip çıkmak için iklim değişiklilerine ve buna yol açan sebeplere tüm dünyada aynı anda dikkat çekmeyi amaçlaması açısından önemlidir ve önemsenmelidir.

İklim değişikliği günümüzde sıkça karşılaşır olduğumuz gibi; aşırı sıcaklık, hava kirliliği, aşırı hava olayları ile doğrudan etkileri olan, ekosistemin canlılarına verdiği zararlar ile hastalıkların yayılması, açlık ve beslenme sorunlarına yol açabilecek ve dünya nüfusunun büyük çoğunluğunu etkisi altına alabilecek tehlikeli bir değişimdir. Ormansızlaşmaya, çölleşmeye ve doğada milyonlarca türün yok olmasına yol açan iklim krizinin en büyük sebebi olan fosil yakıtların kullanılmasının sınırlandırılmamasının yarattığı tahribat ortadadır. Bu nedenle fosil yakıt endüstrisi yerine ekolojik denge ile uyumlu, doğal yaşamı tehdit etmeyen enerji üretme yollarına gidilmesi artık zorunluluk haline gelmiştir. Türkiye 2016 yılında imzaladığı Paris anlaşmasını meclis onayına sunarak, anlaşmanın getirdiği bütün yükümlülükleri hayata geçireceğini taahhüt etmelidir.

Varlığını doğanın yağmalanması ve insanın sömürülmesi üzerine kuran ve yaşadığımız bütün sorunların öncelikli yaratıcısı olan kapitalist sistemin her alanda karşımıza çıkan yıkıcı politikalarına son verilmesi gerektiği açıktır. Bizlerin, çocuklarımızın ve öğrencilerimizin sağlıklı bir gelecekte yaşaması için, emekten yana; insanın, emeğin ve doğanın sömürülmediği, barıştan yana bir toplumsal yaşam için küresel iklim grevini destekliyor, yaşamdan yana bir dünya talebimizi yineliyoruz.

İklim krizinin, emeğimizi, yaşamımızı ve bütünüyle dünyamızı tehdit eden temel bir kriz olması nedeniyle bütün sendikaları, emek ve demokrasi güçlerini iklim için, sağlıklı bir gelecek için mücadeleye ve iklim grevine katılmaya çağırıyoruz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu