Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer`in “2006 OKS Sonuçları, Toplumdaki ve Eğitim Sistemindeki Eşitsizliğin Göstergesidir!” başlıklı açıklamasıdır.
2006 yılı OKS sonuçları açıklandı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da eşitsiz koşullarda sınavlara hazırlanan öğrenciler, eğitimleri boyunca edindikleri bilgilerden çok, “sınav maratonu”nda gösterdikleri beceri ve şanslarıyla istedikleri bir ortaöğretim kurumuna girmeye çalışacaklar.
Ancak asıl tartışılması gereken sorun, OKS sınavına giren 798 bin 307 adaydan 46.733‘ünün “sıfır” puan almasıdır. OKS sınavında “şampiyon” olanlar kadar, “sıfır puan” alan öğrencilerin ve bu öğrencileri başarısız kılan nedenlerin acil olarak açıklanması ve sorgulanması gerekmektedir. Türkiye artık sadece sınav şampiyonlarını tartışmayı bırakmalı, her geçen gün içten içe çürüyen eğitim sisteminin sorunlarına nasıl çözüm bulunabileceğini tartışmaya açmalıdır.
Türkiye`de, her alanda olduğu gibi eğitim sistemini de eşitsizlik ve adaletsizlikler belirlemektedir. Parası olan olmayana göre avantaj elde ederek, yapılan sınavlarda başarılı olup eğitimlerine devam etme fırsatı bulabilirken; binlerce çocuğumuz ve gencimiz yoksulluk ve çeşitli imkansızlıklar yüzünden “başarısız” olmakta, pek çoğu ekonomik nedenlerle eğitimlerini yarım bırakmak zorunda kalmaktadır.
Türkiye`de zengin-yoksul eşitsizliği her geçen yıl büyümektedir. Bunun yanında, eğitimin finansmanı kamusal olmaktan çıkıp, bireylerin ekonomik gücüne göre belirlendiğinde, bu durumdan en büyük zararı ekonomik gücü iyi olmayan yoksul aileler ve onların çocukları görmektedir. Tamamen eşitsizlikler üzerine kurulu bir toplumsal düzende, eğitimde fırsat eşitliğinden bahsetmek mümkün değildir.
Son birkaç yılda yapılan OKS ve ÖSS sonuçlarının ortaya çıkardığı en çarpıcı sonuç, tamamen eşitsizlikler üzerine kurulu olan eğitim politikalarının eğitim sistemini iflas noktasına getirmiş olmasıdır. Bu iflasın yaşanmasında, eğitimin kamusal özelliğinin bilinçli olarak geriletilmesi yanında, yıllardır eğitim sistemine damgasını vuran Türk-İslam sentezci, ırkçı-gerici eğitim politikalarının da etkisi olduğunu görmek gerekir.
İkili öğretim, kalabalık sınıflar, alt-yapı eksiklikleri, öğretmen açıkları, yetersiz ücretler gibi pek çok sorunun yanında, özellikle son yıllarda yaygınlaşan sözleşmeli öğretmenlik, geçici personel çalıştırma gibi uygulamalar, eğitimin niteliğini ve sürekliliğini olumsuz etkilemektedir. 46 bin 733 öğrencinin “sıfır” puan alması, eğitim sisteminde yıllardır yaşanan yapısal sorunların sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu nedenle sınavlarda yaşanan başarısızlıkların asıl sorumlusu, geçmiş siyasi iktidarların izinden giden, kamu okullarının sorunlarını çözmek yerine, özel okulları kalkındırmayı kendisine görev edinen Milli Eğitim Bakanlığı ve AKP Hükümetidir.
Okul öncesi eğitimden yükseköğrenime kadar tüm eğitim sistemi; bölgeler, okullar ve cinsiyetler arasındaki eşitsizliklerin giderildiği, herkesin eğitim hakkından, eşit ve parasız olarak yararlanacağı ve kimsenin eğitim hakkından mahrum bırakılmayacağı bir şekilde yeniden düzenlenmek zorundadır. Eğitimde fırsat eşitliği ancak bu şekilde sağlanabilir. Aksi takdirde her yıl yapılan sınavlar bir öncekinin tekrarı olmaktan öteye gitmeyecek, eğitim sistemi yeni başarısızlıklar üretmeye devam edecektir.









