17 Yeni Üniversite Açılması ve OKS Yerine Seviye Belirleme Sınavı Yapılmasına İlişkin Basın Açıklaması

Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin DİNÇER tarafından ‘17 Yeni Üniversite Açılması ve OKS Yerine Seviye Belirleme Sınavı Yapılması` na ilişkin 23 Mart 2007 tarihinde yapılan basın açıklaması metnidir:

TABELA ÜNİVERSİTESİ DEĞİL, ÖZGÜR BİLİM ÖZERK DEMOKRATİK ÜNİVERSİTE !

AKP hükümeti 17 yeni üniversitenin kurulması için kanun tasarısını yakında TBMM Genel Kurulu`na sevk edeceğini duyurdu. Bu açıklama ile birlikte aynı zamanda bunun ‘seçimlere yönelik bir yatırım olmadığı` da ifade edildi. Peki hiçbir hazırlık yapılmadan, akademik-bilimsel eğitim verecek bir kurumu ‘alış-veriş merkezi` açarmış gibi açmak seçim yatırımı, siyası bir hesap değil de nedir?

Türkiye`de eğitimin sorunlarının çözülmesi, eğitim ve yükseköğrenim kurumlarının nicelik ve nitelik olarak gelişmesi kuşkusuz gerekli ve zorunludur. Hükümetlerde asıl olarak bunları yapmakla yükümlüdür. Ancak AKP hükümeti bu yükümlülüğünü şimdiye kadar yerine getirmek bir yana, eğitimde ve yükseköğrenimde var olan sorunları daha da içinden çıkılmaz bir hale getirdi. Mevcut üniversitelerin ekonomik-akademik-idari sorunlarının çözümü için hiçbir adım atılmadı, eğitimin diğer alanları gibi yükseköğrenimde daha pahalı ve paralı hale getirilerek ticarileşmesi için çaba gösterildi.

Yeni bir üniversite açmak, üniversitelerin evrensel ölçütlerle belirlenen alt yapı hazırlıklarını tamamlamaktan, ekonomik kaynak, akademik ve idari personel planlamasını gerçekleştirmekten geçmektedir. Bunlar yapılmadan üniversite açılması, liseler düzeyinde öğrenim veren niteliksiz, diplomalı işsizler mezun eden üniversite sayısını arttırmak dışında hiçbir şeye yaramayacaktır.

Türkiye`de kimi kurum ve kuruluşların gerçekleştirdiği araştırmalarda üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranının gittikçe yükseldiği sonucuna ulaşılmaktadır. Örneğin iş kolumuzda öğretmen yetiştiren kurumların lisans programlarını bitiren ve diğer üniversitelerden formasyon alarak bekleyen işsiz öğretmen sayısı 120 bindir. Umut kapısı olarak görülen üniversiteler artık gençlerin hayatlarını karartan yerlere dönüşmektedir. Bu alanda ihtiyaç bilimsellikten gittikçe uzaklaşan, teknik bilgi ve beceri üzerine kurulu, akademik ve ekonomik yetersizlikler içerisinde eğitim veren üniversitelere aynılarından 17 tane daha eklenmesi değil, öncelikle var olan üniversitelerin sorunlarının çözülmesi, yeterli kaynağın kamu bütçesinden ayrılarak akademik-ekonomik ve bilimsel yeterlilikte öğrenim yapabilecek olan yeni üniversitelerin açılmasıdır. Önemli olan yeni tabela üniversiteleri kurmak değil, mevcut üniversitelerin akademik-bilimsel ölçütleri ile var olabilmesidir.

AKP hükümeti, tabela üniversite projesinden vazgeçmeli, siyasi amaçları için yine yüksek lise konumunda kalacak, her yıl binlerce diplomalı işsiz mezun edecek üniversiteler açmamalıdır.

İLKÖĞRETİMDE OKS YA DA ÇOKLU SINAV DEĞİL, NİTELİKLİ EĞİTİM !

Milli Eğitim Bakanı Sayın Çelik, “OKS`nin kaldırılacağını ve yerine eğitimde eşitlik sağlamaya yönelik Seviye Tespit Sınavı`nın uygulanacağını” açıkladı. Öğrencilerin hangi liseye girebileceğini belirleyecek Seviye Belirleme Sınavları(SBS), 6. 7 ve 8. sınıfta yapılacak. Bu üç sınav, öğretim yıllarının sonunda gerçekleştirilecek. Sayın Bakan, sınavla birlikte “İlköğretimde yeni getirilen başarı puanı uygulaması ile okulda verilen eğitimin öneminin artacağını” söylemektedir.

Sayın Bakan OKS`yi uygulamaya koyduğunda “dershaneye bağımlılığı azalacağını, özellikle çocukların sınav stresinden kurtulacağını” iddia etmişti. Ancak gördük ki, 4 yılda dershane ve dershaneye devam eden öğrenci sayısında yüzde 50`ye varan bir artış söz konusu oldu. Şimdi de benzer şekilde getirilen yeni düzenleme ile dershanelere bağımlılığın azalacağı iddia ediliyor.

Sınav Sayısını Çoğaltmak Dershaneye Bağımlılığı Arttıracaktır

Getirilen yeni düzenleme ile öğrencilerin dershaneye ve özel derse başvurmaya yönelmesi 4. ve 5. sınıfa kadar inecektir. Bu uygulama ile birlikte veli, öğretmen ve öğrenci arasındaki ilişki de bozulacaktır. Öğretmenlerin objektif ölçme ve değerlendirmeye ilişkin yöntemleri çok tartışılacaktır. Özellikle bir çok branşta öğretmen açığının olduğunu ve farklı branşlardaki öğretmenlerin kendi branşlarından olmayan derslere girdiğini göz önünde tutarsak öğretmenlerin vereceği notlar objektif olmayacaktır. Bu durum öğrencilerin not ortalamalarını olumsuz etkileyecek var olan sorunları daha da ağırlaştıracaktır.

OKS ya da Çoklu Sınava Alternatif Çözüm Önerilerimiz

  • İlköğretim; temel eğitim ağırlıklı ve dokuz yıl olmalıdır. Dokuzuncu yıl ortaöğretime yönelik alan bilgisi eğitimi vermeyi amaçlayan yıl olmalıdır.
  • İlköğretim çocuğa temel davranışları kazandırmayı ve toplumsal sosyal hayata uyumu sağlamayı esas almalıdır. Rehberlik ve yöneltme eğitimi ağırlıklı olmalıdır.
  • Temel eğitim süreci boyunca branş dersleri o branşın öğretmenlerince okutulmalıdır. Bu anlamda öğretmen açıkları hızla kapatılmalıdır.
  • Eğitimde; güvencesiz istihdam yerine kadrolu istihdam benimsenmelidir.
  • Eğitim çalışanlarına insanca yaşayacak ekonomik ve sosyal haklar verilmelidir.
  • Öğrenci-veli-idare-öğretmen arasındaki her türlü parasal ilişki sona erdirilmelidir.
  • Okullar arasındaki donatı eksikliklerinin yarattığı eşitsizlikleri giderecek önlemler alınmalıdır.
  • Sınav sayısı azaltılmalı, yapılacak sınavlar oyun ve etkinlikleri ölçmeye yönelik olmalı, yaparak yaşayarak öğrenmeyi ve araştırmayı teşvik etmelidir.
  • Ücretli özel ders, etüt, kurs gibi uygulamalar sona erdirilmeli öğrencilerin dershaneye gitmelerine izin verilmemelidir.
  • Not sistemi yerine beceri, davranış kazanımlarını ve yeteneği açığa çıkarmaya yönelik daha objektif bir ölçme-değerlendirme sistemi kurulmalıdır.
  • Sportif ve sanatsal derslerin ders saatleri arttırılmalı, bu derslere ağırlık verilmelidir.

• Tüm eğitim çalışanları Eğitim Enternasyonali`nin benimsediği ‘etik deklarasyonu`nu imzalamalı ve uygulamalıdır.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu