YÖK Araştırma Görevlisi Adaylarını İlgilendiren Hukuksuz Bir Karar Aldı!

29

YÖK, üniversitelere gönderdiği bir yazı ile skandal sayılabilecek bir karar aldığını duyurdu. 07.03.2017 tarihli YÖK Yürütme Kurulu kararına göre, lisansüstü öğrencilerinin azami sürelerinin sıfırlandığı ve sürelerin tekrar 2016-2017 güz yarıyılı itibariyle yeniden başlamasına neden olan düzenleme adeta görünmez kılındı.

Şöyle ki yüksek lisans, doktora gibi programlarda öğrenim gören lisansüstü öğrencileri, belirlenen azami süreler içerisinde bu programları bitirmek zorundadır. Ancak 26 Kasım 2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 6569 sayılı kanun gereğince; 2547 sayılı Kanunun 32.maddesine ek olarak aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Eklenen bu madde gereğince öğrenim süreleri yeniden hesaplanarak azami süre sınırı getirilmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 67 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz.”

Dolayısıyla bu düzenleme sonrasında YÖK, azami sürelerin 2016-2017 güz döneminden itibaren baştan başlatılacağını üniversite kamuoyuna duyurmuştur.

Ancak YÖK’ün 07.03.2017 tarihinde aldığı karar, yukarıda bahsettiğimiz düzenlemeyi fiilen ve hukuka aykırı biçimde geçersiz kılmayı amaçlamaktadır. Özetle YÖK üniversitelere şunu söylemektedir: “Süreleri sıfırladık ama siz araştırma görevlisi kadrolarına başvuracak kişileri sıfırlamamışız gibi değerlendirin!”

Böylece, üniversiteler tarafından ilan edilen 50/d veya 33/a kadrolarına başvuracak adayların, öğrenim süresi sıfırlanmış olsa dahi, sıfırlanmamış gibi değerlendirilmesini, yani yasal olarak olmayan azami süreyi doldurmuş olan adayların belirlenerek ilgili araştırma görevlisi kadrolarına başvurularının kabul edilmemesini istemektedir.

Anlatırken dahi zorlandığımız bu karar açıkça hukuksuzdur! Çünkü bu karar, hâlihazırda yürürlükte olan bir düzenlemeyi ortadan kaldırmamakla birlikte, araştırma görevlisi olmak isteyenlere keyfi biçimde uygulanmamasını ifade etmektedir.

Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki idare, yani YÖK, yönetilenlerin hakkının korunabilmesi için hukuka uygun hareket etmek zorundadır. Bu durum 125. madde ile de anayasal güvence altına da alınmıştır. Dolayısıyla idare, yani YÖK, bu düzenlemeden şu kişiler faydalansın, şu kişiler de faydalanmasın diyemez! Dediği takdirde ise görevini kötüye kullanarak suç işlemiş olur. Bu nedenledir ki YÖK’ü ilgili kararını gözden geçirmeye davet ediyoruz. Aksi halde, idare hukukunun en temel ilkelerini yok saymakta ısrarcı olunacağının, bu kararda ısrarcı olunmasının da suç teşkil edileceğinin bilinmesini istiyoruz.

Kararı Görmek İçin Tıklayınız

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu