Tasarı İstismara Çözüm Olamaz! Geri Çekilsin!

136

Cinsel istismar suçlarına ilişkin düzenlemeleri içeren Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

09 Nisan 2018 tarihinde TBMM’ye sunulan çocukların cinsel istismarı suçuna ilişkin değişiklikler öngören “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” çocukların haklarını merkeze koymak yerine çocuk istismarı vakalarının artması ve görünürlük kazanmasıyla ortaya çıkan tepkileri bastırmak için ilgili tarafların görüşü alınmadan hazırlanmıştır.

Tasarıya göre suçun 12 yaşını tamamlamamış çocuğa karşı işlenmesi halinde ceza daha da arttırılacak. Cinsel istismardan mahkûm olanlara tahliyeden 5 yıla kadar hadım uygulanabilecek. Cinsel istismar suçu mağdurlarıyla ilgili haberlere de yayın yasağı, erişim engeli getirilebilecek. Çocuk istismarı gibi son derece hassas ve kamuoyunda infial yaratan bir konuda sorumluları aklamaya, korumaya ve kamuoyundan gizlemeye yönelik olarak gösterilen her tavır, Türkiye’de çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarının neden bu kadar arttığını açıklamaktadır. Getirilecek yayın yasağı, çocuğun yararını gözetmekten çok toplumun bilgi edinme, hesap sorma, denetleme ve kamuoyu oluşturma kanallarını kapatmaya yönelik bir adımdır.

Çocuk hakları sözleşmesi uyarınca 18 yaşının altında herkes çocuktur. 12 yaş ayrımı yapmak tıpkı hadım cezasının şeri hukuk cezası olması gibi dini referanslarla yapılan ayrımdır.  Hadım, çocuk istismarını önleme düzenlemesi olmayacaktır. Cinsel saldırı suçlarının, toplumun erkek egemen anlayış ve uygulamalarından soyutlanarak sadece cinselliğe indirgenip tıbbileştirilmesi kabul edilemezdir.

12 yaş altı çocuklar için müebbet gibi düzenleme yapmak demek 12-15 yaş arası için rıza arama gibi uygulamalara neden olacaktır. Çocuk yaşta evliliklerin yaygın olduğu ülkemizde ciddi bir tehdit olacaktır. 2015 verilerine göre, cinsel dokunulmazlık suçlarından yargılanan her altı kişiden birinin çocuk olduğu görmezden gelinerek tasarıda failin de çocuk olduğu hallere ilişkin bir düzenlemeye yer verilememektedir.

AKP hükümetinin başta Pozantı, Ensar Vakfı, İzmir, Gerger ve Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşananlar olmak üzere ülkede yaşanan cinsel istismarın üzerini örtmeye yönelik açıklamaları, cinsel istismar ve cinsel saldırıların artmasına yol açarken, kadına ve çocuğa yönelik taciz, tecavüz ve katliamları AKP’nin cinsiyetçi politikalarından ayrı ve bağımsız düşünmek mümkün değildir. 2018 yılının;

  • Ocak ayında, basına yansıyan haberlerden sadece 147 çocuğun,
  • Şubat ayında, basına yansıyan haberlerden sadece 30 çocuğun,
  • Mart ayında, basına yansıyan haberlerden sadece 269 çocuğun cinsel istismara uğradığı bilgilerine ulaşıldı. Ancak biz kadınlar, gerçek rakamların bundan çok daha fazla olduğunu biliyoruz.

Türkiye’nin taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi, Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi ve İstanbul Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası sözleşmelere uygun düzenlemeler yapılmalıdır. Çocuğa yönelik cinsel istismarı ortaya çıkaran sebepleri ortadan kaldırmak, koruyucu-önleyici ve çocukları güçlendirici uygulamalar ve hizmetler gerçekleştirilmelidir.

Eğitim Sen olarak, çocuk istismarlarının üstünün kapatılmasına ve meşrulaştırılmasına izin vermedik, vermeyeceğiz. 23-29 Nisan tarihlerinde birlikte “Çocuğun Çıkaramadığı Ses Ol’’maya çağırıyoruz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu