OHAL Fırsatçılığı İle En Çok Kadınlar Hedef Alındı!

87

Konfederasyonumuz KESK, AKP OHAL rejiminde ihraç edilen KESK’li kadınlarla yaptığı anket çalışmasının sonuçlarını açıkladı. İhraç kadınlar araştırması raporuna göre, 22 aydır devam eden ve 7 kere uzatılan OHAL kapsamında kamudan ihraç edilen emekçilerin yaklaşık % 20’sini kadın emekçiler oluşturmaktadır.

 

15 Temmuz darbe girişimi sonrası, darbeye karşı ilan edildiği ve 45 gün içerisinde biteceği açıklanan, 2016 Temmuzunda başlayan ve 22 aylık süreyi aşan OHAL rejimi ile yönetiliyoruz.

OHAL sonrası Türkiye genelinde kamudan ihraç edilen kişi sayısı net olarak halen bilinmemektedir. Ancak taşeron emekçi olup kadroya geçirilmeyenler, kayyumlarca işten atılanlar, üniversitelerde sözleşmesi yenilenmeyenler gibi gruplar dâhil edilince OHAL nedeniyle kamudan atılan sayısı 140.000 kişiyi geçmektedir.

OHAL İşlemleri Komisyonu açıklamasına göre; “Olağanüstü hal kapsamında yayımlanan KHK’lar ile 107.175’i kamu görevinden ihraç olmak üzere toplam 111.895 tedbir işlemi gerçekleştirilmiştir.” Konfederasyonumuzun araştırmalarına göre ise sadece OHAL KHK’leri ile ihraç edilen kişi sayısı, 116.512 kişi olup 22.028’i kadındır. İhraç edilen kadın kamu emekçilerinin toplam sayı içerisindeki oranı %20’ye denk düşmektedir.

Cinsiyet eşitsizliğiyle kurgulanmış toplumsal düzende var olmaya çalışan kadınların uğradığı eşitsizlik ve ayrımcılık OHAL sürecinde derinleşerek artmış, İhraçlar özgürleştirici etkisi bulunan çalışma alanından kadınların uzaklaştırılmasına neden olmuştur. Ekonomik özgürlüğü ellerinden alınan kadınlar daha fazla eş, aile ve toplumsal baskıya maruz bırakılmıştır.

On binlerce kadın emekçinin işsiz bırakıldığı bu süreçte;

  • 600’den fazla kadın, erkek şiddeti ile katledildi.
  • Kadın ve çocuk hakları savunusu yapan 11 dernek kapatıldı.
  • 16 kadın gazeteci tutuklandı.
  • 35 kadın belediye başkanı ve 5 kadın milletvekili görevleri engellenerek tutuklandı.
  • Kadın ve çocuklara yönelik istismar, taciz ve tecavüz saldırıları arttı.
  • Kadın ve çocuk haklarına ilişkin yasal değişikliklerle gerici bir saldırı başlatıldı.

İhraç politikası toplumsal cinsiyet boyutuyla değerlendirildiğinde kadın emeğine yönelik bir saldırı olarak nitelendirmek, AKP’nin kadına biçtiği geleneksel rolleri OHAL ve KHK’ler eliyle hayata geçirmeye çalıştığını ifade etmek doğru olacaktır.

Yaratılmak istenen tek adam rejiminin hayat bulması önünde engel olarak görülen toplumsal muhalefeti sindirmek ve yok etmek amacıyla bir silaha dönüştürülen OHAL ve KHK’ler siyasal iktidarın yıllardır yürüttüğü kadın düşmanı politikalarının bir aracı haline getirilmiştir. Siyasal, ekonomik ve sosyal alanda kadın kazanımlarını ve örgütlenmesini hedef alan saldırıların yanında emek alanında yürütülen cinsiyetçi baskılar ve politikaların amacı kadınları tüm toplumsallıktan dışlayarak mutlak itaate zorlamaktır. Kadınların toplumu dönüştürücü etkisi ve gücü nedeniyle örgütlü kadın mücadelesine karşı daha saldırgan ve intikamcı bir yaklaşım sergilenmektedir.

OHAL döneminde KESK’e bağlı sendikalardan ihraç edilen kişi ise 4.218 kişidir. Bu ihraçların % 25.3’ü (1.069’u) kadın emekçilerdendir. KESK’in kadın emeği mücadelesindeki sözüne tahammül göstermeyen siyasal iktidar OHAL fırsatçılığı kapsamında KESK’li kadınlara daha çok saldırmıştır.

Ekte sunduğumuz rapor, AKP OHAL rejiminin ihraç ettiği 232 KESK’li kadın arkadaşımızla yapılan anket çalışmasının sonuç raporudur.

snc

Rapor incelendiğinde görülecektir ki; ihraç edilen kadınların % 68’i “İhraç öncesi hakkınızda açılmış herhangi bir idari veya adli bir soruşturma var mıydı?” sorusuna “Hakkımda herhangi bir soruşturma yoktu” yanıtını vermiştir. OHAL KHK ihraçlarının açıkça hukuka aykırılığını ortaya çıkaran bu durum her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Hakkında soruşturma açılanlar ise çoğunlukla yasalara uygun sendikal faaliyetlere karşı açılan soruşturmaların olduğunu ve çoğunlukla mahkemelerde emekçilerin lehine kararların çıktığını ifade etmişlerdir.

Kamuda yaş ve kıdem süresi kazanılmış bir hak olan emeklilik hakkı ve ikramiyesinin kullanılmasında önemli bir faktördür. KESK’li kadın ihraçlarla yapılan anketin sonuçlarına göre ihraç edilen kadınların sadece % 10’u, “50 ve üzeri” yaş grubundadır. İhraç edilen kadın emekçilerin % 55’i 40 yaş altı iken % 35’i de 40-49 yaş grubundadır.

İhraç edilen kadın emekçilerin kıdem süreleri görünümüne incelendiğinde; ihraç edilen her 4 kadından birinin 5 veya altında bir kıdeminin olduğu ifade edilmiştir. Kıdem süresi 10 yılın altında olanların oranı % 46 iken, 15 yılın altında olanların oranı % 60, 20 yılın altında olanları oranı yaklaşık % 72’dir. KESK’ li kadın ihraçların sadece % 28’i 20 yıl ve üzeri kıdeme sahiptir.

KESK’li kadın ihraçların % 95’i lise üzerinde bir eğitim düzeyine sahipken % 9’u doktoralı, % 12’si yüksek lisanslıdır. Bu yönüyle ihraçlar nitelikli insan gücünün de kamu hizmetlerinden uzaklaştırılmasına hizmet etmiştir.

İhraç Edilenin Eğitim Düzeyi Oran
Lisans 59%
Önlisans 15%
Yüksek Lisans 12%
Doktora 9%
Lise ve dengi 5%
Genel Toplam 100,00%

 KESK kadın ihraç araştırması kapsamında ihraç edilenlerin ihraç edildiği dönemde medeni durumlarına ilişkin % 50 o dönemde bekar olduğunu, % 46,1 evli olduğunu ifade etmiştir. Bu kapsamda ihraçtan sonra % 8 oranında medeni durumlarında değişiklik olduğunu ifade etmişlerdir.

KESK’Lİ İhraç Kadınlar Araştırması Raporu’nun tamamını görmek için tıklayınız.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu