İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz! Fesih Kararı İptal Edilmelidir!

297

11 Mayıs 2011’de İstanbul’da Avrupa Konseyi toplantısında imzaya açılan ve Türkiye’nin ilk imzacı ülke olduğu “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nden Türkiye’nin hukuksuz bir biçimde çekilmesinin üzerinden bir yıl geçti.

Türkiye’de 1 Ağustos 2014’den beri yürürlükte olan İstanbul Sözleşmesi, kadınlara yönelik her türlü şiddetin önlenmesi, kadınların her türlü şiddetten korunması, şiddet faillerinin kovuşturulması, yargılanması ve cezalandırılması için en ince ayrıntısına kadar hazırlanmış ilk uluslararası sözleşmedir. Kadınların mücadelesi sonucunda imzalanan ve kadınların en önemli kazanımlarından biri olan İstanbul Sözleşmesi’nin etkin bir biçimde uygulanması için mücadele yürütülmesi gerekirken, hukuku yok sayarak alınan çekilme kararı kadınlar açısından yok hükmündedir.

İstanbul Sözleşmesi yürürlükte olduğu 2014 yılından bu yana etkili bir biçimde uygulanabilseydi katledilmiş pek çok kadın bugün yaşıyor olacaktı. Bu koşullarda İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi kararı daha çok kadının erkekler tarafından korkusuzca katledilmesi, faillerin aklanması, cinsiyet eşitsizliğinin çalışma yaşamında, eğitim politikalarında ve yaşamın bir bütününde daha fazla derinleştirilmesi anlamına gelmektedir.

İstanbul Sözleşmesi’nin siyasal iktidar ve iktidarla aynı ideolojiden beslenen gerici çevrelerce hedef alınmasının nedeni sözleşmenin toplumsal cinsiyet eşitliğini temel almasıdır. Kadınları değil aileyi korumayı önceleyen, şiddeti değil boşanmayı engellemeyi amaç edinen iktidarın cinsiyetçi saldırılarının hedefi tekçi, gerici ideolojisini kadınların yaşamı üzerinde kurduğu denetimle tüm topluma yaymaktır. İstanbul Sözleşmesi’ni kendisine bir tehdit olarak gören siyasi iktidarın baskıcı ve ataerkil isteklerine teslim olmayacağız.

İstanbul Sözleşmesi’nin feshi tartışmalarının başladığı günden bu yana kararlı mücadelemizden asla vazgeçmedik. Yaşamın her alanında İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya, hukuksuz çekilme kararının geri çekilmesi için mücadele etmeye devam ettik. Danıştay Savcılığı’nın “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı hukuksuzdur” görüşü de yürüttüğümüz mücadelenin bir sonucudur. İstanbul Sözleşmesi’nin feshi kararı iptal edilene kadar da sözleşmeyi savunmaya devam edeceğiz. Çünkü İstanbul Sözleşmesi eşit ve şiddetten uzak hayat hakkımızın güvencesidir. Din, dil, ırk, sınıf, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, yaş, medeni hal, doğum yeri, göçmenlik gibi nedenlerle ayrımcılığa uğramaksızın şiddetten uzak bir hayat yaşama hakkının garantisidir. İstanbul Sözleşmesi, sınırları aşan mücadelemizin belgesidir.

Yargısal süreçlerde ayrımcılığın, adaletsizliklerin ve yeni şiddet biçimlerinin tekrar tekrar ortaya çıkmaması için,

Etkin ve ivedi koruma, soruşturma ve yargılama için,

Erkek adalet değil, gerçek adalet için,

Tüm kamusal hizmetlere nitelikli, hızlı, güvenli, ücretsiz bir biçimde ulaşma hakkımız için,

Eşit, özgür, şiddetsiz bir üniversite, eğitimin her kademesinde toplumsal cinsiyet eşitliği için İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz!

İstanbul Sözleşmesi’ni nasıl kazandıysak hukuksuz fesih kararına karşı da mücadele etmeye devam edeceğiz. Yaşamın her alanında kadın mücadelesi ve kadın dayanışması ile eşit ve özgür bir toplumu inşa edeceğiz. Anayasayı ve Meclis iradesini yok sayarak hukuksuz bir biçimde alınan İstanbul Sözleşmesi’nin feshi kararı iptal edilmeli, sözleşme etkin bir biçimde uygulanmalıdır.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu