Fransa’da hükümetin kanunlaştırmak istediği yeni çalışma yasa tasarısına yönelik protestolar devam ediyor. Bugün de sendikaların çağrısıyla ülke genelinde grev ve protestolar düzenleniyor. Tartışmalara neden olan yasa tasarısının onaylanması halinde, günlük azami 10 saatlik çalışma süresi 12 saate çıkarılacak, iş sözleşmesinde değişiklik yapmak isteyen çalışanlar işten atılabilecek, yarı zamanlı çalışanların haftalık 24 saat olan asgari çalışma süresi düşürülecek, fazla mesailerde daha az ödeme yapılabilecek.
Dört aydır başta işçiler olmak üzere bir çok toplumsal kesimin yeni iş yasasına karşı yürüttüğü mücadele Fransa hükümetini giderek korkutuyor. Hükümet önce bugün yapılacağı açıklanan yasa karşıtı işçi mitingini yasakladı. Ardından sendikalar, aydın ve akademisyenlerin yanı sıra birçok siyasi partinin tepki göstermesi ve sosyal medyada binlerce kişinin yasağı tanımayacağını açıklamasının ardından geri adım attı.
Biz de Eğitim Sen olarak Fransız işçi sınıfının haklı mücadelesini selamlayarak, dayanışma ve destek duygumuzu ifade etmek için aşağıdaki mesajı Fransa Genel İşçi Sendikaları Konfederasyonu CGT’ye ilettik.
CGT’ye ilettiğimiz mesaj şu şekilde:
Fransız hükümetinin çalışma ilişkilerini sermaye lehine düzenleyen, emekçilere güvencesizliği dayatan yeni bir iş yasasını dayatma politikasına karşı örnek mücadelenizi, pek çok ülke gibi Türkiyeli emekçiler olarak yakından takip ediyoruz.
Yapılmak istenen düzenleme ile sermayenin çıkarları lehine toplu sözleşmelerin ihlali, emekçilerin uzun yıllar mücadele ederek kazandıklarının, ücretlerin, çalışma saatlerinin değiştirilmesine karşı mücadelenizde yalnız değilsiniz.
Fransa hükümetinin işçi düşmanı yasa tasarısına karşı emekçilerin haklarına yapılan saldırının sadece Fransa’yı değil, Avrupa’nın tümünü ilgilendiren bir konu olduğunu işçi sınıfının, gençliğin, öğrencilerin ve Fransız halkının güçlü ve kitlesel eylemleri ile görülmektedir.
Benzer saldırılar Türkiye’de de yaşanmakta, çalışma yasaları değiştirilerek esnek ve güvencesiz istihdam politikaları hayata geçirilmektedir. Farklı ülkelerde yaşıyor olsak da, Türkiye ve Fransa emekçileri benzer saldırılarla karşı karşıyadır.
Sermayenin durmak bilmez saldırılarına ve dayatmacı politikalarına karşı koyabilmek için emekçilerin ortak tutum alması ve enternasyonal dayanışma içinde olması gerektiği açıktır.
Eğitim ve bilim emekçileri olarak, iktidarın dayatmacı yasalarına karşı direnen, daha iyi çalışma ve yaşam koşulları için mücadele eden Fransız emekçilerin sınıf mücadelesini dayanışma duygularımızla selamlıyor, mücadelenizde yalnız olmadığınızı belirtmek istiyoruz.
Dayanışmayla,
EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİ SENDİKASI










