Eğitim Sen ve KESK’e Yönelik Cadı Avına Son Verin!

Mardin Midyat’ta Eğitim Sen ve KESK üyelerin gözaltına alınması, Genel Mali Sekreterimiz Mesut Fırat’ın da katıldığı basın açıklamasıyla protesto edildi. Midyat Temsilciliğimizin yaptığı açıklamada, Eğitim Sen ve KESK üyelerinin serbest bırakılması istendi.

Açıklama şöyle:

“Eğitim Sen Mardin Şubesi Midyat temsilciliğine bağlı 10 yönetici ve üyemiz ile aralarında KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyelerinin de bulunduğu 36 kişi gözaltına alınmıştır. Uzun gözaltı süresinden sonra Eğitim Sen Midyat temsilciliğinin yöneticilerinden Mehmet Emin Çiçek, Muzaffer Baran, Ahmet Demir ve Mehmet Nur Budak ile aralarında SES üyelerinin bulunduğu 15 kişi tutuklanmış ve Midyat Cezaevi’ne konulmuşlardır.

Tutuklanan Mehmet Nur Budak arkadaşımızın kasığından itibaren bacağının olmaması ve tedavi görmesine rağmen gözaltında tutulması sağlık ve de yaşam hakkı ihlalidir. Midyat Başsavcılığı ile yaptığımız görüşmede, aralarında KESK, Eğitim Sen ve SES MYK üyelerimizin olduğu; başta Mehmet Nur arkadaşımız olmak üzere tutuklanan KESK üyelerinin durumlarının yeniden değerlendirileceği ifade edildi. Bu ifadeden yola çıkarak 15 Temmuz sonrasında her yerde olduğu gibi ilimizde de başlatılan cadı avının durdurulmasını, yapılan hukuksuzlukların giderilmesini umut ediyoruz.

Daha önce Midyat Temsilciliğimizin üyelerine dönük olarak; yaptıkları sosyal medya paylaşımlarından dolayı, 7 arkadaşımız 1 yıl 6’şar ay gibi cezalara çarptırılmış, 6 arkadaşımız da farklı illere sürgün edilmiştir. Yine Kızıltepe Eğitim Sen Temsilciliği üyesi Mehmet Emin Çiçek arkadaşımız ve Mazıdağı Eğitim Sen Temsilciliği üyesi Burak Dağlı gözaltına alınmıştır.

Bizler tarafından hangi amaçla yapıldığı bilinen bu tür keyfi gözaltıların, tamamen haklı mücadelemizi yıpratmaya ve kamuoyunun kafasında soru işaretleri oluşturmaya yönelik olduğu açıktır. Nitekim soruşturma dosyasında gizlilik kararı olmasına rağmen yerel ve ulusal basına servis edilen ve tamamen asılsız iftira niteliği taşıyan bilgilerle üyelerimizi “darbeci cemaat” ile ilişkilendirmek için büyük bir gayret gösterilmektedir.

Avukatların dosyada gizlilik kararından dolayı ulaşamadıkları iddianamenin kimler tarafından, nasıl ve de hangi amaçlarla basınla paylaşıldığı ortaya çıkarılmalıdır. Bugüne kadar her fırsatta siyasi iktidarların ve onlarla birlikte hareket edenlerin hedefinde olan Eğitim Sen’i ve üyelerini “darbecilerle” ilişkilendirenler ve bunun haberini yapanlar bunun hesabını hukuk önünde mutlaka verecektir.

Gülen cemaati ile yıllarca iş yapan, beraber kurdukları kumpaslar ve tuzaklarla binlerce masum insanı cezalandıran, hatta intihar etmelerine neden olanlara göz yumanlar, Eğitim Sen üyelerini “darbeci zihniyet” ile ilişkilendirecek kadar gözünü karartmıştır. Kendileri gibi düşünmeyen herkesi potansiyel düşman görerek bertaraf etmek isteyenler ile bizleri bu tür tuzaklarla baskı altına almaya çalışan ve haklı mücadelemizden döndürmeyi amaçlayan her türlü hukuk dışı ve fiili uygulamanın karşısında olacağımız bilinmelidir.

Darbe soruşturmasıyla hiçbir somut bağlantısı olmamasına rağmen, darbe girişimini kendileri için fırsata çevirmek isteyenlerin bizleri de sürece katma gayretleri, iktidar eliyle başlatılan “cadı avı”nın hangi boyutlara geldiğini görmek açısından önemlidir.

Eğitim Sen’i bilen ve tanıyanlar, bugüne kadar her türlü iftira ve yalana rağmen hiçbir baskı ve tehdide boyun eğmediğimizi gayet iyi bilmektedir. Siyasi iktidar, bizimle değil bugüne kadar aynı yolda beraber yürüdükleri darbeci çetelerle uğraşmalıdır.

Üyelerimize yönelik iftiralarla gerçekleştirilen haksız ve hukuksuz gözaltı işlemi derhal son bulmalı ve tutuklanan üyelerimiz derhal serbest bırakılmalıdır.”         

EĞİTİM SEN MARDİN ŞUBESİ

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu