Dilek Doğan’ın Katili Bir An Önce Açıklanmalı ve Yargılanmalıdır!

30

18 Ekim 2015 tarihinde, Sarıyer’deki evinde polis kurşunu ile yaralanan Dilek Doğan, 25 Ekim’de yaşam mücadelesini yitirerek aramızdan ayrıldı. Dilek Doğan, herhangi bir yerde değil, evinde vuruldu. Kaçmıyordu, aranmıyordu, silahlı değildi.

İntihar bombacısı olma iddiasıyla arananların güvenlik içinde seyahat edebildikleri, gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldıkları ülkemizde, sıradan insanların kendi evlerinin içinde can güvenlikleri bulunmuyor. Dilek Doğan polis kurşunu ile hayatını kaybeden ilk sivil değil… Uğur Kaymaz’dan Uğur Kurt’a onlarca sivil insan güvenlik güçlerinin açtığı ateşle yaşamını yitirdi. Özellikle İç Güvenlik Yasası çıktıktan sonra, IŞİD’li canlı bombacılar dışında hiç kimsenin can güvenliği kalmamıştır. Dilek Doğan, orantısız polis şiddetinin son kurbanı olmuştur. Şimdiye kadar bu şekilde işlenen cinayetler etkili şekilde soruşturulmamış, cezalandırılmamıştır. Bu nedenle Başbakan’ın “Bu genç kızımızla ilgili gerekli diğer olaylar gibi araştırmalar yapılıyor. Yanlış uygulama varsa peşi bırakılmaz gereği yapılır.” vaatleri kamuoyunda bir şey ifade etmemektedir. Her şeyden önce Dilek Doğan artık aramızda değildir. Yapılacak hiçbir şey onu geri getirmeyecektir. Buna karşın başka benzer cinayetlerin olmaması için katillerin korunmaması ve cezalandırılması gereklidir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu