Ülkemizde yıllardır uygulanan, 15 Temmuz sonrasında belirgin bir şekilde artan baskıcı, otoriter ve anti demokratik uygulamalar artarak sürmektedir. İktidarın baskı ve tehditleri karşısında direnen, işi, ekmeği ve hakları için direnen emekçilerin ve onların örgütlü olduğu sendikaların mücadelesi hukuksuz uygulamalarla bastırılmak istenmektedir.
Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri Ebru Yiğit, Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca ile birlikte Almanya Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (GEW) kongresine davetli olarak Almanya’da bulunduğu bilinmesine rağmen, bugün sabaha karşı polisler tarafından evi hukuksuz bir şekilde basılarak arama yapılmıştır.
Hükümetin kendisi gibi düşünmeyen, haksızlıklar karşısında sesini yükseltenlere karşı gösterdiği tahammülsüzlük son dönemde öylesine artmıştır ki, iktidarın ve onun uzantılarının pervasız saldırıları örgülü ve muhalif kimliği ile bilinenlere yönelmiş durumdadır. Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri’nin davetli olarak Almanya’da bulunduğu sırada evinin basılması başlı başına bir skandaldır. Yıllardır büyük gürültüler eşliğinde gerçekleştirilen “şafak baskınları”nın hangi amaçla yapıldığı, kamuoyuna ne tür mesajlar verilmek istendiği herkes tarafından çok iyi bilinmektedir. OHAL hukuksuzluğunun arkasına sığınılarak yapılan polis baskınları ve söz konusu baskınların biçimi, tamamen haklı mücadelemizi yıpratmaya ve kamuoyunun kafasında soru işaretleri oluşturmaya yöneliktir.
Siyasi iktidar ve onun denetimindeki emniyetin hukuksuz uygulamalarını kabul etmek mümkün değildir. Eğitim Sen’i iktidarın belirlediği sınırlar içinde hapsetmeye, hizaya getirmeye çalışanlar büyük bir yanılgı içindedir. Kamuoyu Eğitim Sen’i de, yürüttüğü onurlu mücadelesini de gayet iyi tanımaktadır. Eğitim Sen’in haklı mücadelesine gölge düşürmeye yönelik hukuk dışı girişimlerin karşısında duracağımız bilinmelidir.










