Prof. Dr. Raşit Tükel İstanbul Üniversitesi’nin Rektörüdür!

b04e4f08b65cdbd_ek

Ülkeyi anonim şirket gibi yönetme derdinde olanlar, yıllar içinde üniversiteleri de rektörlerin çiftliği haline getirmişlerdir. Dolayısıyla ülkenin siyasal gidişatına paralel biçimde üniversiteler de payına düşeni almış, düşünce ve ifade özgürlüğünden, örgütlenme özgürlüğüne kadar temel hak ve özgürlüklerin giderek ortadan kaldırıldığı bir kurum haline indirgenmiştir.

Üniversitelerin bu duruma getirilmesi sürecinde katkısı olan bir başka etken ise AKP`nin amaç ve hedeflerine uygun ilişkilerin üniversite içerisinde yerleşmesine yönelik atılan adımlardır. Bugüne kadar AKP tarafından atanan rektörlerin neredeyse tamamı, YÖK`ün kendilerine sunduğu imkanlardan da yararlanarak, üniversitelerde özgür düşünce ve demokrasiyi güçlendirmek yerine AKP`ye itaati temel görev olarak görmüşlerdir.

Böylesi bir tablo içerisinde üniversitelerdeki rektörlük seçimleri, öğretim üyeleri dışındaki üniversite bileşenlerinin iradesinin yok sayıldığı, seçimlerde oy kullanan öğretim üyelerinin iradesinin ise son kertede Cumhurbaşkanı`nın iradesi karşısında buharlaştığı göstermelik bir oyuna dönmüştür. Halbuki olması gereken, tüm üniversite bileşenlerinin katılımıyla, yani eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik özyönetim modeliyle üniversitenin yönetilmesidir. Ancak Türkiye`nin faşizme doğru hızla sürüklendiği bir atmosferde, egemenlerden böylesi bir düzenleme yapmalarını beklemek de kelimenin en naif anlamıyla saflık olacaktır.

İstanbul Üniversitesi`ndeki rektörlük seçimleri ise bu gidişatı durduracak iradenin nerede saklı olduğunu göstermekle kalmamış, bu iradeyi güçlü bir şekilde ortaya koymuştur.  Oy kullanan 2 bin 595 öğretim üyesinin yarısı toplum yararına nitelikli bilgi üreten, tüm üniversite bileşenlerinin karar alma süreçlerine etkin ve eşit katılımını hedefleyen bir program dahilinde oylarını Prof.Dr.Raşit Tükel`e vermiş ve onun birinci gelmesini sağlamıştır. Her ne kadar tüm üniversite bileşenlerinin iradesi bu seçime yansımamış olsa da oy hakkı elinden alınmış üniversite bileşenleri de yaptıkları açıklamalarla Raşit Tükel`e ve demokratik üniversite programına ciddi bir destek sunmuştur. Dolayısıyla üniversite bileşenleri, her defasında seçimi kutsayan AKP`yi kendi minderinde mağlup etmiştir. Ortaya çıkan sonuç, üniversitenin üniversite olarak kalabilmesi için ortaya konulan programın ne kadar hayati olduğunu açıkça göstermiştir.

Eğitim Sen olarak, insan-toplum-doğa yararına üniversiteye giden yolda önemli bir kavşak olarak gördüğümüz bu sonucu sahiplendiğimizin bilinmesini istiyoruz. Seçimdeki diğer adayların ise üniversitenin kurumsal özerkliğine ve demokratik kültürüne katkı sunmak adına öğretim üyelerinin iradesine saygı göstererek adaylıktan çekilmeleri gerektiğini altını çizerek ifade ediyoruz. Aksi halde Raşit Tükel`in dışında atanacak herhangi bir rektörün üniversiteyi büyük bir krizin içine sürükleyeceği çok açıktır. Bu nedenledir ki üniversitenin iradesinin gasp edilmesine kimse izin vermemelidir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu