683 Sayılı KHK İle Masumiyet Karinesi Yok Sayılarak Doçent Adaylarına Yargısız İnfaz Yapıldı!

47

OHAL hukukuna dahi aykırı biçimde çıkarılan, evrensel hukuk ilkelerini yok sayan KHK’lara bugün yenileri eklendi. Hükümet bir kez daha haklarında hiçbir somut ve hukuki delil ileri sunulmadan yüzlerce kamu emekçisini ihraç etti, ekranları kararttı.

Bunlarla birlikte 683 sayılı KHK içerisine yerleştirilen bir madde ile doçentlik başvurularına dair düzenleme yapıldı. Getirilen düzenlemeye göre:
• “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması ya da değerlendirilmesi sebebiyle görevden uzaklaştırılan veya haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan doçent adaylarının, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca veya adli soruşturma ya da kovuşturma sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurularına ilişkin işlemler durdurulur.
• Haklarında “kamu görevinden çıkarma veya mahkumiyet kararı verilen” doçent adaylarının, doçentlik başvuruları iptal edilir.
Görüldüğü üzere terör örgütleriyle irtibatlandırılarak hakkında adli soruşturma ya da kovuşturma açılmış bir doçent adayının, yargı süreci sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurusu durdurulmuştur.

Daha somut ifade etmemiz gerekirse, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisini imzalaması nedeniyle Savcılıklar tarafından hakkında kovuşturma ya da soruşturma yürütülen doçent adayları, bu yargı süreci sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurusu yapamayacaktır! Böylelikle;
• Masumiyet karinesi ortadan kaldırılmış olmakta,
• Doçent olma hakkı uzun yargı süreci içerisinde boğulmak istenmekte,
• Yargı kararı beklenmeden, hükümet tarafından “suçlu” görülen ya da “suçlu” ilan edilen doçent adayları cezalandırılmakta ve yargı baypas edilmektedir.

Kaldı ki, haklarında hiçbir hukuki ve somut delil olmadan ihraç edilen ya da kamu görevinden çıkarılan akademisyenler de dahil olmak üzere bu düzenleme, doçentlik başvurusunda bulunan ve düzenlemenin muhatabı olan herkes için yargısız infaz anlamını taşımaktadır!

Eğitim Sen olarak, bu düzenlemeyi ve hukuksuzluğun norm haline getirilmesini kabul etmediğimizi, asla da etmeyeceğimizi belirtir, konuyu TBMM gündemine taşıyacağımızın bilinmesini isteriz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu