Verilen Cezayı Tanımıyoruz, Eser Çapar Yalnız Değildir!

Adana Şube üyemiz Eser Çapar, Gezi direnişi eylemlerine katıldığı gerekçe gösterilerek hakkında memuriyetten çıkarılmasına ilişkin dava açılmıştı. Davanın ilk duruşması 8 Ocak Perşembe günü görüldü.

Sendikamız Adana Şubesi, Adana Adliye‘sine yürüyerek kararı protesto etti. Eyleme, Genel Başkanımız Kamuran Karaca ve KESK Eş Başkanı Şaziye Öz katıldı. Adliye önünde sonlanan yürüyüşün ardından Adana Şube Başkanımız Ahmet Karagöz bir açıklama yaptı.

Genel Başkanımız Kamuran Karaca ise hükümetin Gezi dendiğinde bir paranoya yaşadığını ve bu nedenle şiddete başvurduğu ifade ederek şiddetin asıl sebebinin kendi suçlarının üzerini örtmek olduğunu dile getirdi. Yurttaşların haklı taleplerine kulak verilmesi, çözüm getirilmesi için alanlara çıktığını ifade eden Karaca, “Hükümetten buna yönelik adımlar beklerken birçok kişi hayatını kaybetti ve yaralandı” dedi. Açılan idari ve adli soruşturmalarla haklı taleplerini dile getiren yurttaşların cezalandırma sürecinin başlatıldığına dikkat çeken Karaca, AKP‘nin cadı avı başlattığını söyledi. 

‘İktidar hırsı toplumsal muhalefeti yok etmek istiyor‘

Çapar hakkında açılan davanın AKP iktidarının yekpare iktidar hırsı ile sürgün baskı şiddet cezalandırma yolu ile bütün toplumsal muhalefeti zapturapt altına alma çalışmalarının göstergesi olduğuna dikkat çeken KESK Eş Başkanı Şaziye Öz ise “Son günlerde bütün illerde üyelerimize açılan davalarımıza niye dava açıldığı ortadadır. Biz bu davalarda tarafız” dedi. Eser Çapar‘a “Ortak alanlarımız neden sermayeye peşkeş çekiliyor” dediği için davalar açıldığını belirten Öz, korkmadıklarını ifade ederek, KESK‘ e açılan tüm davaların sözcüsü ve savunucusu olduklarını söyledi.

Duruşma ertelendi

Adana 4‘üncü Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülen davanın duruşmasına, sanık avukatları katıldı. Genel Başkanımız Kamuran Karaca, KESK Eş Başkanı Şaziye Köse ve üyelerimizin de bulunduğu duruşmada avukatlar, Çapar‘a yöneltilen suçlamaların gerçekle ilgili olmadığını belirtti. Duruşma 3 Mart 2015 tarihine ertelendi.

Mahkeme önünde yapılan açıklamanın tam metni:  

Verilen Cezayı Tanımıyoruz, Eser Çapar Yalnız Değildir!

Milyonların katıldığı ve adına Gezi Direnişi dedikleri büyük halk hareketinden korkan AKP; direnişe katılan ve kimliklerini tespit ettiği her yurttaşı sindirme ve itibarsızlaştırma adına her türlü baskıyı uygulamaktan çekinmemiştir. Biz kamu çalışanlarını, açılan idari soruşturmalarla cezalandırmak istediler. Ancak o dönem soruşturmayı yürüten Adana İl Milli Eğitim Teftiş Kurulu Başkanı gezi sürecini yasal, anayasal, sendikal hak ve özgürlükler kapsamında yorumlayıp, soruşturmaya yer olmadığını bildirmesiyle birlikte Teftiş Kurulu Başkanını görevden almışlardı.

Adana Valisi ve Adana İl Milli Eğitim Müdürü AKP`de aldıkları talimat gereği Gezi Direnişine katılanlara mutlaka ceza vermeleri gerekiyordu. Bu nedenle de gezi süreciyle ilgili ifadeler bir kez daha alınmalıydı ki öyle de oldu. Siyasi erkte aldıkları talimatları harfiyen yerine getiren yeni militan kadrolar görevlendirilerek üye ve yöneticilerimizin ifadeleri bir kez daha alındı. Son bir ay içerisinde 19 üye ve yönetici arkadaşımıza “Uyarı” cezası verilmiştir. Adana`da Eğitim ve Bilim Emekçilerinin emek ve demokrasi mücadelesini baskılarla bitirilmek istenmesi nafiledir. Kısacası “baskılar bizleri yıldıramaz” diyoruz.

En Son Yüreğir ilçesi Güney Sanayi Çalışanları İlkokulu Sınıf Öğretmeni üyemiz ESER ÇAPAR, hakkında “Taksim Yayalaştırma Projesi kapsamında yapılan çalışmaların protesto edilmesi amacıyla Adana ilinde 1-16 Haziran 2013 tarihlerinde izinsiz olarak yapılan gösterileri organize eden kişiler arasında yer aldığı ve izinsiz olarak yapılan gösterilere katıldığı” gerekçesiyle disiplin soruşturması başlatılmış, soruşturma sonucu 657 sayılı DMK`nın 125/E-a maddesi uyarınca “Devlet Memurluğundan Çıkarma” cezasıyla cezalandırılmıştır.

Eser ÇAPAR arkadaşımız sendikamızın çağrısı üzerine gezi eylemlerine katılmıştır. Savunmasında Eğitim Sen`in çağrısı üzerine katıldığını, etkinliklerde 2911 sayılı yasaya aykırı bir davranış sergilemediğini, demokratik tepkilerini göstermek amacıyla katıldığını, kamu malına zarar vermediğini, güvenlik görevlilerine mukavemet etmediğini, hiçbir grubu organize etmediğini ve etkilemediğini, özetle yasadışı bir davranış sergilemediğini belirtmiştir. Bu nedenle de savunmasının yeterli görülerek Devlet Memurluğundan Çıkarma önerisinin reddine karar verilmesini istemiştir.

Soruşturma dosyasını ve raporunu incelendiğimizde ESER ÇAPAR arkadaşımızın göreviyle ilgili olarak kusurlu olmadığı görülmüştür. Ancak Eser arkadaşımın 2 Haziran 2013 günü gözaltına alınması üzerine hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, yalnızca kendisinin ve okul müdürünün ifadesine başvurulduğu, bunun dışında da ceza davasın dosyasında Adana Emniyet Müdürlüğünün 19.06.2013 tahrili bir belgenin olduğu ve Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.07.2013 tarihli düzenlenen iddianame ve iddianamenin ekinde sunulan telefon görüşmelerinde alıntı yapıldığı görülmektedir.

Eser ÇAPAR arkadaşımız cezalandırılmak için suç üretilmiştir. Görev yaptığı okul müdürü de gezi eylemlerine katılma konusunda öğretmen ve öğrencileri yönlendirmediğini, ifadesine başvurulduğu güne kadar da olumsuz bir davranışına rastlamadığını belirtmektedir. Soruşturma dosyasında Eser ÇAPAR`ın arkadaşımızın gözaltına alındığı tarihler dışında görevine gelmediği veya görevini aksattığına dair herhangi bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır.

Soruşturma dosyasında dile getirilen suçlamayla ilgili olarak üyemiz Eser ÇAPAR hakkında bir ceza soruşturması başlatılmış, ceza davası açılmıştır. Elbette hakkındaki suçlamaların gerçek olup olmadığı yargılama sonucunda ortaya çıkarılacaktır. İddianame ve emniyet fezlekelerinde yer alan iddiaların tekrar edilmesi kimseyi suçlu, yapmamalıdır.

657 sayılı Yasanın 125/E-a maddesinde “İdeolojik ve siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak” fiilinin devlet memurluğundan çıkarma hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi Yasada disiplin suçu olarak tanımlanan fiil ve davranışların tamamı, devlet memurlarının görevleriyle ilgilidir; bu suçlar devlet memurlarının görev yaptıkları kurumlarda işleyebilecekleri türdendir. Oysa Eser ÇAPAR arkadaşımızın görev yaptığı eğitim kurumundaki bir davranışı nedeniyle suçlanmamış, göreviyle ilgili kusurlu bulunmamıştır. Bu konuda yalnızca bir kişinin ifadesine başvurulmuştur. O da okul müdürüdür. Okul müdürü ifadesinde “Bugüne kadar okulda olumsuz bir davranışına rastlamadım” demiştir. Dolayısıyla Eser ÇAPAR`ın 657 sayılı Yasanın 125/E-a maddesi uyarınca disiplin cezasıyla cezalandırılamayacağını düşünüyoruz.

Çok sayıda yargı kararında, disiplin cezası verilirken, bir alt cezanın verilip verilmediğinin tartışılmamış olması verilen cezanın hukuka aykırı kılacağı belirtilmektedir. 03.04.2014 günü Soruşturma Raporu ile Adana Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü`nün 09.05.2014 günü ve 184 sayılı yazılarında, Eser ÇAPAR`a hangi gerekçeyle bir alt cezayla cezalandırılmasına karar verilmediğine ilişkin bir değerlendirme yer almamaktadır. İdare mahkemeleri; “657 sayılı devlet memurları Yasasının 125/3 maddesi uyarınca kendilerine disiplin cezası verilen devlet memurlarından geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül ve başarı belgesi alan ilgililere bir derece hafif olan disiplin cezasını uygulamak konusunda takdir yetkisi tanınmıştır. Bu yetkinin kullanılması konusunda takdir yetkisi tanınmış olan idarelerin söz konusu yetkinin kullanılmasında yargı kararı ile yönlendirilmesine veya takdir hakkına müdahale edilmesine hukuken olanak bulunmamakla birlikte disiplin cezaları yönünden ilgi açısından en ağır sonuçları doğuran ve Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemde söz konusu madde uyarınca ilgili hakkında alt ceza verilip verilmeme hususunun tartışılması gerekmektedir.” Gerekçesiyle disiplin cezalarının yürütmesinin durdurulması daha sonra iptaline karar vermektedir.  Eser ÇAPAR`ın devlet memurluğundan çıkarılması yönündeki kararın. Bu nedenle de mevzuata aykırı olduğunu biliyoruz.

Eğitim Sen üyeleri, sadece Gezi eylemleri sürecinde değil, mücadeleye atıldığı ilk yıllardan bu yana haksızlıklara ve adaletsizliklere karşı direnmekte, bu nedenle soruşturma, sürgün ve cezalarla karşı karşıya kalmaktadır. Ne siyasi iktidar temsilcilerinin tehditleri, ne de MEB`in soruşturma ve sürgünleri bizi biz eden ilke ve değerlerimizden asla geri döndüremeyecektir.

Açık ve net bilinmelidir ki Eser arkadaşımız yalnız değildir. AKP`yi de uyarıyoruz; insanları sendikal kimlik ve sendikal eylemlikler üzerinden yargılamayın. Bu gün olduğu gibi bundan sonraki süreçlerde de emek ve demokrasi mücadelesine yönelik yapılacak saldırıların karşısından olacağımızın bilinmesini isteriz.

Ahmet KARAGÖZ

Adana Şube Başkanı

 

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu