4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu`nun 22.maddesi gereğince Enstitümüzde bu tür girişimlerin başlaması memnunlukla karşılanmaktadır.
Kurum çalışanları olarak Enstitümüzde gördüğümüz ve düzeltilebileceğine inandığımız öncelikli sorunlarımız ve isteklerimiz aşağıda sıralanmıştır:
1- Sendikamız için bir ilan panosunun oluşturulması.
2- Enstitü yönetiminin uygun göreceği bir yerde sendika için bir odanın ayrılması.
3- Kurum Danışmasında sürekli bir elemanın bulunmaması: Kurum danışmasında sürekli bir elamanın olmaması, hem çalışanlar açısında hem de ziyaretçiler açısından büyük sıkıntılar doğurmaktadır. Çalışanlar açısından kişi görevli olduğu birimi terk ederek, nöbetçi olduğu günü Danışma`da geçirmektedir. Görevli olduğu birimdeki işleri de zaman zaman aksamaktadır. Özellikle izin dönemlerinin yoğun olduğu aylarda büronun kapatılması ile karşı karşıya kalınmaktadır. Ziyaretçiler açısından; Enstitümüz bilindiği gibi eğitim kurumudur. Öğrenciler, kursiyerler sürekli olarak eğitime katılmaktadırlar. Günübirlik Danışmada nöbet tutan arkadaşlarımız, haklı olarak öğrenci ve kursiyerleri, diğer üniversitelerden gelen öğretim üyelerini tanıyamamaktadırlar. Her girenden kimlik istemektedirler. Buda gereksiz sürtüşmelere neden olmaktadır.
Önerimiz, kurum içinden bir arkadaşımızın ( sanırız gönüllü çıkacaktır ) Danışma Memuru olarak görevlendirilmesidir. Böyle bir uygulamada, danışma sorunu ortadan kalkacak, diğer çalışan arkadaşlarımız da sürekli görev yerinde bulunacaktır.
4- Kreş sorunumuz: Enstitümüzde nekadar resmi olarak görünmese de bir kreşimiz bulunmaktadır. Bu kreşimizin tekrar aktif hale getirilmesi çalışanlarca istenmektedir. Şu anda ne kadar aktif görünse de stajyer öğrencilerle kreş sürdürülmeye çalışılmaktadır. Kreşimize bir öğretmen alınması sorunumuzu kısmen de olsa çözecektir.
5- Servis uygulamaları: Enstitümüzde servis hizmetleri yaz sezonunda ( Temmuz-Ağustos aylarında ) kaldırılmaktadır. Önceki uygulamada çalışanların bir ay izin kullanacağı düşünülerek, geri kalan bir ay için yol ücreti ödenmekteydi. İdari Mali İşler Müdürü`nün emekli olmasından sonra bu uygulamaya son verilmiştir. Gerekçe olarak da yasal olmadığı öne sürülmektedir. ” Yasal olmayan bir uygulama ödendiği zaman da yasal değildi” yorumundan hareketle, yaz sezonunda böyle bir uygulamanın tekrar gerçekleşmesini talep etmekteyiz.
Böyle bir yöntem benimsenmemesi durumunda ise, servislerin kaldırılmamasını, ancak birleştirilerek servis hizmetlerinin devam etmesini istemekteyiz. Servis güzergahları birleştirilerek, hizmet veren servis sayısı azaltılabilir.
6- Gece bekçilerinin servis ve çalışma koşulları sorunu: Enstitümüzde görev yapan gece bekçisi arkadaşlarımız, doğal olarak servis hizmetlerinden yararlanamamaktadırlar. Önceki uygulamada servisten yararlanamamalarının karşılığında otobüs bileti karşılığı ücret, ya da otobüs kartı ücreti ödenmekteydi. Yukarıda saydığımız gerekçelerle, çalışan arkadaşlarımıza bu ödenti de kaldırılmıştır. Diğer kurumlarda bu ödentinin gece bekçilerine ödendiği bilinmektedir. Çalışan arkadaşlarımızın gerekirse diğer kurumlara da sorularak, mağduriyetlerinin giderilmesinin gerekliliği inancındayız.
Diğer bir sorun da gece çalışanlarının emekli olması ve gece nöbetine kalanların sayısının azalmasıdır. Bazı çalışanlar tek olarak nöbete kalmakta, bazıları da iki kişi olarak nöbet tutmaktadırlar. 11 katı bulunan Enstitümüzün sorumluluğu bir nöbetçinin sorumluluğuna kalmaktadır. Akşamları ve hafta sonları eğitim yapılan Enstitümüzde, nöbetçi personel sayısının az olduğu görülmektedir.
7- Sağlık sorunlarımız: Enstitümüzde bir kurum doktorluğu bulunmaktadır. Kurum doktorluğunda görev yapan hemşire arkadaşımız 16/08/2002 tarihinde emekli olmuştur. O tarihten bu yana doktorlukta hemşirelik kadrosu boş bulunmaktadır. Daha sonraki maddelerde değineceğimiz gibi, bu boşluk aksamalara neden olmaktadır. Kurum doktorumuzun izne ayrıldığı durumlarda ve işyeri hekimliği görevine gittiği günlerde, çalışanların sağlık hizmetleri aksamaktadır. Boş olan doktorluk kadrosuna yeni bir doktorun atanması ( kreşin olması nedeniyle çocuk doktoru da olabilir.) doktorluk hizmetleri açısından sıkıntılarımızı çözecektir. Boş olan hemşirelik kadrosunun bir an önce doldurularak hemşirelik hizmetlerinin de verilmesi sağlanabilecektir.
Bu kadroların çeşitli kurumlara yapılacak duyurularla, naklen atamaların yapılması sağlanabilir.
Sağlık ile ilgili diğer bir sorunumuz da, zorunlu olarak hastanelere sevk yöntemidir. Elbette bu Enstitümüzden kaynaklanmamaktadır. Bu soruna, Sayıştay`ın yaklaşımı neden olmaktadır. Fakat diğer kurumlar, özel sağlık kuruluşlarına da sevk yapabilmektedirler. Daha önce var olan fakat sonradan Sayıştay`ca eleştiriye uğrayan bu yöntemin, tekrar araştırılmasını ve uygulamaya konulabiliyorsa tekrar uygulanmasını istemekteyiz.
8- Kadrolara uygun atamaların yapılmaması: Enstitü çalışanlarının rahatsız olduğu bir konu da kadro sorunudur. Bir arkadaşımız aşçı kadrosundadır ve gece bekçisi olarak çalışmaktadır. Gece bekçisi olarak çalışan ve kadrosu aşçı olan arkadaşımız; gece bekçilerinin diğer haklarından yararlanamamaktadır. Bu arkadaşımızın kadrosal sorununun çözülmesi gereklidir. Yapılacak olan aşçı kadrosunun iade edilerek, gece bekçisi kadrosunun istenmesidir. Devlet Personel Başkanlığı`na kadro değişikliği için başvuru Mayıs ayının sonuna kadardır.
Bu konu ile ilintili olarak, yukarıda değindiğimiz hemşirenin emekli olması nedeniyle, birimlerde ya da katlarda görevli olan arkadaşlarımız zaman zaman danışma sorununda olduğu gibi, doktorluk biriminde görevlendirilmektedir. Görevlendirilen arkadaşlarımız memurdur, hemşirelik görevini doğal olarak bilmemektedirler. Orada görevlendirildiklerinde yalnızca sevk kağıdı yazabilmektedirler. Yine orada bulundukları sürede esas birimindeki görevleri de aksamaktadır. Geçici çözümlerin yerine, kalıcı çözümlerin bulunması çalışanlar olarak bizleri mutlu edecektir.
9- Görevlendirme sorunumuz: Bir önceki madde ile ilintili olarak, bazı arkadaşlarımız, kendi istekleri dışında, kendi rızası olmadan başka yerlerde görevlendirilmektedir. Örneğin Danışma, Hemşirenin yerine muhasebe biriminden bir başka arkadaşımızın doktorlukta görevlendirilmesi, Basın Yayın Şefliğinde çalışan arkadaşımızın Konukevi Danışmasında görevlendirilmesi gibi.
Enstitümüz diğer kurumlara yönetim, kamu yönetimi ve kamu yönetiminde olması gereken durumlar, yönetimde katılım vs gibi konularda eğitim vermektedir. Böyle bir kurumda, bu tür uygulamaların olması, çalışanları gerçekten üzmekte, iş verimini düşürmekte, çalışma barışını ve örgüt iklimini olumsuz etkilemektedir. Çalışanlarda memnuniyetsizlik yaratılmaktadır. Bu tür yerlere ( yönetim elbette keyfiliğe kaçmamak kaydıyla istediğini, koşulları uygun olduğu takdirde istediği yerde çalıştırabilir ) atanacak kişinin görüşünün de alınarak atanmasının yapılması, hem çalışanın görüşünün alınması dolayısıyla değer verildiğini anlayacak, hem de yapacağı işi benimseyerek yapmasını sağlayacaktır.
Atamalarda ” biz yaptık oldu” yerine, çalışanların görüşünün alınmasını istemekteyiz.
10- Emekliliği dolanların hemen Enstitüden ayrılmak istemeleri sorunu: Enstitümüzde son zamanlarda personel hareketliliği artmıştır. Emekliliği dolan çoğu arkadaşımız emekli olmuş, başka kurumlardan gelen bir çok arkadaşımızda diğer kurumlara geçmiştir. Çalışan sayımız gittikçe azalmaktadır. En verimli çağında ayrılan ya da emekliliğini isteyen arkadaşlarımızın, ayrılma nedenlerinin araştırılmasını istemekteyiz. Bu durum ayrılanları üzdüğü kadar, biz çalışanları da üzmektedir. Yönetimimizden bu ayrılmaların nedenlerini çözmesini istemekteyiz. Bozulan örgüt iklimimizi, nasıl düzeltebiliriz? Sorusuna yanıt bulunmasını istemekteyiz. Kurumsal olarak yapılacak bir araştırmaya, çalışanlar olarak tam destek vereceğimizi yönetimimize iletiyoruz.
Ayrıca Enstitümüze yıllarını verip istemeyerek de emekli olan arkadaşlarımızın çoğu emekli olduğu kurumuna bir ziyaret amacıyla da olsa gelmemektedir. Kısmen gelen arkadaşlarımızdan da kuruma girerken, yönetimimizce ” misafir giriş kartı verilmesi, misafir giriş kartı olmadan kimsenin Enstitüye alınmaması” söylenmektedir. Bu davranış da emekliye ayrılan arkadaşlarımızı yıllarını verdiği Enstitüye bağlılığını bir an önce kopmasına neden olmaktadır.
11- Yemekhane ve Kantin sorunumuz: Yemekhanemizin özelleştirilmesinden sonra, yemek kalitesinde sürekli bir düşme gözlenmektedir. Sayıya bakıldığında, nerede ise Enstitü personelinin yarıdan fazlası Yemekhanede yemek yememektedir. Yönetimimizin bu soruna köklü bir çözüm getirmesini bekliyoruz. Yemek ücretlerimiz ise diğer kurumlar ile karşılaştırıldığında oldukça yüksek rakamlardadır. Bu rakamların diğer kurumlarla paralellik göstermesini istemekteyiz.
Yemekhane ile ilgili diğer bir sıkıntımız ise, çalışanların ayrı ayrı yerlerde yemek yemesi, kimi çalışanlara ( eğitim durumuna göre) masasına servis yapılması, diğer çalışanların ise kendi yemeklerini kendilerinin almaları. Uygulanan bu yöntem de çalışanlar arasında kırgınlıklara yol açmaktadır. Önerimiz ise, özelleştirilen yemekhanemizde, yapılacak sözleşmelerde, şirketlerden bir kişinin daha fazla çalıştırılması istenerek tüm personelin masasına servis yapılmasıdır.
12- Projelerden idari personele dağıtılan ücret sorunu: Enstitümüz çeşitli amaçlı projeler düzenlemekte ve bu projelerden idari personele de belli bir pay ayrılmaktadır. Ayrılan bu payın dağıtımında adaletsiz bir dağıtımın uygulandığını düşünüyoruz. Dağıtımda uygulanan puan yelpazesi 70 puan ile 15 puan arasında değişmektedir. Aradaki fark çok fazladır. Daha uygun ve daha adaletli bir dağıtım yönteminin oluşturulmasını istemekteyiz. Örneğin; projede görev alan idari personele %50 fazla ödenti yapılarak, kalan pay tüm çalışanlara ( puanlama olmaksızın) eşit olarak dağıtılabilir. Böyle bir yöntemin oluşturulması dağıtımdaki hoşnutsuzluğu giderecektir.
13- Başbakanlık Tazminatı Sorunu: Bu sorunumuzun enstitümüzden kaynaklanmadığını bilmekteyiz. Başbakanlığa bağlı veya ilgili olan kurumlarda çalışan personele ödenen tazminat, enstitümüzde sabitlenmiş ve şu anda çok düşük rakamlarda kalmıştır. Bu rakamın diğer kurumlar düzeyine çekilmesi yönteminin araştırılmasını istemekteyiz.
14- Sosyal etkinlikler sorunu: Enstitümüzde son iki yılın dışında sosyal etkinlik düzenlenmemektedir. Son iki yıl içinde personele yönelik iki gezi düzenlenmiş fakat bu düzenlenen geziler de koşullu olarak gerçekleştirilmiş ve çalışanların tamamına hitap etmemiştir. Kurum adına bir gezi düzenleniyorsa, çalışanın ailesinden, çocuğundan ayrı bir şekilde geziye katılması elbette düşünülemez. Enstitümüz ailesine, çocuklarına nasıl sağlık hizmeti verebiliyorsa, düzenlenecek sosyal etkinliklerde de onları ayırt etmemesini istemekteyiz.
Düzenlenen gezilerin maliyetinin de düşük olması gereklidir. Gezilerde kamu kurum ve kuruluşlarının misafirhanelerinin kullanılması, düzenlenecek olan gezilerde fiyatın düşmesin sağlayacaktır.
Enstitümüzün düzenlediği etkinliklerde ( kuruluş yıldönümü, açılışlar, kapanışlar, kokteyller, vs) uygulanan yöntem de personel arasında kırgınlıklara yol açmaktadır. Davetiye ya da çağrı belli bir kesimde ( şeflere kadar ) kesilmekte, bu görev ünvanının altında kalan personel yapılan etkinliklere katılamamaktadır. Yapılacak etkinliklerde, tüm çalışanlarımızın yer almasını, tüm çalışanlarımızın onure edilmesini istemekteyiz.
Yukarıda saydığımız yapılabilecek isteklerimizin yerine getirilmesi dileğiyle.
Saygılarımızla 01/11/2002
Adnan GÖLPINAR
EĞİTİM-SEN Temsilcisi
Kurum İdare Kurulu Bşk.Vk.
A.Cevat ÖZER
EĞİTİM-SEN Temsilcisi











