Eğitim Sen Merkez Yönetim Kurulu`nun “Sivas`ta Öğrencilere Dönük Saldırının Failleri, Cesareti Madımak Katliamı`ndan Almaktadır!” başlıklı basın açıklaması metnidir:
Bilindiği üzere Milli Eğitim Bakanlığı, Gönül Köprüsü adı altında uyguladığı bir proje kapsamında 81 ilden 100 bini aşkın öğrencinin yaşadıkları şehrin dışındaki kentleri ziyaret etmesi ve “dostluk bağları” kurması amacı güttüğünü açıklamaktadır.
Proje kapsamında geçtiğimiz hafta başında Diyarbakır`dan Sivas`a 100`ü aşkın öğrenci gelmiş ve öğrenciler Kongre Lisesi Öğrenci Yurdu`na yerleşmişlerdir. Ancak 2 Temmuz Madımak katliamının yaşandığı haftada öğrencilere bulundukları yurtta bir saldırı olmuş ve öğrenci yurduna 2 adet molotof kokteyli ile saldırı gerçekleşmiştir. Bu olay üzerine Diyarbakırlı öğrenciler gece yarısı geç vakitte memleketlerine geri götürülmüşlerdir.
Emniyet yetkililerinin yaptıkları açıklamalara göre soruşturma sürmektedir ve henüz gözaltı ya da tutuklama söz konusu değildir. Daha da ilginci, her türlü toplumsal gerginliği “kız meselesi” şeklinde açıklayarak olayları görmezden gelme aymazlığı sergileyenlerin tutumunun Sivas Valisi`nin yaptığı açıklamayla sürdürülmesidir. Vali yaptığı açıklamada, öğrencilere dönük bu saldırıyı “kız meselesi”ne bağlamıştır.
Eğitim Sen, Sivas katliamının 17. yıldönümünün yaşandığı bir haftada, katillerin, sorumluların cezalandırılmadığı, aksine daha da cesaretlendirildiği bir ortamda gerçekleştirilen bu saldırıyı oldukça anlamlı bulmaktadır. Bu saldırıyla kimlere hangi mesajlar verilmek istenmiştir? Önce Alevi yurttaşlarımıza, şimdi de Kürt öğrencilere dönük bu tahammülsüzlük ve ırkçı saldırganlık, cesareti kimlerden almaktadır? Bu sorular yanıtlanmayı beklemektedir.
Bu noktada sorumlular derhal ortaya çıkarılmalı, bir arada barış içinde yaşama arzusuna karşı her türlü ayrımcılığı ve saldırganlığı silah edinenlerin cesaret aldığı yerler teşhir edilmelidir. Aksi takdirde ülkemizde giderek daha tehlikeli bir etnik çatışmanın fitili ateşlenecektir. Maraş`ta, Çorum`da 1980 öncesinde yaşanan gladyo tertipleri düşünülmeli ve Sivas`ın yeni üs olarak kullanılmasına kimse izin vermemelidir. Bu konuda en büyük sağduyu görevi ise Sivas halkına ve barış yanlısı tüm toplum kesimlerine düşmektedir.
MERKEZ YÖNETİM KURULU











