Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik`in “Şafak Öğretmenin Vize Sorunu Derhal Çözülmeli ve Öğretmen Şafak, Bakan Tarafından Yurtdışına Uğurlanmalıdır!” başlıklı basın açıklaması metnidir.
Ancak bu noktada kendisiyle gerçekleştirdiğimiz görüşme sonrasında öğrendiğimiz üzere, Şafak öğretmenin bir an önce tedavi için yurtdışına gitmesi gerekirken, ABD Büyükelçiliği tarafından vize işlemleri geciktirilmekte ve Şafak öğretmen zamanla yarışırken ABD elçilik görevlileri tarafından süreç uzatılmaktadır.
Eğitim Sen, on binlerce eğitim ve bilim emekçisinin örgütlü sesi olduğu kadar, Türkiye`de işsizlik ve güvencesizlik sarmalı içinde yaşamlarını zorluklar içinde idame ettiren tüm eğitim ve bilim emekçilerinin sesi olarak da ABD Büyükelçiliği`ne bir çağrıda bulunmaktadır: Şafak öğretmen, verdiği mücadeleyle kamu vicdanında yer etmiş ve halkın desteğini almış bir eğitim emekçisidir. Kendisinin bir an önce tedavisinin sürdürülmesi için yurtdışına gitmesi gerektiği, hastane raporlarıyla saptanmıştır. Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığı`nın verdiği karar sonrasında da Şafak öğretmenin yurtdışı tedavi masrafları Bakanlık tarafından üstlenilmiştir. Şafak öğretmen, tedavi için, yaşamak için önündeki tüm engelleri birer birer aşarken, elçiliğin yaşattığı bu zorluklar dikkate değerdir. Şafak öğretmen, bundan önce de bu yönde bir başvuruda bulunmuş olmasına ve sağlık nedeniyle bir an önce tedavi için gitmesi gerektiği kanıtlanmasına rağmen vize başvurusu bir ayı geçkin süredir sonuçlanmamıştır. Şafak öğretmenin sağlık durumunda bundan sonra yaşanacak olumsuz bir gelişmede, ABD Elçiliği de bu gecikme nedeniyle sorumlu olacağını unutmamalıdır. Bu konuda herkesi duyarlı olmaya ve Şafak öğretmenin yaşam mücadelesine sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Diğer yandan Eğitim Sen olarak belirtmek istediğimiz bir boyut daha var. Şafak öğretmenin mücadelesi sonuç vermiş ve Cumhurbaşkanı ile Sağlık Bakanı, Şafak öğretmenin yurtdışı tedavisi için sürece dahil olmuşlardır. Daha doğrusu, yaklaşık bir yıl önce yapılması gerekeni şimdi kamuoyu desteğinin artışı karşısında yapmayı gerekli görmüşlerdir.
Ancak burada ilgi çekici olan tutum, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu`nun tutumudur. Sayın Çubukçu, şu ana kadar Şafak öğretmenin durumuna, verdiği mücadeleye gerekli özeni göstermemiş, kamuoyunda bu denli gündeme gelen bir öğretmenin mücadelesi karşısında suskunluğunu korumuştur. Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki Şafak Bay, ataması yapılmasa da bir öğretmendir. Atamasının yapılmaması bu gerçeği değiştirmemektedir ve bu Şafak Bay`ın suçu değildir. Asıl suçlu, öğretmen açığının 134 bin olduğunu açıklayıp söz öğretmen atamalarına gelince her seferinde “kaynak yok” gerekçesine sığınanların temsil ettikleri kesimlerin ekonomik programlarıdır. Kamuoyunda bu denli ses getiren bir yaşam mücadelesinin sözcüsü konumuna gelen Şafak Bay`ın öğretmen kimliği göz ardı edilmemelidir. Bakanlık, Şafak öğretmeni öğretmen olarak görmemekte midir? Şafak öğretmenin verdiği yaşam mücadelesinde kendi kurtuluşlarını da gören binlerce işsiz öğretmen, atamaları yapılmadığı için öğretmen olarak değerlendirilmemekte midir? Milli Eğitim Bakanı Sayın Çubukçu bu bilinmezleri ortadan kaldırmalı, ataması yapılmayan Şafak öğretmenin bir öğretmen olduğu gerçeğinden hareketle, Şafak Bay`ın yaşam mücadelesini desteklemeli, gerekirse kendisini hastanede ziyaret etmeli ya da Şafak öğretmeni bu önemli yolculuğa uğurlarken yanında yer almalıdır. Şafak Bay, yurtdışına öğretmen olduğu gerçeği kendisine hatırlatılarak uğurlanmalı ve moral destek verilmelidir.











