Özerk, Bilimsel, Demokratik Üniversite İçin YÖK Kaldırılmalıdır!

32

Yüksek Öğrenim Kurulu (YÖK), 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından üniversiteler üzerinde bir baskı aracı olarak kurulmuştur. 12 Eylül rejiminin YÖK düzenini getirmekteki temel amacı, üniversitelerin yeni liberal politikalara uyumlu hale getirilmesi, toplumun ve bilimin hizmetinden çıkarak, sermayenin çıkarlarına hizmet ettirmek olmuştur.

YÖK`ün, kurulduğundan bugüne kadar geçen süreçte kendisine verilen bu görevi büyük bir başarı ile gerçekleştirmiştir. Bu anlamda üniversiteler, zaman içinde bilim yuvaları olmaktan çıkarak ticarileştirilmiş ve sermaye için faaliyet gösteren kurumlar haline dönüştürülmüştür. Sayıları her geçen gün artan özel üniversiteler yoluyla eğitim, sermayenin eline teslim edilmiş, üniversite kapıları yoksul ve emekçi çocuklarının yüzüne kapatılmıştır.

YÖK`ü sadece 12 Eylül`ün ürünü bir kurul olarak görmemek gerekir. YÖK, aynı zamanda üniversitelerin yeni liberal politikalara uyumlu hale getirilmesi amacıyla oluşturulmuş bir kuruldur. Bu amaç doğrultusunda YÖK, 24 yıllık süre içinde amacına büyük ölçüde ulaşmıştır.

YÖK ile birlikte üniversiteler, özgür düşünen, toplum için bilim üreten ve sunan bilim insanlarından arındırılmış, daha sonra da militarist bir anlayışın hakim olduğu kışlalar haline dönüştürülmüştür. Bugün birer ticarethane gibi işleyen, içten içe eritilerek kamusallığı yok edilmek istenen üniversitelerimize sahip çıkmanın sorumluluğu ile karşı karşıyayız. Üniversitelerimize sahip çıkmak, onları birer bilim yuvası haline getirebilmek için atılacak ilk adım, üniversitelere hakim olan YÖK düzeni ve YÖK`cü anlayışların kırılmasıdır.

Bugün üniversitelerimiz, üniversite çalışanları ve üniversite öğrencileri, sermaye iktidarının tam kuşatması altındadır. Bir tarafta, 12 Eylül döneminin ürünü olan ve üniversitelerin bugün yaşadığı sorunların en önemli kaynağı olarak görülen YÖK yer alırken, diğer tarafta YÖK`e karşı oluşan tepkileri istismar ederek, üniversiteleri siyasal egemenliği altına almak isteyen AKP iktidarı bulunmaktadır. Geçtiğimiz dönemde YÖK ile AKP arasında ortaya çıkan tartışmaların özünde ne bilimsel özgürlük, ne de akademik özerklik vardır. Üniversiteler üzerinden yürütülen tartışmaların özünde, bir bütün olarak üniversitelere hakim olma anlayışı yer almaktadır. Bu tartışma nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, üniversitelerimizin, üniversite çalışanlarının ve öğrencilerin zarar göreceği, özerk-bilimsel-demokratik üniversite anlayışının geri plana itileceği ortadadır.

Üniversiteler siyasal iktidarların etki alanında olmaktan çıkarılmalı, üniversitelerin tüm kurumlardan, siyasi iktidardan ve sermayeden bağımsız olarak kendi kararlarını almaları sağlanmalıdır. Bilimin özgürleşmesi, kamusal, özerk ve demokratik bir üniversite anlayışı ancak bu koşullarda yaşatılabilir.YÖK ve siyasal iktidarın temsil ettiği anlayışlar üniversitelerimizden ellerini tamamen çekmeli, özgür bilim ve sanat, demokratik-katılımcı yönetim ve özerk-bilimsel üniversite anlayışının hayata geçirilmesi için gerekli adımlar atılmalıdır. Bunun için öncelikle yıllardır üniversitelerimizin üzerinde “Demokles`in Kılıcı” gibi sallanan YÖK kaldırılmalıdır.

Eğitim Sen aynı zamanda, hiç kimsenin yükseköğrenim hakkından mahrum bırakılmadığı, yoksul-emekçi çocukların kapılarından geri dönmeyeceği bir üniversite sistemi için mücadele etmektedir. Topluma ve insanlığa karşı sorumlu, özerk-bilimsel ve demokratik bir üniversite talebinin gerçekleşmesi, başta YÖK ve siyasi iktidar olmak üzere, üniversiteleri birer egemenlik alanı haline getirmeye çalışan her türden yapı ve anlayışlara karşı mücadele ile mümkündür.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu