Bilindiği üzere; Resmi Gazete`nin 8.6.2004 günlü 25486. sayısında yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetmeliği`nin kimi kuralları, 20.2.2006 günlü, 26086 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan yönetmelikle değiştirilmişti. Değiştirilen bu kurallar arasında, anılan yönetmeliğin 8. maddesi de bulunuyordu. Bu maddenin 3. fıkrasında; okul öncesi eğitim kurumlarında çocuklar için düzenlenen eğitim etkinliklerinin aralıksız olmasının esas (bir çalışma saati süresinin 50 dakika) olduğu, tam gün eğitim yapılan okullarda öğle yemeği için 60-90 dakika arasında süre verileceği, bu sürede öğretmenlerin çocukların düzenli olarak yemek yemelerini sağlamak için onlarla birlikte yemeğe katılacakları belirtildikten sonra “…Bu süre öğretmenlerin günlük çalışma saati sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” biçiminde bir tümceye yer verilmişti. Böylece, okulöncesi eğitim kurumları öğretmenlerinin yönetmelik ile yapmaları zorunlu kılınan bir görev için harcadıkları zaman, çalışma saatleri dışında tutulmuş olmaktaydı.
Sendikamız, 13.3.2006 günlü dilekçe ile Danıştay`a başvurarak, okulöncesi eğitim kurumu öğretmenlerine yapılması zorunlu bir görev verilmesini, ancak bu görev için harcanan zamanın çalışma süresinden sayılmamasını sağlayan düzenlemenin iptalini, öncelikle yürütülmesinin durdurulmasını istemişti. Danıştay Sekizinci Dairesi istemimizi haklı bulmuş ve 16.06.2006 günlü, 2006/1124 esas numaralı kararla, okulöncesi eğitim kurumları yönetmeliğinin değişik 8. maddesinin 3. fıkrasındaki “…Bu süre öğretmenlerin günlük çalışma saati sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” tümcesinin yürütmesini durdurmuştur.
Milli Eğitim Bakanlığı, Danıştay kararını, en geç 30 (otuz) gün içinde uygulamak zorundadır. Bu zamana değin sendikamız, bakanlığın konuya ilişkin yargı kararını yerine getirdiğini gösteren herhangi bir bilgi, belge ya da kanıta ulaşamamıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetmeliği`nin kimi kurallarını değiştiren yönetmeliğin Resmi Gazete`de Resmi Gazete`de yayımlandığı 20.02.2006 gününden bu yana görevli oldukları kurumlarda 60-90 dakika fazla çalıştırılan okulöncesi eğitim kurumu öğretmenleri, aşağıda sıralanan yol ve yöntemlerden de yararlanarak yürütmesi durdurulan düzenlemeden kaynaklanan hak yitimlerinin önlenmesi için çalışabilirler:
- Yürütülmesi durdurulan yönetmelik kuralına göre işlem gören öğretmenler, görevli bulundukları eğitim kurumu müdürlüklerine Danıştay kararından yararlandırılmalarını sağlamak amacıyla başvurabilirler. Başvuru dilekçesinde şu istemler yer alabilir.
a) Düzenli olarak yemek yemelerini sağlamak için çocuklarla birlikte bulundukları 60-90 dakikanın çalışma sürelerinden sayılması,
b) Çocuklarla birlikte bulunmak zorunda bırakıldıkları 60-90 dakikalık sürenin çalışma sürelerinden sayılması olanaksızsa, kendilerine bu fazla çalışma süresi için ek ders ücreti tutarında tazminat ödenmesi,
c) 20.2.2006 gününden bu yana günde 60-90 dakika fazla çalışmaktan kaynaklanan zararlarının (ek ders ücretine eşit olacak biçimde ve anılan günden başlayarak işletilecek yasal faizi ile birlikte) tazminat olarak verilmesi.
2. Yönetimin alışılmış uygulaması, bu başvurudan olumlu bir sonuç beklemenin zor olduğunu göstermektedir. Öğretmenlerin başvurusu karşısında yönetimin sessiz kalması ya da başvuruyu reddetmesi daha gerçekçi bir beklenti olarak görünmektedir. Başvuru reddedilir ya da altmış gün içinde yanıtlanmazsa, yapılabilecek çok sayıda hukuksal girişim vardır. Bunlardan birkaçı şöyle sıralanabilir:
a) Başvurulara altmış gün içinde olumsuz yanıt alınması ya da hiç yanıt alınamaması durumunda, olumsuz yanıtın duyurulduğu (hiç yanıt alınamamışsa başvuru gününden sonra geçecek altmış günlük sürenin bittiği) günde, görevli ve yetkili idare mahkemelerinde tam yargı davası açılarak Danıştay kararının uygulanmamasından kaynaklanan zararların giderilmesi istenebilir.
b) Danıştay kararını uygulamayan ya da sonuçsuz bırakan kamu görevlileri hakkında genel mahkemelerde (zararın tutarına göre sulh ya da asliye hukuk mahkemelerinde) kişisel sorumluluk kurallarına dayanılarak tazminat davaları da açabilir; öğretmenler uğradıkları zararların yargı kararını uygulamamakta direnen kamu görevlilerince karşılanmasına karar verilmesinin sağlanmasına çalışılabilir.
c) Danıştay kararını uygulamayan kamu görevlileri hakkında yargı kararını uygulamadıkları, uygulamış görüntüsü yaratarak sonuçsuz bıraktıkları ya da etkisizleştirdikleri gerekçesi ile ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına ya da soruşturma izni vermeye yetkili merciye şikayette bulunulabilir.
d) Suç duyurusu üzerine ilgili cumhuriyet başsavcılığı; yargı kararını uygulamayan, savsaklayan, sonuçsuz ya da etkisiz bırakmayı amaçlayan kamu görevlileri hakkında soruşturma açabilmek için 4483 sayılı yasa uyarınca yetkili merciden soruşturma izni isteyebilecektir. Yaşadığımız deneyimler, çoğu kez bu iznin verilmediğini göstermektedir. Böyle bir durumla karşılaşan öğretmenlerin yargı kararına karşı suç işleyen kamu görevlileri için soruşturma izni verilmemesi doğrultusundaki karara itiraz etme hakları vardır. Bu hak, soruşturma izni verilmemesi yönündeki kararın öğretmenlere duyurulmasını izleyen on gün içinde kullanılabilir. Soruşturma izni verilmemesi kararlarından sadece Cumhurbaşkanınca verilmiş olanına itiraz edilemez. İtiraz, 4483 sayılı yasanın 3. maddesinin (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde sayılanlar için Danıştay Birinci Dairesi`ne, ötekiler için soruşturma izni vermeye yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesine yapılır.
Aşağıda, öğretmenlerin görevli oldukları kurum müdürlüklerine başvururken yararlanabilecekleri bir dilekçe örneği vardır. Okulöncesi eğitim kurumlarında görevli öğretmenlerin haklarını yönetsel (idari) başvuru olanaklarından yararlanarak almaları sağlanamazsa, yargı yoluna başvurmaları gerekecektir. O aşamada öğretmenler, bağlı bulundukları şubelerle ilişki kurarak hukuksal yardım ve destek alabilirler.
………………………………………………… OKULU MÜDÜRLÜĞÜNE,
…………………..
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) tarafından açılan bir dava dolayısıyla Danıştay Sekizinci Dairesi`nin verdiği (fotokopisi ekte sunulan) 16.06.2006 gün ve 2006/1124 esas sayılı kararla, Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Kurumları Yönetmeliği`nin 20.2.2006 günlü, 26086 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan yönetmelikle değiştirilen 8. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “…Bu süre öğretmenlerin günlük çalışma saati sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” biçimindeki tümcenin yürütmesi durdurulmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası`nın 138/4. maddesinde “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” denilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 28/1. maddesi de aynı içeriktedir. Söz konusu maddenin 1. fıkrasına göre, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak,haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir.” Yargı kararlarının uygulanmasından kaçınılmasının sorumluluk gerektireceği, 2577 sayılı yasanın 28. maddesinin 4. fıkrasında yer alan kuraldan anlaşılmaktadır. Bu kural, “Mahkeme kararlarının (otuz) gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir.” biçimindedir. Bu yasal ve anayasal kurallar, yargı kararlarının herkes için bağlayıcı olduğunu, uygulanmasından kaçınılmasının sorumluluk gerektireceğini gösterebilecek açıklıktadır.
Fotokopisi ekli kararın verdiği haklardan yararlanmak istiyorum.
Bu bağlamda;
- Düzenli olarak yemek yemelerini sağlamak için öğrencilerimle birlikte bulunduğum …….. dakikalık sürenin günlük çalışma süremden sayılmasını, çalışma saatlerimin buna göre yeniden düzenlenmesi,
- Öğrencilerimle birlikte bulunmak zorunda bırakıldığım ……… dakikalık sürenin çalışma sürelerinden sayılması, çalışma saatlerimin buna göre düzenlenmesi olanağı yoksa, bana bu fazla çalışma karşılığında ek ders ücreti ya da ona eşit tutarda tazminat ödenmesi,
- Öğle yemeklerinde öğrencilerimle birlikte bulunmakla görevlendirildiğim 20.2.2006 gününden bu yana günde ……….. dakika fazla çalışmaktan kaynaklanan zararlarımın (ek ders ücretine eşit olacak biçimde ve anılan günden başlayarak işletilecek yasal faizi ile birlikte) tazminat olarak verilmesi,
İçin gerekli iş, işlem ve uygulamaların yapılmasına izninizi dilerim. ……/……./200….
…………………………………..
……………………….. Öğretmeni
EKİ: Danıştay 8. Dairesi`nin 16.06.2006 gün ve
2006/1124 esas sayılı kararının fotokopisi











