“OECD 2007 Bir Bakışta Eğitim Raporu”na Göre Yükseköğretim Sisteminin Durumu

OECD`nin her yıl düzenli olarak yayınladığı ve ardından sendikamızın kamuoyu ile paylaştığı “Bir Bakışta Eğitim Raporu”nun 2007 sonuçları, geçtiğimiz hafta başında yayınlanmıştır. Ülkemizdeki yükseköğretimin durumunu ve sorunlarını bir kere daha gözler önüne seren bu rapor, hem sendikamızın bu konudaki saptamalarını doğrulamakta hem de ülkemizdeki durumu karşılaştırmalı olarak gözler önüne sermektedir. Üniversitelerimizin kaynak sorunlarıyla boğuştuğu, öğrencilerimizin dershane sistemine terk edilerek üniversite kapısında yığıldığı dikkate alınırsa, üniversitelerimizin yeni eğitim-öğretim yılına başladığı şu günlerde bu raporda ortaya konulan tabloyu paylaşmanın, kamusal sorumluluğumuzun bir parçası olduğunu düşünüyoruz.

OECD raporuna dayanılarak hazırlanan aşağıdaki raporumuzda, sırasıyla yükseköğrenim olanaklarından yararlananların genel nüfusa oranı, mezun olanların genel nüfusa oranı, üniversite çağındaki nüfusun yıllara göre üniversite mezuniyet oranlarındaki değişim, işgücüne dahil olan 25-64 yaş grubundaki yurttaşlarda mezun olunan okul türüne göre işsizliğin yıllara göre seyri ve Gayri Safi Yurtiçi Hasıla`dan yükseköğrenime ayrılan pay ve son olarak da çeşitli ülkelerde öğretim üyelerinin ellerine geçen yıllık toplam maaş tutarı, tablolar ve açıklamalarıyla birlikte dikkatinize sunulmuştur. İlk ve ortaöğretime ilişkin veriler ise, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü`nde kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Tablo 1: Yükseköğrenim (Lisans Ve Önlisans, Açıköğretim) Olanaklarından Yararlanabilen Öğrencilerin Genel Nüfusa Oranı

Ülke

25-34 Yaş Arası Öğrencilerin Oranı

FRANSA

%39

YUNANİSTAN

%25

MACARİSTAN

%20

İRLANDA

%41

GÜNEY KORE

%51

MEKSİKA

%18

POLONYA

%26

ESTONYA

%33

SLOVAKYA

%16

TÜRKİYE

%12

OECD ORT.

%32

Kaynak: OECD Education At a Glance 2007 Report (OECD Bir Bakışta Eğitim 2007 Yılı Raporu), s. 38

Tablo 1`de OECD üyesi ülkelerde lisans, önlisans ve açıköğretim programlarından yararlanabilenlerin genel nüfusa oranı aktarılmıştır. OECD üyesi 35 ülke arasında en düşük oranın Türkiye`de olduğu dikkate değer bir saptamadır. 25-34 yaş arası grupta yer alanlardan herhangi bir lisans, önlisans ya da açıköğretim programından yararlanma imkanına sahip olanların ülke genel nüfusuna oranı Fransa`da %39, Yunanistan`da %25, Meksika`da %18, Polonya`da %26 iken Türkiye`de %12`dir. OECD üyesi ülkelerin genel ortalamasının %32 olduğu da göz önünde bulundurulursa, ülkemizde yüksek öğrenim olanaklarının nüfusun oldukça sınırlı bir kesimine açıldığı ortaya çıkmaktadır. Söz konusu OECD üyesi ülkeler arasında 25-34 yaş arası genç nüfusa en fazla sahip olan Türkiye`nin yüksek öğretime yeterli bütçeyi ayırmaması ve nitelikli öğretim süreçlerini desteklememesi sonucunda, yıllardır dershane sistemi pekişmiş ve yepyeni bir sektör olarak dershanecilik sistemi, üniversite kapısındaki yığılmanın ekonomik avantajlarını kullanmayı sürdürmüştür.

Tablo 2: Yükseköğretim Programlarından Mezun Olanların Oranları

ÜLKE

LİSANS-ÖNLİSANS

DOKTORA VE DENGİ

AVUSTURYA

%20.4

%2

ÇEK CUMH.

%24.9

%1.2

YUNANİSTAN

%24.9

%0.7

HOLLANDA

%42.1

%1.5

POLONYA

%45.1

%0.9

PORTEKİZ

%32.3

%2.6

SLOVAKYA

%30.1

%1.3

İSRAİL

%34.8

%1.3

MACARİSTAN

%36.2

%0.7

TÜRKİYE

%11.2

%0.2

OECD ORT.

%36.4

%1.3

Kaynak: OECD Education At a Glance 2007 Report (OECD Bir Bakışta Eğitim 2007 Yılı Raporu), s. 67

Tablo 2‘de, OECD üyesi ülkelerde yükseköğretim programlarından mezun olan öğrencilerin ülke genel nüfusuna oranları dikkatinize sunulmuştur. Tablo iki aşamalıdır. Birinci aşamada lisans-önlisans ve açıköğretim mezuniyet göstergelerine yer verilmiş, diğer bölümde ise uzmanlaşmanın derecesinin gösterilmesi amacıyla doktora programlarından mezun olanların genel nüfusa oranları gözler önüne serilmiştir.

Lisans-önlisans düzeyine bakıldığında, OECD üyesi ülkeler arasındaki en düşük mezuniyet oranının ülkemizde olduğu görülmektedir. Çek Cumhuriyeti`nde %24.9, Portekiz`de %32.3, Slovakya`da %30.1, İsrail`de %34.8, Macaristan`da %36.2 olan mezuniyet oranları Türkiye`de %11.2 olarak gerçekleşmiştir. Bu noktada, OECD ülkeleri ortalamasının %36.4 olduğu dikkate alınırsa, ülkemizde yükseköğretim imkanlarının oldukça kısıtlı olduğunu görmek imkanı artmaktadır.

Ülkede uzmanlaşmış kadroların, akademik unvanların genel nüfusa oranını saptamak bakımından bir diğer önemli gösterge de, doktora ve dengi programlardan mezun olanların genel nüfusa oranıdır. Buna göre herhangi bir doktora ya da dengi programı bitirenlerin genel nüfusa oranı Avusturya`da %2, Çek Cumhuriyeti`nde %1.2, Yunanistan`da %0.7, Polonya`da %0.9, Portekiz`de %2.6 iken ülkemizde %0.2 olarak gerçekleşmiştir. OECD üyesi ülkelerde genel ortalama %1.2`dir. Ülkemizde uzmanlaşmanın oldukça düşük düzeyde gerçekleştiğini gösteren bu oran, bilim ve üniversite politikamızın yetersizliğini sergilediği gibi, akademik kariyerin çekiciliğinin ortadan kaldırılmasının sonuçları da ortaya serilmektedir. Akademik çalışmaları teşvik etmeyen, plansız yüksek öğretim politikaları sonucunda bugün birçok taşra üniversitesinde öğretim üyesi eksikliğinin kaldırılamaz boyutlara ulaştığı bilinmektedir. Yükseköğrenim hayatları boyunca tek bir doçent ya da profesör görmeden mezun olan öğrencilerin oranı, azımsanmayacak düzeydedir. OECD raporunda sergilenen %0.2`lik oran, bu durumun trajik boyutlarını gözler önüne sermesi bakımından önemlidir. Popülist yaklaşımlarla, gerekli altyapıyı ve öğretim görevlisi kadrosunu oluşturmadan her şehre bir üniversite kurma mantığının çaresizliği, bu %0.2`lik oranda saklıdır.

Tablo 3 : Çağ Nüfusu İçinde Yıllara Göre  Üniversite Mezuniyet Oranları (%)

ÜLKE

2000

2001

2003

2004

2005

ÇEK CUM.

14

14

17

20

25

YUNANİSTAN

15

16

20

24

25

NORVEÇ

37

40

39

45

41

FİNLANDİYA

41

45

48

47

47

PORTEKİZ

23

28

33

32

32

İSPANYA

30

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu