Mücadelemiz Sonuç Veriyor, Geçici Personel Uygulamasına Son Veriliyor, Sözleşmeli Personel Artık Sendikalı Olabiliyor

Kamu İdare Kurum ve Kuruluşlarında Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Yasa Tasarısı 04.04.2007 günlü görüşme sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisince onaylanmıştır. Yasa tasarısı, imzalanmak üzere 05.04.2007 cumhurbaşkanlığına gönderilmiştir.

Yasa tasarısı, başta sendikamız EĞİTİM SEN olmak üzere Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonunun (KESK) yürüttüğü mücadele ile gündeme getirdiği istemlerin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Yasa tasarısı istemlerimizi karşılamaktan uzaktır, bir biçimiyle geçici ve sözleşmeli personel uygulaması sürdürülecektir.

Eğitim ve öğretim hizmetlerinin geçici ve sözleşmeli personel eliyle yürütülmesi, Anayasanın 128. maddesine aykırıdır. Bu hizmetler ancak memurlar eliyle gördürülebilir.

Anayasanın 128. maddesinde;

 “Devletin kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.

Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir”

hükmüne yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırılan personele gördürülen hizmetin geçici olmadığı, kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler arasında yer aldığı açıktır.

657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 4/C maddesinde Geçici personel tanımlanmış;

“Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığının ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir”

hükmüne yer verilmiştir. Yasanın anılan hükmü uyarınca geçici personel çalıştırılacak hizmetin, bir yıldan az süreli veya mevsimlik olması gerekmektedir. Oysa, geçici personel olarak görevlendirilenlerin, bir yıldan az süreli veya mevsimlik bir hizmeti yerine getirmek için görevlendirilmedikleri, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul ve kurumlarda sürekli görevleri yerine getirdikleri açıktır.

EĞİTİM SEN, sözleşmeli ve geçici personel çalıştırılmasının kamuda esnek istihdam olduğunu savunmuş, bu uygulamanın aynı zamanda Anayasaya aykırı olduğunu dile getirmiştir.

Geçici personel uygulamasına son verilmesinin (daha doğru bir ifade ile daraltılmasının)  nedenlerinden biri yürüttüğümüz mücadele ise, hiç kuşku yok ki bir diğer nedeni açtığımız davalar üzerine Danıştay`ın verdiği kararlardır. Son olarak Milli Eğitim Bakanlığı`nca yayımlanan geçici öğretmen alımı ile ilgili genelgenin iptali için açtığımız davada (dava dilekçemizi görmek için tıklayınız) Danıştay, Anayasanın 128. maddesine de atıfta bulunarak yürütmenin durdurulması kararı vermiştir (kararı görmek için tıklayınız).

EĞİTİM SEN ayrıca sözleşmeli ve geçici öğretmenler ile diğer personelin sendikalara üye olamamasının; Anayasanın 51. maddesine, iç hukukumuzun bir parçası haline gelen İnsen Hakları Avrupa Sözleşmesinin, örgütlenme özgürlüğünün düzenlendiği 11. maddesine, sendika özgürlüğüne ilişkin Uluslararası Çalışma Örgütünün 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmelerine aykırı olduğunu dile getirmiştir. Yasa tasarısı ile 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasasında değişiklik yapılmış, sözleşmeli personelin sendika üyesi olması önündeki engeller kaldırılmıştır. Ancak, başta özelleştirme uygulamaları sonucu işlerine son verilen ve diğer kamu kurumlarında görevlendirilenler olmak üzere, geçici personelin sendika üyesi olması önündeki engeller sürmektedir.

Herkesin bildiği gibi (yalnızca adı sendika olan) bir sendika, her konuda olduğu gibi, geçici ve sözleşmeli öğretmen ve personel çalıştırılmasına karşı yürüttüğümüz mücadelenin de üzerine konmaya çalışmakta; yürüttüğü mücadelenin sonucunda sözü edilen düzenlemenin yapıldığını iddia etmektedir (!) Biz bu sendikanın mücadele ettiğini görmedik, gören varsa söylesin.

Kurduğumuz sendikalarla sendika kurulabileceğini öğrenen, EĞİTİM SEN`in açtığı onlarca davadan sonra hukuk yoluyla da mücadele edilebileceğini öğrenen bu sendika, umarız mücadele etmeyi de öğrenir. Bu sendika yakın tarihte ek dersler için sevk eylemi yapacağını duyurmuştur. Bu kararları bizi üzmemiş, tam tersine sevindirmiştir. Başka sendikaları yasadışı örgüt taraftarı gibi göstererek ve çamur atarak örgütlenmek yerine mücadele ederek örgütlensinler, bizleri  şaşırtsınlar. Bizler de onurlu bir rakibimiz var diye sevinelim.

Bu sendika Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine açtığı ilk davanın tarihini kamuoyuyla paylaşsın. Örneğin 1999 yılında yayımlanan ders ve ek ders saatlerine ilişkin esaslar aleyhine o zaman dava açmış mıdır? Aynı yıl yayımlanan norm kadro yönetmeliğine karşı dava açmış mıdır? 2002 yılında Erkan Mumcu`nun Milli Eğitim Bakanı olduğu dönemde bir genelge ile görevden alınan 1041 eğitim yöneticisi için dava açmış mıdır? Bu sorulara verilecek yanıt, kimin eğitim emekçileri için mücadele etmeye başladığını, kimin aynı zamanda hukuksal mücadele yürüttüğünü gösterecektir. Yine de şunu belirtmek isteriz. Bizler, bu sendikanın mücadele etmesine üzülmez, aksine seviniriz.

(MECLİSE SUNULAN BİÇİMİYLE)

KAMU İDARE, KURUM VE KURULUŞLARINDA GEÇİCİ İŞ POZİSYONLARINDA ÇALIŞANLARIN SÜREKLİ İŞÇİ KADROLARINA VEYA SÖZLEŞMELİ PERSONEL STATÜSÜNE GEÇİRİLMELERİ, GEÇİCİ İŞÇİ ÇALIŞTIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI`nı görmek için tıklayınız.

04.04.2007 günlü Meclis görüşmelerini görmek için tıklayınız.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu