Esnek istihdama, güvencesiz çalıştırmaya ilişkin tüm düzenlemelerin tümü yürürlükten kaldırılmalıdır…
4 Haziran 2011 tarihinde ise Resmi Gazete‘nin 4 Haziran 2011 günlü, 27954 sayılı mükerrer sayısında yayımlanan Devlet Memurları Kanununun 4üncü Maddesinin (B) Fıkrası ile 4924 Sayılı Kanun Uyarınca Sözleşmeli Personel Pozisyonlarında Çalışanların Memur Kadrolarına Atanması Amacıyla Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname‘de sözleşmeli olarak görev yapanlara bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılı olarak başvuranların altmış gün içinde görev yaptıkları yere kadrolu atanacakları belirtilmiştir. Bu, 657 sayılı yasanın 4/B hükmü uyarınca görev yapan sözleşmeli personelin kararnamede belirtilen istisnalar dışında kadrolu atanması demektir. Sendikamızın bu sonuca ulaşılmasında gerek hukuksal, gerekse örgütsel faaliyetleriyle önemli bir katkısı vardır. Öncelikle sendikamızın neo-liberal anlayışın ürünü olan esnek istihdama ve güvencesiz çalıştırılmaya ilişkin karşı duruşu günlük, geçici değil ilkesel bir yaklaşıma dayanmaktadır. Bu yaklaşım çerçevesinde esnek istihdama, güvencesiz çalıştırmaya kamuda son verilmesi talebi için sendika ve bağlı olduğumuz Kamu Emekçileri Konfederasyonu olarak gerçekleştirdiğimiz sayısız etkinlik, birçok miting ve yetkililerle hemen her görüşme bunun açık bir kanıtıdır. Yine AKP hükümetinde Hüseyin Çelik‘in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde 657 sayılı yasanın 4/B hükmünde yapılan yasal değişikliğe bağlı olarak Mili Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü‘nün 4.7.2006 tarihli 2006/58 sayılı genelgesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle ilgili yasanın anayasaya aykırılığı iddiasıyla birlikte ilk davayı sendikamız açmış, dava Danıştay 12.Daire‘nin kararıyla Anayasa Mahkemesi‘ne kadar taşınmıştır. Bu bağlamda sözleşmeli personelin çalıştırılma uygulamasının en çok AKP hükümeti döneminde yaygınlaştığı dikkate alındığında, hükümetin ve hükümet yanlısı sendikanın bu durumu bir kazanım olarak göstermesi ciddi bir çelişkidir. Olsa olsa bu durum ancak yanlıştan dönmek olarak tanımlanabilir. Kaldı ki bu adımda birçok belirsizlik ve eksikliği de beraberinde getirmiştir. Çünkü ilkin bundan sonra kamuda sözleşmeli personel çalıştırılıp çalıştırılmayacağı belirsizdir. Eğer bu adım yalnızca anılan kararnameyle sınırlı kalınırsa hukuken sözleşmeli personel çalıştırılması her zaman olanaklıdır. Yine anılan kararnamede kadroya geçme olanağına istisnalar getirilmiş ve 657 sayılı yasanın 4/C kapsamında çalışanlar bu olanaktan yoksun bırakılmışlardır. Başta yerel yönetimlerde çalışanlar olmak üzere bazı kamu çalışanlarının sözleşmeli çalıştırılmaya devam edilmesi, hükümetinin bu konuda samimi olmadığını açıkça göstermektedir.
Bu bağlamda sendikamız sözleşmeli personelin kadroluya geçirilmesini olumlu bir adım olarak görmekte, ancak esas çözüm için 4/C dahil esnek istihdama, güvencesiz çalıştırmaya ilişkin tüm düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmasını talep etmektedir.











