Milli Eğitim Bakanlığı Kurum İdari Kurulu Çalışma Raporu

35

GİRİŞ

Kurum İdari Kurulu Bakanlık ve sendika temsilcilerinin birlikte hazırladığı gündem gereği görüşmelere 31.10.2002 tarihinde başlamıştır. Kurum İdari Kurulu kararı gereğince oluşturulan dört çalışma grubunun hazırladığı raporlar esas alınarak yürütülen çalışmalar ile aralıklı olarak yapılan toplantılar 13.01.2003 tarihine kadar sürmüştür. Görüşmelerde ele alınan konular dört ana başlık altında toplanmıştır. Gündemde yer alan sorunlardan çözümlenmesi için görüş birliğine varılanlar yanında, görüş birliği sağlanamayan, dolayısıyla ortak çözüm önerileri üretilemeyen konulara da yer verilmiştir.

YAPILAN ÇALIŞMALAR VE VARILAN SONUÇLAR

A) ATAMA VE YER DEĞİŞTİRMELER

I- “Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmelik” ile ilgili görüşmeler sonucunda;

1. 439 sayılı yasada yer aldığı biçimde öğretmenlerin aylık karşılığı okutmakla yükümlü oldukları ders saatleri sayısı korunmakla beraber, kurumların norm kadrolarının belirlenmesinde okul ve branş ayırımı yapılmadan 21 ders saatinin ölçüt kabul edilmesi ve 25 yılını dolduran öğretmenlere, istekleri dışında, zorunlu ek ders görevi verilmemesi yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması,

2. Sınıf öğretmenliği esasına dayalı sınıflarda her şube, branş esasına dayalı olan sınıflarda ise her branş için en az bir öğretmen norm kadrosu verilmesine yönelik düzenleme yapılması,

3. Bilimsel esaslara uygun etkin bir örgüt yapısının oluşması için, 3797 sayılı yasanın gereği olarak, okul ve kurumlar dışında kalan yönetim birimlerinde de norm kadro uygulamasına geçilmesi için Bakanlık tarafından başlatılan çalışmaların en kısa zamanda sonuçlandırılması,

4. Eş durumuna bağlı atamalarda anayasal zorunluluk bulunduğu, ancak bu zorunluluğun eşitlik ilkesine uygun olarak yerine getirilmesi gerektiği dikkate alınarak özre bağlı tüm yer değiştirme isteklerinin yerine getirilmesi için düzenleme yapılması,

5. Rehber öğretmen norm kadrosunun, ilköğretim okullarının ilk beş sınıfındaki öğrenci sayısının da göz önüne alınarak belirlenmesi,

6. Branşlara göre öğretmen norm kadrosu açığı olan okul ve kurumların; yer değiştirme döneminden en az on beş gün önce tüm öğretmenlere duyurulması, böylece öğretmenlerin tercihlerini bu bilgilerden yararlanarak yapabilmelerine olanak sağlanması,

7. Kazanılmış hakların korunması amacıyla, Anadolu liselerinde fazla konumda bulunan öğretmenlerin kadrolarının kendi okullarında tutularak görevlendirme yoluyla başka okullarda çalıştırılmaları ve kendi okullarında açılacak kadrolarla ilişkilendirilmeleri,

8. Okul ve kurum yöneticilerinin; öğretmenlerin norm kadro ile ilişkilendirilmelerinde, ders yükü ile hizmet puanı hesabında gösterdikleri keyfi tutumlardan doğan eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için, uygulamalarda standartlara uyulup uyulmadığının titizlikle izlenmesi, bu konuda gelen yakınmaların kısa zamanda incelenerek sonuçlandırılması, konularında görüş birliğine varılmıştır.

Buna karşılık;

1. Norm kadrolara ilişkin yönetmeliğin geçici 1. maddesi ile 4359 sayılı yasanın geçici 3. maddesi arasındaki çelişki konusunda sendika ile kurum farklı düşünmektedir. Kurum, 4359 sayılı yasanın geçici 3. maddesi ile norm kadrolara ilişkin yönetmeliğin geçici 1. maddesi arasında çelişki olmadığını, dolayısıyla bu çelişkiden kaynaklanan bir sorunun da bulunmadığını savunmaktadır. Sendika ise 4359 sayılı yasanın geçici 3/3. maddesinde “Bu şekilde atamaları yapılamayan personel, bulundukları birimde şahsa bağlı olarak eski görevlerini yapmaya devam ederler ve boş kadro temin edilmedikçe başka birimlere atanamazlar.” kuralının yer aldığını, bu kuralın öğretmenlerin başka okullara norm kadro fazlası olarak gönderilmesini kesin olarak engellediğini, oysa yönetmeliğin geçici 1. maddesinin norm kadro fazlası öğretmenlerin koordinatör okullara atanmalarını öngördüğünü belirtmiştir.

2. Sendika; “norm kadro uygulamasının esası, eğitim bölgeleri ve ona bağlı olan okullar olarak biçimlenmektedir. Herhangi bir okulda norm kadro fazlası olup olmamak ise hizmet puanına göre belirlenmektedir. Bu uygulama sonucunda, aynı eğitim bölgesi içerisinde veya farklı iki eğitim bölgesi arasında aynı branştan olanlar arasında norm kadro fazlası olup olmamanın ölçüsü olan hizmet puanı esasına aykırı eşitsizlikler oluşmaktadır. Örneğin 5 numaralı eğitim bölgesinde 2 farklı okulda görev yapmakta olan tarih öğretmenlerinden puanı fazla olan norm kadro fazlası olduğu için koordinatör okula çekilirken, puanı düşük olan okulunda kalmaktadır. Bu durum, eğitim bölgesi ölçeğinde hizmet puanı esasını zedelemektedir. Ayrıca norm kadrolara ilişkin yönetmelik, eğitim bölgelerini esas alırken fazlalıkların hizmet puanlarına göre belirlenmesinde okulları esas almaktadır. Bu nedenle söz konusu ve benzeri sıkıntıları yaratan eğitim bölgesi uygulamasının kaldırılması gerekir.” görüşünü savunmuştur. Bakanlık ise, 3797 sayılı yasanın değişik 62. maddesinin öğretmen norm kadrolarının branşlar itibariyle okullar bazında belirlenmesini öngördüğünü, norm kadrolara ilişkin yönetmeliğin öğretmenlerden norm kadro ile ilişkilendirileceklerle fazla olarak belirleneceklere ilişkin hükümlerinin yasaya uygun biçimde düzenlendiğini, her eğitim kurumunun ayrı bir tüzel kişiliği olduğu dikkate alınarak yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte her bir okulda görevli olan mevcut öğretmenlerin belirlenen norm kadrolarla ilişkilendirilmesinde hizmet bölgesi ölçeğinin esas alınmasının yasaya aykırı olacağını belirtmiştir.

3. Sendikaya göre, norm kadrolara ilişkin yönetmeliğin 5. maddesinin (b) bendi ile “personel boyutunda atıl kapasite yaratılmaması, var olan atıl kapasitenin ihtiyaç duyulan okul ve kurumlara yönlendirilmesine zemin oluşturarak, verimliliğe dönüştürülmesi” ilkeleştirilmiştir. Ancak söz konusu ilkenin uygulanması ile alınabilecek sonucun tam tersi gerçekleşmektedir: Koordinatör okullara çekilmeden önce belirli oranlarda (10-20 saat arası) derse giren öğretmenler, gönderildikleri okul ya da kurumda hiç derse girmeyerek atıl duruma düşmektedir. Aynı zamanda, koordinatör okullara çekilen öğretmenlerden boşalan dersleri okulda bulunan öğretmenler doldurduğundan, yönetimin ödediği ek ders ücreti tutarında önemli bir artış olmaktadır. Örneğin, salt Eskişehir il merkezinde 2000-2001 öğretim yılında mesleki teknik eğitim kurumlarında ödenen ek ders ücreti bir önceki yıla göre %35 (30 milyar) artmıştır. Başka bir deyişle fazla olarak adlandırılan öğretmenlerin koordinatör okullara çekilmesi “temel ilkeler” başlıklı maddenin (b) bendinde yer alan ilke ile çelişmektedir. Söz konusu sıkıntı da, benzerleri gibi, eğitim bölgesi uygulamasından kaynaklanmaktadır. Çözüm, bu uygulamanın kaldırılmasıdır. Bakanlık, sorunun 2002/79 sayılı genelge ile çözümlendiğini belirtmiştir.

4. Sendika, 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun`un taşra örgütünün oluşum biçimini düzenleyen 53. maddesinde yer almayan eğitim bölgesi ve koordinatör okul kavramlarına dayalı işleyişin yasaya aykırı olduğunu savunmuştur. Sendika; yasada bulunmayan bölge, birim ve kurumların yönetmelikle oluşturulamayacağını, eğitim bölgeleri ve koordinatör okul uygulamasına son verilmesi durumunda sorunun ortadan kalkacağını vurgulamıştır.

Bakanlık temsilcileri ise bu görüşe katılmamışlar, eğitim bölgeleri ile koordinatör okul uygulamasının yeni bir örgütlenme biçimi olmadığını, yatay örgütlenme kapsamı içinde değerlendirilmesi gerektiğini, yatay örgütlenmenin ise Bakanlığın yetkisi içerisinde olduğunu ve yasa ile çelişmediğini, eğitim bölgesinin, o bölgede bulunan eğitim kurumlarının fiziki kapasitelerinden ortaklaşa yararlanmada koordine hizmeti gören eğitim kurumları niteliği taşıdığını ileri sürmüşlerdir.

II- “Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği” ile ilgili görüşmeler sonucunda;

1. Öğretmenlik mesleğinden ayrılanlardan göreve yeniden dönmek isteyenlerin bu isteklerinin yerine getirilip getirilmeyeceğinin kararlaştırılması sırasında, yeterlilikle ilgisi bulunmayan “öğretmenlikten uzakta geçirilen yıl” yerine, meslek deneyimi ve yeterliliği ile ilgili ölçütlerin kullanılması,

2. Yönetmeliğin 14/c maddesi ile, yer değiştirmeyi gerektiren “öğrenim durumu özrü”nün oluşabilmesi için “öğretmenlikteki branşlarıyla ilgili bir alanda veya eğitim, yönetim denetim alanlarında yurt içinde lisans öğrenimi veya üniversitelerin öğrenim için belirli bir süre öğretmenlik yapmış olma şartı aranan bölümlerine devam…” biçiminde yapılan sınırlandırmanın kaldırılması,

3. Sağlık özründen dolayı görev yerleri değiştirilenlerden zorunlu bölge hizmeti ile yükümlü olanların özürlerini yeniden belgelendirme süresinin bir yıldan üç yıla çıkarılması, 4. Yönetmeliğin yer değiştirme yöntemi ile atamalarda göz önünde bulundurulacak hususları düzenleyen 23/2. maddesinin son tümcesinin eş durumundan atama isteyenlerin tercihlerinin de göz önünde bulundurulmasına olanak verecek biçimde değiştirilmesi,

5. 657 sayılı yasanın 98/b maddesinin sağlığa ilişkin niteliklerin sonradan yitirilmesini kapsam dışında bırakacak biçimde yeniden düzenlenmesi, konularında görüş birliğine varılmıştır.

Buna karşılık;

1. Aday öğretmenlerin kendilerinin hastalıkları nedeniyle yer değiştirme isteklerinin yerine getirilmesinin temel ve hazırlayıcı eğitimi tamamlamış olmaları koşuluna bağlanmasından vazgeçilmesi önerisine Bakanlık temsilcileri, uygulamada karşılaşılacak sorunlar nedeni ile katılmamışlardır.

2. Yönetmeliğin 15/c-1 maddesine göre doğal afetler nedeni ile öğretmenlerin yer değiştirme isteğinde bulunabilmelerinin, bu nedenin yer değişikliğini gerektirdiğinin belgelendirilmesi koşuluna bağlanmasından vazgeçilmesi konusunda anlaşma sağlanamamıştır. Bakanlık temsilcileri, belgelendirmekten vazgeçmenin eğitim öğretimi zaafa uğratacağını, doğal afetlerin istismar edileceğini savunmuşlardır. Sendika ise doğal yıkımın çalışanlar üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin tek başına yer değiştirme nedeni sayılması, ayrıca fiziksel ya da maddi açıdan zarar görmenin aranmaması gerektiğini ileri sürmüştür. Doğal yıkımların yarattığı kargaşa ve panik havası içersinde belgelendirmenin ayrı yük oluşturacağını, atama gerçekleştirildikten sonra gerekli belgelerin istenebileceğini savunmuştur.

3. Sağlık özrünü oluşturan hastalıklara getirilen sınırlandırmanın kaldırılması önerisi, Bakanlık temsilcileri tarafından uygun görülmemiştir. Bakanlık temsilcileri; özür sayılan hastalıklara getirilen sınırlandırmanın kalkması durumunda düzenlemenin amacı dışında kullanılacağını, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmelik ile öğretmenlerin atanmalarına ilişkin yönetmelik arasında çelişki olmadığını, 3797 sayılı yasanın değişik 61. maddesinin öğretmenlerin atanmaları ile ilgili özel düzenlemeler getirdiğini, öğretmenlerin atanmalarının bu düzenlemeler doğrultusunda yapılan yönetmelik çerçevesinde gerçekleştirildiğini savunmuşlardır. Sendika ise, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmelik`in 28. maddesinde “…Özel yönetmeliklerde bu yönetmeliğe aykırı hükümler yer alamaz…” kuralına yer verildiğini, aynı yönetmeliğin 13/a maddesinin sağlık durumu özrünü oluşturan hastalıklara sınırlama getirmediğini, salt uzun süreli hastalıklardan dolayı yer değiştirme isteklerini yerine getirme uygulamasının, eylemli olarak, sağlık özrüne dayalı atamaları ortadan kaldırdığını, çünkü uzun süreli hastalığa yakalanan bir eğitim çalışanının yer değiştirme isteğinde bulunmak yerine 3 yıla kadar sağlık izni alma olanağını kullanabileceğini ileri sürmüştür.

4. Yönetmeliğin 33/e maddesi ile devlet memurlarının yer değiştirme yöntemi ile atanmalarına ilişkin yönetmeliğin 22/d maddesi arasında çelişki olduğu yolundaki görüş ile bu çelişkinin genel yönetmeliğin 22/d maddesi esas alınarak giderilmesi önerisi Bakanlık temsilcileri tarafından benimsenmemiştir. Bakanlık temsilcileri, görevden uzaklaştırılanların memuriyet yükümlülüklerinin devam ettiğini, bu nedenle görev mahallinde bulunmalarının esas olduğunu, ancak görev mahalli dışına çıkmalarına izin verilmesinde bir engel olmadığını, bu durumda zorunlu hizmet yükümlüsü olup zorunlu hizmet bölgesine dahil illerde görevli olanlar bakımından belirtilen nedenlerle bölge dışında geçirilen sürelerin zorunlu çalışma sürelerinden sayılmamasında üst mevzuat kurallarına aykırı bir durumun olmadığını savunmuşlardır. Sendika ise, görevden uzaklaştırılan kamu çalışanlarının görevden uzakta kaldıkları süre içersinde görev yerlerinde kalmak zorunda bulunmadıklarını, 6245 sayılı yasanın bu durumda olanlara oturmak istedikleri yere kadar yolluk ödenmesini bile öngördüğünü, yönetmeliğin 33/e maddesinin zorunlu hizmetten sayılmayacak süreler arasında gözaltında, tutuklu ve görevden uzakta geçirilen sürelere de yer verdiğini savunmuştur.

5. Hizmet bölgeleri sayısının artırılması konusunda görüş birliği sağlanamamıştır. Bakanlık temsilcileri, hizmet bölgesi sayısını arttırmanın rotasyon uygulamasına dönüş olacağını, bunun pratik bir yararının bulunmadığını, öğretmenlerin yer değiştirmelerinde hizmet puanının esas olduğunu ve il tercihi haklarının bulunduğunu savunmuşlardır. Sendika ise hizmet bölgesi sayısını arttırmanın bu bölgelerin kapsadığı illerin gelişmişlik düzeyleri arasındaki farkı azaltacağını, o nedenle aynı bölge hizmetini tamamlamak amacı ile gelişmiş bir ilde çalışanlar ile az gelişmiş bir ilde çalışanlar arasındaki eşitsizliği artıracağını ve bu durumun ayrıcalıklı atamaları özendireceğini vurgulamıştır.

III- “Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici Atama, Değerlendirme, Görevde Yükselme ve Yer Değiştirme Yönetmeliği” üzerinde yapılan görüşmeler sonucunda;

1. Yönetmeliğin;

a) 2/a, 12, 17/4-g, 25, 46/5 ve 46/7. maddelerinin anlaşılabilir biçimde, dilde tutarlılığa özen gösterilerek yeniden düzenlenmesi,

b) 10. Maddenin a/1. bendinin (atanacaklarda aranacak herhangi bir niteliğe ilişkin olmadığından) madde metninden çıkarılarak daha uygun bir madde içinde düzenlenmesi,

c) Yönetici değerlendirmesine ilişkin “Değerlendirme Raporu II” başlıklı ekinin bir değerlendirme öğesi olarak müfettiş denetleme raporlarına yer verecek biçimde düzenlenmesi, 2. Şef ve şube müdürlerinin bir üst göreve yükselmelerinde kadrolarının merkez ya da taşra örgütünde olup olmadığına bakılmaksızın eşit olanaklardan yararlandırılmalarını sağlayacak biçimde düzenleme yapılması,

3. Göreve atanma nitelikleri, öğrenim düzeyleri, hizmet içi eğitimleri… aynı ya da benzer olan Bakanlık müfettişleri ile ilköğretim müfettişlerinin yönetim kademelerine atanma bakımından aralarındaki eşitsizliğin giderilmesi, konularında görüş birliğine varılmıştır.

Buna karşılık; müfettişlerin denetledikleri kamu görevlilerinin atanabildikleri yönetim görevlerine atanmalarının önündeki engelin kaldırılması konusundaki sendika temsilcilerinin önerisine Bakanlık temsilcileri katılmamışlardır. Sendika, herhangi bir yöneticiyi denetleyebilecek düzeyde bilgi ve deneyim birikimi olduğu varsayılan müfettişin, denetlediği yöneticinin görevini yürütülebileceğinin de varsayılması gerektiğini ileri sürmüştür. Bakanlık temsilcileri ise, denetim görevlisinin denetlediği alana giren her görevi başarıyla yürütebileceğinin düşünülemeyeceğini belirtmişlerdir.

IV- “Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği” ile ilgili olarak yapılan görüşmeler sonucunda;

1. Kurum müdürlerinin duyuru yapılmadan yer değiştirmelerine olanak verilmesinden doğan eşitsizliği giderici düzenleme yapılması,

2. Okul ve kurum yöneticilerinin öğretmenler arasından seçimle belirlenmesinin öncelikli konular arasına alınarak değerlendirilmesi,

3. Soruşturmaya dayalı görev yeri değişikliklerinin, soruşturma sonuçlanmadan yapılmasının engellenmesi,

4. Herhangi bir soruşturmaya bağlı olarak yapılan zorunlu görev ve görev yeri değişikliklerinin, disiplin cezası gibi algılanmasından doğan olumsuzlukların giderilmesi, bu amaçla disiplin suçlarının değil, görev ve görev yeri değişikliği ile önlenebilecek olumsuzlukların yer değiştirme yöntemiyle atama nedeni sayılması,

5. Öğretmenlerin kaymakamlar tarafından yasaya ve bu konudaki Danıştay kararına aykırı biçimde, valilikler tarafından da kamu yararı ve hizmetin gerekleri ile bağdaşmayan amaçlarla geçici olarak görevlendirilmeleri uygulamasına son verilmesi,

6. Norm kadro ile ilişkilendirilemeyen öğretmenlerin bulundukları hizmet alanında branşlarında boşalan norm kadrolarla bir an evvel ilişkilendirilerek, istekleri dışında yer değişikliği yapılacağına ilişkin kaygıların giderilmesi yönünde gerekli önlemlerin alınması, konularında görüş birliği sağlanmıştır.

B) EKONOMİK HAKLAR

Yapılan görüşmeler sonucunda;

1. Ek ders ücretine ilişkin göstergelerin günümüz ekonomik koşulları karşısında yeterli düzeye çıkarılması,

2. Okul yöneticilerine ders dışı hazırlık ve planlama görevi karşılığında yarıyıl ve yaz tatillerinde de ek ders ücreti ödenmesinin sürdürülmesi,

3. Bağımsız ana okullarında mesleki çalışmaya katılan öğretmenlerin, bu çalışmalar karşılığında ek ders ücreti almalarının sağlanması,

4. Eğitici kol çalışmalarında görevlendirilen öğretmenlere, öğrenci sosyal ve kişilik hizmetleri karşılığında ödenmekte olan ek ders ücretinden, üzerlerinde sınıf sorumluluğu olmayan öğretmenlerin de yararlandırılmaları,

5. İlköğretim kurumlarında açık yetersizliği görülen öğrenciler için açılan yetiştirme kurslarında görev alan öğretmenlerin, bu görevleri karşılığında ek ders ücreti almalarının sağlanması,

6. Bakanlık merkez ve taşra örgütünde görevli yöneticilerin yararlandığı ek ders ücretinden, aynı ve benzer görevleri yürüten bir kısım personelin de yararlandırılması,

7. Ders dışı hazırlık ve planlama görevi karşılığı ödenmekte olan ek ders ücretlerinde görülen eşitsizliklerin giderilmesi,

8. Sınav görevi karşılığında ödenmekte olan ek ders ücretlerine konulan sınırın kaldırılması,

9. Öğretmenlere verilen kurul ve komisyon üyeliği görevinin yarıyıl ve yaz tatilinde sürdürülmesinin zorunlu olduğu durumlarda, yarıyıl ve yaz tatiline denk gelen süreler için ek ders ücreti ödenmesi,

10. Okul öncesi öğretmenlerine ödenen ek ders ücretlerinde, okullara göre olan farklılıklardan doğan eşitsizliğin giderilmesi,

11. Ders dağıtım çizelgelerinin öğretmenler arasındaki eşitsizliği büyütecek ve onların günlük yaşamlarını olumsuz etkileyecek biçimde dengesiz yapılmasına fırsat verilmemesi,

12. Bir saat ek ders ücretinin 1. derecenin 1. kademesinden aylık alan bir öğretmenin aylık gelirinin 60 (altmış) ders saatine bölünmesi ile bulunacak tutar olarak belirlenmesi,

13. Eğitim ve öğretim tazminatının benzer meslek gruplarına (mühendislere, doktorlara…) ödenen tazminat oranlarıyla uyumlu olacak biçimde yükseltilmesi, ödemelerde branş temelindeki farklılıkların giderilmesi, eğitim yöneticiliğinin ek tazminat verilerek çekici duruma getirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması,

14. 631 sayılı yasa gücünde kararname gereği ödenmesi gereken görev tazminatının salt makam tazminatı alanlara verilmesinin yetki yasasının amacıyla çelişmesi, çalışma barışını bozması, rahatsızlıklar oluşturması nedeniyle, eğitim çalışanlarından 1. ve 2. dereceden aylık alanlara 5000, 3. ve 4. dereceden aylık alanlara 6000, öteki derecelerden aylık alanlara da 7000 gösterge rakamının aylık katsayı ile çarpılması sonucunda bulunacak tutara eşit görev tazminatının ödenmesi için düzenleme yapılması,

15. Ek tazminatın günün koşullarına uygun duruma getirilmesi bakımından, ek gösterge dahil, en yüksek devlet memuru aylığının %20`si ile %100`ü arasında değişen oranlarda ödenmesine olanak sağlayan düzenlemeler yapılması,

16. Eğitim ve öğretim hizmetlerinde görevli olanların ek göstergelerinin en düşük 800, en yüksek 3600 olacak, dereceler arasında dengeli bir dağılımı öngörecek biçimde saptanmasına yönelik düzenlemelerin yapılması, ayrıca 657 sayılı yasaya ekli (1) sayılı ek gösterge cetveline 9. bölüm olarak “yardımcı hizmetler sınıfı”nın eklenmesi, böylece hizmetlilerin de ek göstergeden yararlanmalarının sağlanması,

17. 657 sayılı yasanın 99 ve 100. maddeleri ile belirlenen süre dışında yaptırılabilecek çalışmanın sınırlandırılması, fazla çalışma karşılığında eğitim çalışanlarına da ücret ödenebilmesi için 657 sayılı yasanın 178. maddesinde gerekli değişikliğin yapılması amacına yönelik girişimlerin başlatılması,

18. Gelir düzeyi düşük olan eğitim çalışanlarının emeklilik dönemlerinde yaşadıkları sıkıntıların azaltılması amacıyla 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu`nun ek 70. maddesinde emekli keseneğine ve kurum karşılığına tabi tutulacak oranlarda; ek göstergesi 2200-3599 olanlar için öngörülen %70 oranının %110`a, 2199`a kadar olanlar için öngörülen %40 oranının %90`a çıkarılmasını sağlayacak bir değişiklik yapılması,

19. Bütçe yasalarına yolluksuz yer değiştirmeye olanak verecek kuralların konulmaması, 6245 sayılı yasada “mahallen temin” edilebilecekleri gerekçesiyle hizmetlilere yolluk ödenmesini engelleyen kuralın değiştirilmesi,

20. Denetim görevlileri arasındaki ekonomik haklara yönelik farklılıkların giderilmesi, konularında görüş birliğine varılmıştır.

C) SOSYAL VE SENDİKAL HAKLAR

Yapılan görüşmeler sonucunda;

1. Eğitim çalışanlarının çalıştıkları alanlardaki hizmet içi eğitim gereksinimlerinin planlı bir biçimde karşılanması, bu amaçla her ilde açılan eğitim hizmetleri merkezlerinin bir an önce işlevsel duruma getirilmesi,

2. Hizmet içi eğitimde gösterilen başarının görevde yükselmelerde değerlendirilmesi,

3. Geçici görevle başka yerlere gönderilen eğitim çalışanlarına ödenen yolluk tutarının; yol, yemek, barınma türündeki giderlerini karşılayacak düzeye çıkarılması,

4. Hastalık, sakatlanma, branşın kaldırılması ya da başarısızlık durumlarında eğitim çalışanlarının istekleri de göz önünde bulundurularak görevlerinin değiştirilmesini kolaylaştıracak düzenlemeler yapılması,

5. Disiplin soruşturmalarında, ceza verme yetkisini zamanaşımına uğratmayacak biçimde, 657 sayılı yasanın 130. maddesinde yer alan en az 7 günlük savunma süresinin en az 15 (on beş) güne çıkarılması, eğitim çalışanlarının disiplin soruşturmaları sırasında avukat bulundurma olanağından yararlandırılmaları için gerekli düzenlemelerin yapılması,

6. Denetimde; branşlaşmaya hız verilmesi, başarıyı etkileyen tüm öğelerin göz önünde bulundurulması, rehberliğin esas alınması, nesnelliği özendirecek ve değerlendirme sürecine değerlendirilenin de katılmasını kolaylaştıracak bir yapının oluşturulması için gerekli önlemlerin alınması,

7. Eğitim çalışanlarının çalışma koşulları ile, her eğitim kurumunun gereksinimi olan hizmetli personel sayısının; işveren vekili, sendika ya da onun üst kuruluşunun temsilcisi, iş hukuku, sağlık, kamu yönetimi, kamu hukuku ve benzeri alanlarda uzman üyelerden oluşan sürekli bir kurul tarafından, Bakanlar Kurulu`nca yürürlüğe konulan norm kadro ile ilgili esaslar da göz önünde bulundurularak saptanması,

8. Öğretmenler dışındaki eğitim çalışanlarının; yürürlükteki düzenlemelerle belirlenen, kadrolarının gerektirdiği görevlerden başka işler ile ağır ve yorucu işlerde çalıştırılmaması, ağır ve yorucu işlerde çalışanlara düzenli ve uygun aralıklarla dinlenme olanağı verilmesi,

9. Gece nöbetlerine kalan öğretmenler dışındaki eğitim çalışanlarının ertesi gün izinli sayılması, gece nöbetleri için her tür güvenlik, ulaşım, sağlık ve hızlı haberleşme önlemlerinin alınması, bu önlemler alınmadan gece nöbeti tutturulmaması,

10. Yetkili kurullarca iş güvenliği ve sağlık koşulları yönünden elverişsiz (tehlikeli, zor ve yıpratıcı) olduğu belirlenen iş ve işyerlerinde görevli olanların çalıştıkları sürenin her yılı için 3 ay fiili hizmet zammı verilmesi,

11. İlgili kurullarca belirlenecek zor koşullarda çalışan eğitim çalışanlarının düzenli aralıklarla sağlık denetiminden geçirilmesi,

12. Sağlığı, görevini yapamayacak ölçüde bozulduğu (hastalandığı, sakatlandığı) saptanan eğitim çalışanlarının, parasal hak yitimine yol açmayacak biçimde, sağlık durumlarına uygun başka görevlerde değerlendirilmeleri,

13. Sınıf mevcutlarının; atölye, laboratuar, yabancı dil ile güzel sanatlara dönük çalışmalar nedeni ile oluşturulacak grupların ortalama öğrenci sayılarının uluslar arası(gelişmiş ülkeler için geçerli) ölçütlere uygun olarak belirlenmesi,

14. Doğum ve ölüm yardımları ile cenaze giderleri için ödenecek tutarın, 1. derecenin 4. kademesindeki (aylığa bağlı tüm ödeme kalemleri dahil) öğretmen aylığının iki katı düzeyine çıkarılması,

15. Eğitim çalışanlarının çocukları için gündüz bakımına yönelik kreş ve çocuk yuvalarının açılması, anaokulu ve anasınıflarının yurdun her yerine yaygınlaştırılması,

16. Eğitim çalışanları ile onların bakmakla yükümlü bulundukları yakınlarının hastalanmaları durumunda ücretsiz tedavi edilmeleri ilkesi ile çelişen düzenlemelerin yürürlükten kaldırılması, bu ilkeye ters düşen uygulamalara fırsat verilmemesi,

17. Yiyecek yardımının günün koşullarına uygun düzeye getirilmesi, yemek verilemeyen eğitim çalışanlarına yapılacak yiyecek yardımının parasal karşılığının ödenmesi,

18. Tüm eğitim çalışanlarının işin ve işyerinin özelliği nedeniyle kullandıkları giysiler için giyecek yardımından yararlandırılmaları,

19. Tüm eğitim çalışanlarına her yıl eylül ya da ekim aylarında, aylığa bağlı tüm ödeme kalemleri de içinde olmak üzere, 1. derecenin 4. kademesinden aylık alan öğretmenin aylık tutarına eşit oranda yakacak yardımı yapılması,

20. Tüm eğitim çalışanlarına işyerlerine gidiş-geliş için ulaşım yardımı yapılması,

21. Öğretim yılına hazırlık ödeneğinin, aylığa bağlı tüm ödeme kalemleri de içinde olmak üzere, 1. derecenin 4. kademesinde bulunan öğretmen aylığı düzeyine çıkarılması ve eğitim çalışanlarının tümünü kapsayacak biçimde yaygınlaştırılması,

22. İş yaşamı boyunca bir kez, mesleğe yeni giren eğitim çalışanlarına donatım, evlenenlere ise evlenme yardımı yapılması, bu yardımların, yardımı alanın aylığının iki katı tutarında olması,

23. Eğitim çalışanlarının, sağlıklı bir dinlenme olanağı sağlanması bakımından, aylığa bağlı tüm ödeme kalemleri dahil, 1. derecenin 4. kademesindeki öğretmen aylığına eşit tutarda dinlenme yardımından yararlandırılmaları,

24. Lojmanda oturma olanağından yararlanamayan eğitim çalışanlarına, aylığa bağlı her tür ödeme kalemleri içinde olmak üzere, aylıklarının %25`i oranında kira yardımı yapılması,

25. Tüm eğitim çalışanlarına öğretim yılının 1. ve 2. yarıyılı sonunda; yılda iki kez ve her biri -aylığa bağlı tüm ödeme kalemleri dahil- 1. derecenin 4. kademesindeki öğretmen aylığına eşit tutarda ikramiye ödenmesi,

26. Öğretmenler dışındaki eğitim çalışanlarının hizmet sürelerine bakılmaksızın yıllık izinlerinin otuz gün olarak belirlenmesi,

27. Eğitim çalışanlarına; evlendiklerinde, eşleri, çocukları, anneleri, babaları ve kardeşleri öldüğünde, eşleri doğum yaptığında 10 (on); çocukları ve kardeşleri evlendiğinde 5 (beş) iş günü özür izni verilmesi,

28. Doğum yapan eğitim çalışanlarına doğum öncesi dört haftalık süre de içinde olmak üzere, bir yıl süre ile aylıklı izin verilmesi, doğuma bağlı olarak ayrıca aylıksız izin verilmemesi,

29. Görev yerinde oturmayı zorunlu kılan durumlar dışında, köylerde görevli olan eğitim çalışanlarının, görevlerini aksatmamak koşuluyla ve görevleri dışında olmak üzere, görev yerlerinden ayrılmalarına olanak sağlanması,

30. Eğitim çalışanlarına, bakmakla yükümlü oldukları, eş, çocuk, ana, baba ve kardeşlerinden birinin eşlik etmeyi zorunlu kılan önemli bir hastalığa yakalanması ya da sakatlanması durumlarında, 657 sayılı yasanın 108. maddesine göre verilen bir yıllık ücretsiz iznin, ilk altı ayının ücretli izne dönüştürülmesi,

31. a) Kongrelere, genel kurullara, genel merkez yönetim, denetim, disiplin, başkanlar kurulu toplantılarına, kurum idari kurullarına; sendika genel merkez ya da şubelerince görevlendirilmeleri üzerine katılan yönetim, denetim, disiplin kurulu üyelerine, baş temsilci ve temsilcilere, delegelere,

b) Sendikanın amaçları doğrultusunda yurt içinde ya da yurt dışında düzenleyeceği ya da katılacağı konferans, seminer ve komisyon çalışmalarında görev almaları sendikaca uygun görülen üyelere, sendikanın yazılı isteği üzerine bu toplantı ve çalışmalar süresince, ayrıca yolda geçirilen süre için ücretli izin verilmesi,

32. Milli Eğitim ŞÃ»rası`na katılan üyelerin %5`ini sendika temsilcilerinin oluşturması, TBMM uzmanlık komisyonları, öğretmen evleri, İLKSAN, okul yönetim kurulları ile bakanlık merkez ve taşra örgütlerinde oluşturulmuş, bundan sonra oluşturulacak olan sürekli ya da geçici kurul ya da komisyonlara en az bir sendika temsilcisinin katılmasına ve bunların görev güvencelerinin sağlanmasına yönelik düzenlemelerin yapılması ve gerekli önlemlerin alınması, konularında görüş birliği sağlanmıştır.

Buna karşılık;

1. Öğretmenlerin askerliklerini öğretmen olarak yapmalarının sağlanmasına ilişkin sendika önerisi ile ilgili olarak bakanlık temsilcileri; 1111 ve 1076 sayılı yasalar uyarınca gereksinim fazlası olan öğretmenlerin, Milli Eğitim Bakanlığının istemesi durumunda, askerliklerini öğretmen olarak yapmalarına olanak tanındığı, bu olanaktan tüm öğretmenlerin yararlandığı, sadece temel askerlik eğitiminin zorunlu olduğu, dolayısıyla askerlik görevlerini yerine getirmekte bulunan öğretmenlerin okullarından ve öğrencilerinden ayrılmaları gibi bir sorunun yaşanmadığı doğrultusunda açıklama yapmışlardır.

2. Bakanlık temsilcileri, öğretmenler dışındaki eğitim çalışanlarının genel olarak günlük çalışma sürelerinin 7, haftalık çalışma sürelerinin de 35 saat olarak belirlenmesi önerisine katılmamışlardır.

3. Bakanlık temsilcileri, tatil günlerinin çok olduğu gerekçesiyle, tüm eğitim çalışanlarının 1 Mayıs`larda, kadın eğitim çalışanlarının de 8 Mart`larda izinli sayılmasını uygun bulmamışlardır.

4. Sendika baş temsilcilerine aylık karşılığı okutmakla yükümlü oldukları haftalık ders sayısının yarısı kadar, temsilcilere de beş saat ücretli haftalık sendikal çalışma izni verilmesi önerisine bakanlık temsilcileri, “sendikal çalışmaların kurumsal görevlerin aksatılmaması temeline dayandığı, özellikle süreli bir kamu hizmeti olan eğitim ve öğretim hizmetlerinin izin süresinin çoğaltılmasına bağlı olarak olumsuz yönde etkileneceği, bu durumun özellikle okul öncesi ve ilköğretim 1-5 inci sınıflar bakımından daha da ağır sonuçlar doğuracağı…” gerekçesiyle katılmamışlardır. Sendikanın bu izinden sınıf ve okul öncesi eğitim öğretmenlerinin bağışık tutulabileceğine, temsilci ve baş temsilci sayısının son derece sınırlı olduğuna ilişkin görüşleri, konu üzerinde anlaşma sağlanmasına yetmemiştir.

D) EĞİTİMİN NİTELİĞİNİN YÜKSELTİLMESİ

Yapılan görüşmeler sonucunda aşağıdaki çözüm önerileri üzerinde görüş birliği sağlanmıştır.

I. Öğretmene ilişkin sorunlar ve öneriler

1. Lisans eğitimi sırasında verilen öğretmenlik formasyonu, öğretmenlik uygulamalarının süresi ve bu uygulamalarda kuramsal bilgilerden yararlanma düzeyi yeterli duruma getirilmelidir.

2. Öğretmen yetiştiren kurumlara ağırlıklı olarak öğrenci kaynağı olması gereken öğretmen lisesi çıkışlı öğrencilerin, lise öğrenimi sırasında aldıkları meslek eğitimi yeterli düzeye çıkarılmalıdır. Öğretmen yetiştiren kurumlara geçişte bu liseleri bitiren öğrencilere tanınan kontenjan ile verilen ek puan, talebi artıracak yeterliğe ulaştırılmalıdır.

3. Öğretmen yetiştiren kurumlardaki öğretim görevlilerinin, nitel ve nicel yönden yeterli olmasına özen gösterilmelidir.

4. On beş yıllık öğretmenlerden yüksek lisans ve doktora yapanların, eğitim fakültelerinde öğretim görevlisi olarak görevlendirilmeleri desteklenmelidir.

5. Öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarının birincil öğrenci kaynağı öğretmen liseleri olmalıdır.

6. Her yıl Milli Eğitim Bakanlığınca öğretmen gereksinimi saptanmalıdır. Belirlenen gereksinim dışında Yüksek Öğretim Kurulu`nca öğretmen adayı yetiştirilmemelidir.

7. Öğretmenler okul ve kurumlarda, eğitim-öğretim süreçlerine ilişkin olanlar dışında (para toplama, kendi alanlarıyla ilgisi olmayan çalışmalarda görevlendirilme, büro memurluğu türünden) etkinliklere yönlendirilmemelidir.

8. Öğretmenlerin, iş başında daha iyi ve etkili bir hizmet içi eğitim almalarına olanak sağlamak amacıyla adaylık süresinin üst sınırı, üç yıl olarak belirlenmelidir. Adaylık, yetişme amacıyla düzenlenecek eğitim sürecinin başarı ile tamamlanmasından sonra kaldırılmalıdır.

9. Okul öncesi eğitim zorunlu eğitim kapsamına alınmalı ve yaygınlaştırılmalıdır. Bu aşamada ortaya çıkacak öğretmen gereksinimi, aynı alanda ön lisans eğitimi alanlardan karşılanmalı; ancak bunların lisans düzeyinde öğrenim görmeleri için ivedi önlemler alınmalıdır.

10. Okul öncesi eğitim kurumları için yetiştirilen öğretmenlerin kuramsal ve uygulamalı meslek eğitimleri içerik ve yöntem açısından yeniden düzenlenmelidir.

11. Okul öncesi eğitim uygulamalarında beceri kazandırmaya yönelik etkinlikler artırılmalıdır.

12. Okul öncesi eğitim programları öğrenci düzeyi ile çağdaş bilim ve teknolojiye ve öğretim süresine uygun olarak, öğretim ilke ve yöntemlerini de içerecek biçimde yeniden düzenlenmelidir.

13. Öğretmen yetiştirme ve öğretmen sorunları konulu, ayrı bir eğitim üniversitesi kurulmasına ilişkin görüşün de tartışmaya açılacağı, ağırlıklı olarak öğretmenlerin, eğitim sendikalarının, sivil toplum örgütlerinin ve meslek kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı bir Milli Eğitim ŞÃ»rası kısa zamanda planlanmalıdır.

14. Örgün ve yaygın mesleki-teknik eğitim kurumlarında görev alacak usta öğreticilerin, öğretmenlik mesleğine ilişkin temel bilgi ve becerilerle donatılmaları amacıyla hizmet içi eğitim almaları sağlanmalıdır.

15. Örgün ve yaygın mesleki-teknik öğretim kurumlarında görev alacak öğretmenler lisans eğitimi sırasında daha fazla uygulamalı eğitim görmeli, bu bağlamda alanlarıyla ilgili işletmelerde en az bir yıl çalışmalıdır.

16. İlköğretim ve ortaöğretim okulu öğrencilerinden fotokopi, karne, boya, perde veya kayıt gibi nedenlerle para istenmemelidir.

17. Hizmet içi eğitim, nitelik ve kapsam yönünden yeterli duruma getirilmelidir.

18. Öğretmenlerin görevde iken yaptıkları hizmet içi eğitim ile yüksek lisans ve doktora eğitimleri, özlük hakları açısından, üst öğrenimi özendirecek biçimde değerlendirilmelidir.

19. Hizmet içi eğitim; eğitim ve bilim hizmet kolunda kurulmuş sendikalar, üniversiteler, okullar ve işletmelerle işbirliği içerisinde yeniden yapılanmalıdır. Hizmet içi eğitim programlarının düzenlenmesinde eğitim sendikaları ile sivil toplum örgütlerinin görüş ve önerilerine yer verilmelidir.

II. Öğretim programlarına ilişkin sorunlar ve öneriler

1. Programların içeriği

a) Sekiz yıllık zorunlu eğitime yönelik ders programları, öğrenci düzeyi göz önünde bulundurularak bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır.

b) Programlarda öğrenci düzeyi göz önünde bulundurulmalıdır.

c) Programlarda, konuların işlenmesinde uygulanacak yöntem ve teknikler konusunda yönlendirici açıklamalara yer verilmelidir.

d) Programların içeriğinin belirlenmesinde öğrenme süreci ve hızı göz önünde bulundurulmalıdır.

e) Program hedeflerinde; kişilik gelişimi, demokratik değerler, çevre bilinci, toplumsal sorumluluk, estetik, emek, üretim, özgür ve bağımsız düşünme gibi temel değerler açıkça belirtilmelidir.

f) Programlar; yerel olanaklardan yararlanılmasını özendirecek esneklikte olmalıdır. Öğretmen ve öğrenciye yeterince bireysel etkinlik olanağı tanınmalıdır.

g) Bilgi ve başarıları ölçme ve değerlendirme sistemi yeniden oluşturulmalıdır.

2. Öğretim ortamları, araç-gereçler ve donanımlar

a) Bütün öğretim kurumlarında derslik sayısı yeterli düzeye çıkarılmalıdır.

b) Her tür ve derecedeki eğitim kurumlarında öğrenci sayısına yeterli olacak ders araç ve gereçleri, atölye, laboratuar, işlik ve çok amaçlı mekanların sağlanması ve bunların okullar arasında adil dağılımı için gerekli önlemler alınmalıdır.

c) Okul binalarındaki fiziki bozulmalar giderilmelidir.

III. Eğitimin finansmanına ilişkin sorunlar ve öneriler

1. Bütçeden eğitime ayrılan pay OECD ve Avrupa Birliği ülkelerinin düzeyine yükseltilmelidir.

2. Eğitim yatırımları önceden hazırlanan kısa, orta ve uzun vadeli programlarda gösterilmelidir. Bu programların hazırlanmasında ve uygulanmasında eğitim sendikalarının katılımı ile katkısı sağlanmalıdır.

3. Zorunlu eğitimin parasız olmasına olumsuz etki eden uygulamalara fırsat verilmemelidir.

4. Özel öğretim kurumlarının açılması yönünde yatırım amacıyla bütçeden kaynak ayrılmamasına yönelik sendikal öneri Bakanlık temsilcileri tarafından benimsenmemiştir.

SONUÇ

Milli Eğitim Bakanlığı ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) temsilcilerinden oluşan kurulumuzda görüş birliği sağlanan çözüm önerileri doğrultusunda Bakanlıkça gerekli düzenlemelerin, iş ve işlemlerin yapılmasına ve uygulamaların yönlendirilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir. 13.01.2002

Milli Eğitim Bakanlığı Kurum İdari Kurulu

Güngör KILINÇ
Müsteşar Yardımcısı
Başkan

Emirali ŞİMŞEK
EĞİTİM SEN Genel Sekreteri
Başkan Yardımcısı

Mustafa TURAN
EĞİTİM SEN Temsilcisi
Raportör

Zeki Bilgin İNANLI
Üye

Murat YAMAN
Üye

Naim DURMAZ
Üye

Mustafa ATASOY
Üye

Osman ÇELİK
Üye

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu