Merkez Kadın Sekreterinin S.A. Olayı ile İlgili Basın Açıklaması

15

Dün Gülbahar Gündüzler bugün S.A yarın kim olacak?

Ülkemizde kadının ev içinde, iş yaşamında, sokakta ve kamusal alanın bütününde uğradığı şiddet her geçen gün daha da tırmanıyor. Kadınlara yönelik yaşanan şiddet; eşitlik, kalkınma ve barış hedeflerine ulaşılmasında,  kadınların insan haklarını ve temel özgürlüklerini kullanmalarının önünde ciddi engel olarak varlığını sürdürüyor.

Bilindiği gibi 12 Aralık 2005 tarihinde İkitelli Sanat Tiyatrosu çalışanı 21 yaşındaki S.A saat 16.30 sıralarında İstanbul Yusuf Paşa Durağında otobüs beklerken polis oldukları iddia edilen 3 kişi tarafından, beyaz renkli 19 markalı Renault bir araçla başına çuval geçirilip, zorla kaçırılmış ve uyuşturucu verilerek tecavüze uğramıştır. S.A faillerin polis olduğu kanaatini taşıyor.  Olayın gerçekleşmesinden bu yana bir haftayı aşkın bir süre geçmesine ve S.A`nın olayın faillerinin profillerini tanımlamasına rağmen, faillerin bulunmasında henüz bir gelişme yaşanmamıştır.

Tecavüz; kişinin ruhsal, bedensel bütünlüğüne saldırıdır. Karşı tarafı aşağılama, yıldırma, sindirme,  baskı ve egemenliğini kabul ettirme ve irade kırma yöntemidir. Tecavüz aynı zamanda toplumun, kadın bedeniyle simgeleştirdiği bütün değer yargılarına yönelik bir hiçe sayma ve alt etme yöntemidir. Tarih boyunca otoriteler tarafından bilinçli olarak kullanılmış ve teşvik edilmiştir. Bu uygulamanın amacı, muhalif ve öteki kimliği taşıyan kadınların manevi değerlerini yıkıma uğratmak, yalnızlaştırmak, kişiliğini parçalamak, aşağılamak ve böylelikle teslim almaya, direnişini kırmaya çalışmaktır. Günümüzde tecavüz, ne yazık ki hala bilinçli bir politika olarak, sistemli bir şekilde artarak kadınları tehdit etmeye devam ediyor.

S.A olayının faillerinin “Siz kimsiniz, ne yapmaya çalışıyorsunuz? Hepinizi böyle yapacağız. Git şimdi yapabiliyorsan Ekin Sanatta devrimci sanatını üret bakalım.” tüyler ürperten sözleri tecavüz mantığını çok net ortaya koyuyor. Bu olay aslında Türkiye`nin demokratikleşmesine karşı direnen ırkçı, militarist zihniyetten beslenen kesimin,  ne derece zavallı bir duruma düştüklerinin bir göstergesidir.

Eğitim Sen olarak S.A`nın yaşadığı bu saldırıyı şiddetle kınıyor, bu vahşeti artık başka kadınların yaşamasını istemiyoruz. Yetkililerin, bir an önce bu olayın faillerini bulup yargılamasını umuyor ve bekliyoruz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu