Meclisi By Pas Edip Ülkeyi Kanun Hükmünde Kararnameler ile Yönetmeye Devam!

Anımsanacağı üzere 14 Eylül 2011 gün ve 28054 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştı. Bizler yalnızca bir Kanun Hükmünde Kararnamenin çıkarılma biçimini eleştirirken, Hükümete Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi veren Yetki Yasasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun reddi üzerine hükümet, Yetki Yasasının son günlerini oldukça iyi değerlendirdi. 1 Kasım 2011 gün ve 28102 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete ile 2 Kasım 2011 gün ve 28103 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazetelerde, dile kolay, tam 12 (ON İKİ) tane Kanun Hükmünde Kararname yayımlandı. Bu Kanun Hükmünde Kararnameler ile yalnız on iki yasada değil, yüzlerce yasada değişiklik yapıldı. Bunlar;

1. 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı`nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,

2. 656 sayılı Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı`nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,

3. 657 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığı`nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname,

4. 658 sayılı Türkiye Su Enstitüsünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,

5. 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname,

6. 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,

7. 661 sayılı Avrupa Birliği Bakanlığı`nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname,

8. 662 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname,

9. 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,

10. 664 sayılı Atatürk, Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,

11. 665 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname,

12. 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname.

Yapılan değişikliğin ne anlama geldiğine ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme yapmadan önce, teşkilat yasaları başta olmak üzere yüzlerce yasanın, kamuoyuyla paylaşılmadan ve kanun hükmünde kararnamelerle değiştirilmesini kabul edilemez bulduğumuzu belirtmek isteriz. Bu denli önemli olan ve neredeyse Devlet Teşkilatını ve ücret sistemini yeniden yapılandıran yasa değişikliklerinin kamuoyuyla paylaşılmak istenmemesinin, hangi kamu yararına hizmet ettiğini anlamak güçtür. Kanun Hükmünde Kararnamelerle ülkenin yönetilmesi, Meclis komisyonları ve TBMM`nin devre dışı bırakılmasının ülkemize hiçbir yararı yoktur, olamaz. Kimin için yararlı olduğunu ise kamuoyu çok geçmeden öğrenecektir. Benzerlerine ancak totaliter sistemlerde rastlanabilecek bu türden uygulamalar, cumhuriyetin demokratikleştirilmesine de hizmet etmeyecektir. Yapılan değişikliklere gelince …

14 Eylül 2011 gün ve 28054 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı`nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 37. maddesinde; “İl milli eğitim müdürü, ilçe millî eğitim müdürü, okul ve kurum müdürü olarak görev yapanların yer değiştirmeleri, hizmet süreleri, performans ve yeterlikleri dikkate alınarak bölge hizmeti ve rotasyon esasına göre yapılır. Bunların yer değiştirmelerine ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” ifadesi yer almaktaydı. 662 sayılı KHK`nın 78. maddesiyle; 652 sayılı KHK`da  rotasyona tabii olan “İl millî eğitim müdürü” ibaresinden sonra “il eğitim denetmeni”; “ilçe milli eğitim müdürü” ibaresinden sonra “il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri şube müdürü” ve “okul ve kurum müdürü” ibaresinden sonra “ile okul ve kurum müdür başyardımcısı ve yardımcısı” ibareleri eklenmiş böylece rotasyonun kapsamı KHK ile değiştirilmiştir. Yönetmelik gibi diğer düzenleyici işlemlerin Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere uyumlu hale getirilmesi gerekirken, hükümet, kanun ve kanun hükmünde kararnameleri yönetmeliklere uyumla hale getirmektedir.

659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin ‘Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı` başlıklı 14. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca; kamu idareleri Avukatla temsil edilmese bile idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri ve muhakemat müdürleri tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilecektir. Bu düzenleme, kamu çalışanlarının, Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere kamu yönetimince uygulanan haksız ve hukuka aykırı işlemler aleyhine dava açmalarını güçleştirecektir. Kamu çalışanları bundan böyle dava açarken iki kez düşünecektir. Kaldı ki idare, avukat veya hukuk müşaviri olmayan bu kişilerle temsil edildiği için vekalet ücretine hükmedilmesi, 1136 sayılı Avukatlık Yasası ile Avukatlık kurumunun özüne de aykırı düşmektedir.

Yine aynı 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan bir değişiklik uyarınca; yapılacak sözlü sınavlarda, Sınav Komisyonu, adaylar hakkında değerlendirme yapacak, yapılan değerlendirmeye göre verilen puanlar tutanağa geçirilecek, bunun dışında sözlü sınav ile ilgili herhangi bir kayıt sistemi kullanılmayacaktır. Danıştay`ın yerleşik hale gelen ve içtihat niteliğindeki kararlarıyla, “Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin hukuka uygunluk denetiminin 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinde belirtilen unsurlar yönünden yapılabilmesi için, sözlü sınavda adaya yöneltilen soruların ve yanıtlarının teknolojik imkanlardan yararlanılarak sesli ve görüntülü kayıt altına alınması gerektiği” belirtilmiştir. Yapılan düzenlemeyle, sesli ve görüntülü kayıt alınması gerekmediği belirtilmekte, böylece siyasal kadrolaşmanın önü açılmaktadır.

662 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnameyle 2547 sayılı Yasada değişiklik yapılmıştır. Buna göre, bir derse ikiden fazla kayıt yaptırılması, ilave ders alınması veya önlisans programını azami 4 yıl, lisans programlarını azami 7 yıl, lisans ve yüksek lisans derecesini birlikte veren programlar azami 9 yıl, yüksek lisans programını azami 3 yıl, doktora programını azami 6 yıl içinde tamamlanamaması hallerinde, her bir ders için kredi başına ödenecek öğrenci katkı payı veya öğrenim ücretinin artırımlı olarak uygulanmasını öngören hükümler, 2014-2015 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlanacaktır. Yapılan düzenleme harç zamlarının 201-2015 eğitim öğretim yılı sonuna değin ertelenmesi anlamına gelmemektedir. Yine harç zamları olacak, ancak, her bir ders için kredi başına ödenecek öğrenci katkı payı veya öğrenim ücretinin artırımlı olarak uygulanmasını öngören hükümler, 2014-2015 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlanacaktır.

666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname`yle 375 sayılı Kanun Hükmünde kararname ve 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname başta olmak üzere bir dizi değişiklik yapılmıştır. ‘Toplu Sözleşme`nin gündemini oluşturacak ‘Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının`, kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenmek istenmesinin, kamu emekçileri sendikalarının devre dışı bırakılması anlamına gelmektedir. Ya da hükümet, toplu sözleşmeyi, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çevresinde yapmak isteyecektir. Her iki olasılık da, kamu emekçileri açısından kabul edilmez olacaktır.

Aynı KHK`da yapılan bir değişiklikle, 45 gün önce yürürlüğe konan ve neredeyse henüz uygulanmamış olan 652 sayılı KHK`nın bazı maddeleri değiştirilmekte, Milli Eğitim Bakanlığı`nın merkez ve taşra teşkilatında uygulanması öngörülen ek ödeme sistemi sona erdirilmektedir. Kaldı ki 666 sayılı KHK`nın öngördüğü ek ödeme sistemiyle, 652 sayılı KHK`da öngörülen ek ödeme sistemi arasında da ciddi bir değişiklik yapılmamış, eğitim emekçileri için yeni bir mali hak getirilmemiştir.

KHK`lara ilişkin değerlendirmemiz sürmektedir. Konuyla ilgili olarak yürüteceğimiz çalışmalar da web sitemiz aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılacaktır.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu