MEB Ücretli Öğretmenlik İstihdamından Vazgeçmeli, Resmi Olarak Açıklanan Öğretmen Açığı Kadar Kadrolu Öğretmen Ataması Yapmalıdır!

Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç`ın öğretmen atamaları ile ilgili açıklama metni:
 

Bilindiği gibi Milli Eğitim Bakanlığı`nın Ağustos ayında yapılması planlanan 30 bin öğretmen atamasının ertelenmesinin ardından gündeme getirilen öğretmen açıklarının ücretli ve vekil öğretmenler aracılığıyla giderileceği yönünde açıklamalar yapılmıştır. KPSS Eğitim Bilimleri sınavının iptal edilmesinin ardından bakanlık, ücretli öğretmenlerin KPSS puanına göre istihdam edileceğini açıklamıştır.

Öğretmen atamalarının ertelenmesini fırsat bilen Milli Eğitim Bakanlığının öğretmen açığını ihtiyaç kadar kadrolu öğretmen ataması yapmak yerine, iş güvencesiz, düşük ücretli ve her türlü haktan yoksun olarak çalışacak “ücretli öğretmen” uygulaması ile aşmak istemesi düşündürücüdür. Eğitim hizmetlerinin niteliği gereği düzenli ve sürekli yürütülmesi gerektiği gerçeğini yok sayan, öğretmenleri farklı statülerde istihdam ederek birbirine rakip haline getiren bu tür uygulamalardan en çok sistemin temel bileşenleri olan öğretmenler ve öğrenciler etkilenecektir.   

Merkezi, yerel ya da okul düzeyinde yaşanan ücretli öğretmenlik uygulamasının Hükümetin ve Milli Eğitim Bakanlığı`nın temel yönelimi haline gelmiş, 30 bin öğretmen atamasının ileri bir tarihe ertelenmiş olması gerekçe gösterilerek sayıları şu anda 100 bin civarında olan ücretli öğretmen istihdamının hızla arttırılması için düğmeye basılmıştır. Eğitimin düzenli ve sürekli bir kamu hizmeti olması gerçeğine aykırı bir şekilde hayata geçirilen, geçici ve iş güvencesiz çalışmayı esas alan ücretli öğretmenlik uygulaması, “ucuz işgücü” uygulamasının eğitimdeki yansıması olarak karşımıza çıkmıştır. 

Son yıllarda eğitim sistemimizde yaygın olarak görülen ücretli öğretmenlik uygulaması, öğretmen açıklarını kapatmak için kalıcı bir çözüm olmadığı gibi, eğitim sistemini gittikçe kuşatan, içten içe çürüten bir yapıya bürünmeye başlamıştır. Öğretmen istihdamının kuralsız, düzensiz, esnek ve her türlü güvenceden yoksun olarak benimsenmesi, eğitim sisteminde geri dönülemez hasarlar bırakacaktır.

Eğitimin vazgeçilmez unsuru öğretmendir ve eğitimin niteliği, öğretmenin niteliği ile doğru orantılıdır. Öğretmenlik mesleği düzenlilik ve süreklilik gerektirir. Ücretli öğretmenlerin mevcut ücret düzeyi, hukuksal konumu ve çalışma koşulları ile öğrencilere faydalı olabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle bütün öğretmenler, hatta eğitim işkolunda çalışan herkes kadrolu ve iş güvencesine sahip olarak çalıştırılmak zorundadır.

Milli Eğitim Bakanlığı`nın Şubat 2010`da yayınlanan MEB İç Denetim raporunda resmi öğretmen açığının 133 bin 317 olduğu ifade edilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı eğer öğretmen açıklarının kapatılması konusunda samimi ise, ilk adım olarak bu yıl içinde kendi açıkladıkları rakam olan 133 bin 317 kişilik kadrolu öğretmen ataması yapmalıdır. Eğitimde kadrolu istihdam dışındaki bütün istihdam biçimleri iptal edilmeli, herkes için kadrolu ve güvenceli istihdam koşulları yaratılmalıdır. 

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu