14 Temmuz`da İllerde Yapılacak Eylemde Okunacak Ortak Metin
KAMU EMEKÇİSİ BİRAZ DAHA YOKSULLAŞTI
Türkiye, AKP hükümeti eliyle IMF güdümlü politikalarla her geçen gün biraz daha uçurumun kenarına itilmektedir. Ekonomi politikaları, bir kriz ve borç ödeme mekanizması haline getirilmiştir. Hükümet; önceki hükümetler gibi, IMF tavsiyeleri doğrultusunda sıkı mali politikalarla yüksek vergiler ve düşük ücretlerle toplumun düşük ve orta gelirli kesimlerini sıkboğaz ederken, sermaye kesimlerine vergi imtiyazları, teşvikler ve kamu kaynaklarının transfer edilmesi politikalarıyla adaletsizliği ve yoksulluğu arttırmaktadır.
Hükümetin; 2005 yılı toplu görüşmelerinde, “Kamu emekçilerini Enflasyona ezdirmeyeceğiz” sözlerinin bir aldatmacadan ibaret olduğu görülmüştür. Hatırlanacağı üzere geçen yılki toplu görüşmelerden sonra Başbakan ERDOĞAN “size verdiğimiz bu rakam iyi bir rakamdır, IMF ile yaptığımız anlaşmanın tepe dönüş noktasıdır. Verdiğimiz sözler var onları bozamayız” diyerek %5`lik yoksulluk ücretini savunmuştu.
HÜKÜMETİN ÖNGÖRDÜĞÜ YOKSULLUK ÜCRETİNİ ONAYLAMIYORUZ!
YOKSULLUK ÜCRETİNE İMZA ATMADIK!
HÜKÜMETİN SUÇ ORTAĞI OLMAYACAĞIZ!
Diğer iki konfederasyonun altına imza attığı mutabakat metnine, KESK olarak şerh düşmemizin ne kadar anlamlı olduğu bir kez daha görülmüştür. Hatırlanacağı üzere; 2005 yılı toplu görüşmelerinde %5 olarak öngörülen enflasyon hedefi üzerinden kamu emekçilerine %5`lik yoksulluk ücreti dayatılmıştır. KESK dışındaki diğer iki konfederasyon, hükümetin teklifini itirazsız kabul ederek suça ortak olmuşlardır. Bugün ortaya çıkan gelişmeler göstermektedir ki; uygulanan ekonomik politikalarla, son olarak da Dolar ve Euro kurundaki artışlar ve izlenen yeni faiz politikalarıyla emekçilerin yoksullaşması ve ücretlerinin düşmesi süreci devam etmektedir. Henüz tamamı ücretlere bile yansımayan %5`lik zam öngörüsü iflas etmiştir, erimiştir.
2005 yılı mutabakat metnine imza atan iki Konfederasyondan Kamu Sen Başkanı Bircan AKYILDIZ mutabakatın imzalandığı gece saat 01.00 sıralarında yaptığı televizyon konuşmasında Hükümetin önerdiği zammı ve mutabakatı olumlu bir gelişme olarak değerlendirmiş ve bu mutabakat ile “IMF direktifinin dışına çıkıldığını” belirterek %5`lik yoksulluk ücretini meşru göstermiştir. Sonradan anlaşıldı ki bir gün önceden AKP Genel Merkezi`ne giderek 5 YTL`lik sendika aidatının Devlet tarafından ödenmesi halinde %5`lik zamma imza atacakları şeklindeki kirli bir oyunun içinde olduğu anlaşılmıştır. Kamu Sen, bu kirli oyuna kamu çalışanlarının umutlarını ve beklentilerini alet ederek, iktidarın suç ortağı olmuştur. Aynı tutumu Memur Sen`de sürdürerek bu oyunun içinde yer almıştır.
EKONOMİK KRİZ, ALIM GÜCÜMÜZÜ %10 GERİLETMİŞTİR
Bugün ki ekonomik gelişmeler, son yaşanan ekonomik kriz ve dövizdeki dalgalanmalar, enflasyon beklentisinin %15`lere kadar çıkabileceğini göstermektedir. Merkez Bankası`nın ekonomik verileri değerlendirmelerimizi doğrular niteliktedir. Ücretlerimizde, Dövizdeki dalgalanma nedeniyle dolar karşısında %20, Euro karşısında %25`lik bir erime söz konusu olmuştur. Hükümetin enflasyon öngörüsü tutmamıştır. Şimdiden %10`luk bir ücret kaybımız söz konusudur. Bütün bunlar göstermektedir ki 4688 Sayılı Yasa çerçevesinde gerçekleştirilen Toplugörüşmeler, hiçbir bağlayıcılığı olmayan bir tiyatro oyununa dönüşmüştür.
Biz bu oyunun figüranı ve Hükümetin suç ortağı olmayacağız!
Ekonomik ve sosyal taleplerimizin karşılanması ve insanca yaşanacak bir ücret için Toplu Görüşme değil, toplu sözleşme yapmak istiyoruz. Toplu sözleşme yapmamızın önünde herhangi bir yasal engel yoktur. Bugüne kadar 140`a yakın belediye de toplu sözleşmeler imzaladık ve binlerce kamu çalışanı hali hazırda süren bu toplu sözleşmelerden yararlanmaktadır. Bu yıl üniversitelerde ve diğer kamu kurumlarında toplu sözleşme çağrımızı ve yapma irademizi sürdüreceğiz. Hükümetin bunu engelleyici değil, kolaylaştırıcı bir tutum almasını bekliyoruz. Kamu emekçilerinin ekonomik kayıpları artmıştır. 2005 yılı kayıplarımızın telafisi için %10`luk bir EK ZAM talep ediyoruz. Bu haklı ve meşru bir taleptir. Hükümetin sesimize kulak vermesi, kamu emekçilerinin EK ZAM talebini karşılaması gerekmektedir. Aksi halde bu gidişata izin vermeyeceğiz ve meydanlara çıkacağız. Demokratik direnme hakkımızı, bu güne kadar kullandığımız gibi, bundan sonra da kullanmaya devam edeceğiz.











